Kitabın 3. kısmını bitirdim ( bölüm 51, sayfa 630 lar )
Kaladin’in düz adam olarak Paretaşıyan öldürüp, Parekılıcı’nı almaması ile ciddi problemlerim var . Ne kardeşini kaybetmesi, ne bölüğünü kaybetmesi, ne açıkgözlerden nefret etmesi hiçbiri bunun motivasyonunu karşılamıyor. Kılıcı alıp açıkgözlerden biri olamam diyor ama bilemiyorum, sonuçta sen o kültürün içinde dibine kadar yoğuruluyorsun. Sisteme öfken bu kadar büyükse de sistemin dışında kalarak değiştiremezsin oğlum Yaşına gençliğine de veremiyorum, 4 yıldır cephede savaşıyorsun bir sürü kayıp yaşamışsın zaten vs.
Hadi kılıcı almamayı geçiyorum, altındaki düz adamına al senin olsun diyip çekip gidiyorsun. Oğlum senin bulunduğun coğrafyada millet bi Parekılıcı için anasını/babasını satıyor En güçlü konumdaki adamlar birbirinin kuyusunu kazıyor, açıkgözlerin hayat amacı olmuş bu silahlar. Ne bekliyordun? Sen kılıcı bıraktın gittin diye bu kadar güçlü adamlar da alkış mı tutacaktı?
Neyse bu aptallıkları bir kenara koyarsak Parekılıcı’nın Kaladin’i çoktan seçtiği gibi bir teorim var, bakalım tutacak mı? Kaladin’in Hearthstone daki geçmiş chapterlarını okurken herhangi bir Fırtınaışığı kullanımı anı okumadık ( eğer ben kaçırmadıysam ), kölelik kısımlarında okuduk. Demek ki Fırtınaışığı emip kullanabilme özelliği ile Paretaşıyan’ı savaşta yenmesi birbiri ile bağlantılı. Szeth de Fırtınaışığı emip kılıcı kullannıyor falan, Kaladin’in de benzer bir gücü oldu bence. Zamanı gelince 10 kalp atımı sonra bir anda elinde kılıcını görürsek hoş olacak
Ben de 128. sayfaya kadar geldim. Kaladin’in cefası biraz Karsa Orlong’un 300 sayfalık cefasının kısaltılmış hali gibi. Tabi Karsa Orlong daha fazla çekti cefa.
Black Stone Heart da bir şeyler almış Sanderson’dan. Güzel bir nostalji yaşadım.
Kaladin mızrakta bayağı iyi. Bir de Paretaşıyanların hepsi güçlü, becerikli savaşçı değil. Özellikle ellerinde olan güce güvenip daha rahat davranıyorlar. Ama silahı almaması beni de kızdırmıştı. Al bari sınıf atla, düz savaşlardan da kurtul. Arkadaşlarının öldürülmesinin travması altında mı ezildi diyeceğim de gene de tatmin etmiyor.
İyi ki 65. ve 66. bölümleri iftardan önce okumamışım. Şerefsiz sadeas Kaladin hadi yap şovunu yiğidim Alethkar’ın sana ihtiyacı var. Kitabın sonunu tek nefeste okuyacağım gibi gözüküyor birkaç saat afk yım
İlk kısım bitti. %15’e kadar geldim ve şu ana kadar gayet keyifli gidiyor. İleri de zaten gaza basacakmış Sanderbot, oralar daha da keyifli geçecektir.
Kaladin’in soyadı Stormblessed. Yani, fırtına tarafından kutsanmış. Şu ana kadar olanlara bakacak olursak, bu kutsanma işi mecazda kalmamış gibi. Yani etrafındaki herkes ölürken kendisinin yaşaması bu kutsanmadan kaynaklı diye düşünüyorum. Altındaki bit yeniği de yakında çıkar diye umuyorum.
Sayfa 745, bölüm 58 in sonuna kadar geldim. Yoğun bir hafta üstü yoğun bir günden olunca okuma sürem azaldı, şu an bulduğum kısıtlı boş vakitlerin hepsinde elime kitabı almaya çalışıyorum.
Dalinar ve Sadeas’ın ortak operasyon taktiği ile Harap Ovalar ve cephe kısımları şenlendi. Kaladin de Fırtınaışığı kullanabildiğini öğrendi sonunda. Şimdi bu iki kolun kesişmesi için tüm setup hazırlandı gibi hissediyorum, sanırsam ki ovalardaki büyük bir savaşın arifesindeyiz ve tempo tavan yapacak
Kaladin ve Hoid diyaloğu da çok güzeldi, Hoid bu serinin en ilginç ve gizemli karakteri olacak o belli oldu . Ama böyle kısa kısa göreceğiz muhtemelen onu hep.
Bir aksilik olmazsa bu hafta bitireceğim kitabı, hafta içi okuyamazsam ctesi-pazar yükleneceğim.
Rahat olanlar için geçerli bu, benim haftayam bugüne göre daha da yoğun Bu hafta bitti bitti, haftaya elime hiç kitap alamam . Ama çok da kalmadı zaten, günlük 50 sayfa hedefimi devam ettirebilirsem cumartesiye biter .
Bölüm 15’teyim (%22). 1000 küsür sayfalık bir dev için (5 kitap toplamı 6500 sayfa) hiçbir şey henüz. O yüzden kitap şu anda world building olarak devam ediyor. Kim kimdir, ne iş yapar, motivasyonları ne bunları öğreniyoruz. Bir yandan da dünyaya dair