Kayıp Rıhtım Bahçeleri


(Hiçliğin bekçisi…) #1

Eh, pekala benimkisi bir bahçe sayılmasa bile beton yaşam şartlarında olabilecek maksimum ekme-biçme işlerini yapmaya çalışıyorum. Hayatımda belki de bana en huzur veren şey bu. Bugün terelerimin çıktığını gördüğüm için inanılmaz sevinçliydim. Müzik açtım, büyük kolonlara bağladım ve evde zıplaya, hoplaya geziyorum. Rehberimin yarısına resimleri attım ve bir tomar şebeklik yaptım. Mutluyum…:relaxed:

@alper ile olan başka başlıktaki muhabbetimizden ötürü böyle bir başlık açmak istedim. Sizlerin de baktığınız, ektiğiniz biçtiğiniz bir şeyler varsa burada paylaşın lütfen. Hepsini görmek isterim. :heart_eyes:

Ben geçen sene resimlerimden bulduklarımı ekleyeceğim. Bu senekileri de yavaş yavaş eklerim. Muhtemelen her bir filizde buraya gelip şımarırım. :face_with_hand_over_mouth: Bu yıl tohumlarımı geçen yılki ürünlerden ayırmıştım. Daha yeni ektim ve biraz büyüdükleri zaman büyük saksılara geçireceğim hepsinin yerini ayarladım.

En büyük amacım bu. Herkesin kanına girdim ve ailem de artık İstanbul’dan kaçıp gitmek istiyor. Kimse gelmese bile ilk fırsatta çekip gideceğim ve bir fırsat ışığı da doğdu gibi. Birkaç ay sonra kesinleşecek ve biraz da şansım yaver giderse gidiyorum bu beton şehirden. Bahçeler ve ormanlarla dolu bir kentte yeniden doğmak planlarım arasında. Eğer bu şans da olmazsa her şeyden vazgeçip gideceğim sanırım. :slightly_smiling_face:

Geçen yıl balkon bahçem:

Ve sonunda…

Bu sene başlangıç:

362e3ca8d8a8e8d531919e1f6d80b32808fce058_2_281x500 498f7293057614f0fc9b0c9e67a8623b89e80a4a_2_690x387 508c8886fb1ead6748a90ccf4157714c8a388f58_2_690x387


(Şeyma) #2

Şahsen benim bahçem yok :smile: Annemin var ve her türlü meyvenin çekirdeğini babamla beraber ekiyorlar. Hayalleri birgün o ağaçlara torunlarının çıkacak olması…Artık yeğenlerim çıkar :slight_smile: Ben onları gece oksijenimi tükettikleri gerekçesiyle istemiyorum ama sanırım bu bitki yetiştirme işi insanlar için bir nevi yaşam felsefesine dönüşmüş. Sizin sevincinizi gördükten sonra daha laf etmem annemlere :smiley:


(Şeyma) #3


İşte yetişen de bunlar. Nar, limon, kestane,keçi boynuzu falan varmış Hatta palmiye ağacı bile…:smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #4

Gece oksijen tüketseler de sabahları da oksijen kaynağı olanlar onlar. :slight_smile: Bitkilere oranla insanlar her saniye oksijen tüketiyor. Biraz da böyle bakmak lazım. Ben küçükken babam ekerdi balkonda büyük bir itinayla. Ben de erik yer hemen kenara gömerdim. Şeftali yer yine gömerdim. Babam benim bu huyumu bilirdi ve aradan biraz zaman geçince saksıda tanımlanamaz bir bitki görünce beni çağırırdı. “Bunda senin parmağın var mı?” diye sorardı. Ben de gülerek “Evet, o erik ağacı olacak. Bu da şeftali. Belki biraz da kiraz ekmiş olabilirim e-he,” derdim. :smiley: Böyle birkaç meyve ağacını balkonda büyüttük babamla. O zamanlar da varmış demek ki içimde.

Şimdi eşim diyor “Hayatım bu sene domates ve otlardan ek başka bir şey olmasın.” ben de “Tamam,” diyorum. Aradan zaman geçiyor. “Ne yaptın? Ektin mi tohumları?” diye soruyor. “Evet, domates, salatalık, kavun, çilek, nane, tere otu, maydanoz, bezelye, marul ektim,” diyorum. Gülüyor.

Büyüyünce insan bırakıyor böyle şeyleri. Sonra geçen yıl gecenin bir vakti öyle otururken “Ben bahçe yapacağım!” diye ayaklandım. Eşim “Balkonda olmaz,” filan dedi ama ben karar vermiştim bir kere. Olacaktı. Olurdu. Ne demek olmazdı? Gece, sabah olmadı. Ertesi gün bulabildiğim tüm saksıları buldum, şişeleri kestim, tohum avına çıktım. Eşime öbek öbek toprak taşıttırdım. Bir sürü saksı aldı bana filan. Sonra o da bulaştı bu işe. Sabahları kalkıp bakıyor. “Artık bir salatalığımız var!” diyor. Sabahın köründe kalkma âdetim yoktur ama o böyle dediğinde yataktan fırlayıp bakıyorum hemen, tek gözüm kapalı bir halde. Sevmek lazım tabi. Ben kendimi bildim bileli severdim.

Çok güzeller geçekten. :heart_eyes: Annenizle aynı kafa yapısındayız demek ki. :smiley:


(Şeyma) #5

Benim anaannem ve babaannemin bahçeleri var. Aileme de onlardan kaldı bu bahçe işi…Latife ediyorum tabi oksijen konusunda :smile: Hala bahçeleri bize bir sürü nimet veriyor. Çok güzel bir alışkanlık tabi. Sabır ve ilgi de istiyor. Ben de onlardan pek yok gibi :smile: Ama bir gün büyüdüklerini görmeyi ben de çok isterim…


(Özgür Kuru) #6

Bunlar da benim 2018 ürünlerim :slight_smile: hepsi doğal gübre ve 0 kimyasal ile büyütüldüler. Uğur böceği ise en çok sevdiğimiz dostlarımızdan her türlü yaprak biti ve benzeri zararlıya karşı 1 numaralı doğal çözüm.


(Hiçliğin bekçisi…) #7

Sonunda selam verdiler. :heart_eyes::blush:


#8

Sene yanılmıyorsam 2015…
Sinemada Marslı’yı izledim eve döndüm…Beni aldı bir salgın hastalık, bir zombi saldırısı, bir kıyamet günü korkusu. Kendi kendime 45 metrekarelik evimde otururken dedim ki bir hayatta kalma similasyonu yapiyim. Amaç bu küçücük evde yaşamama yardımcı olacak bir döngü oluşturmak. Hemen kağıda kaleme sarıldım. Günlük kalori ihtiyacım 2200 Cal. Hayatımı sürdürebilmek için olan en düşük kalori 1700 gibi bir şey. Bir beslenme hesapladım, un ve sudan yapılmış ekmek, yeterli sayıda konserve stoğu vs… Bir de patates. Bir adet patates ortalama 120 gr olup, kızartılırsa 350-400 kalori kadar getiriyor.

Peki patates nasıl yetişir? Sonuçta benim evde Matt Damon kadar imkanım yok… Açtım interneti başladım ziraat fakültesi derslerini okumaya. Efenim bu meret aslen çuvalda yetiştiriliyormuş. Çok da ilginç bir büyümesi var. Belli bir derinliğe gömüyorsun sonra patates filizlenip uzamaya başlıyor. Uzadıkça üstünü toprakla kapatıyorsun. Bir süre sonra büyüme duruyor. Bu defa başlıyor yana doğru büyümeye. Bu yana büyüme harekatı neticesinde de patates yumruları oluşuyor. Dedim süper, biz bu işi yaparız. Ama evde çuvalda değil, bidonda!

Bir hesap yaptım günlük 2 patates yesem yıllık 730 adet patates lazım. 9 Litrelik bir damacana su bidonunda 5 adet patates yetişse 146 bidon yapar. Bu kadar bidonu depolayamam ama bir anda depolamama gerek yok. Senede iki kez ürün elde edecek olsam 73 bidon yapar, bu da evin tüm duvar diplerine iki sıra bidon koyarsam yapabileceğim bir iş olur.

Hesabımızı yaparak projeyi başlattık. Hedef 150 günde 5 patates… Bakalım ne olmuş:






13173116_10209220638817049_3204558210523201430_o_10209220638817049

Bu güzel deneyimizin sonucunda 1 bidondan beklentimin üzerinde tam 15 adet patates elde edebildim. Lakin hepsinin gramajı toplamda 110 gr geliyordu ki, tohum olarak gömdüğüm tek bir patatesin 120 gr olması deneyin yürümeyeceğini gösterdi. Tabi Marslı’daki patates olayının yürümeyeceğini de! Zira Mark Watney abimiz bir avuç toprakta yanlamasına kilo ile patates yetiştirmişti…


(Mustafa Yıldız) #9

Aslında patatesleri bölerek ekmeyi denediniz mi? olgun bir patatesi ekim için harcamaya gerek yok diye düşünüyorum. Aslında ürettiğiniz patatesler tam ekimlik olmuş anneannem köyde ufak olanları ayırıp bir dahaki seneye ekim için kullanırdı. Bence 1-2 ekim sonunda başarıya ulaşırsınız.


(Buyici) #10

Güzel izmit körfezi manzarası ile çileklerimiz, ve ufak bostanımız… Bir iki aya daha kalabalık olacaktır.


(Özgür Kuru) #11

Hobi bahçesinin dikimi tamamlandı. Bu hafta ofisin bahçesi ve arkadaşımızın evinin bahçesine dikim işlemleri biticek inşallah. Bu işi sadece toprak sevgisi ve hobi olarak yapmıyoruz. Kendimizce güzel bir tohum bankamız var.

Kendi ürettiğimiz domates, biber, kabak ve mısır, fasülye vs var.


(Özgür Kuru) #12

Domates ve kabaklar çiçeklendi hatta kabak meyve oluşumunu yapmış bile.


(Aslı Dağlı) #13

Benim bu basliktan nasil haberim olmazmis! Eve donunce ben de paylasacagim:)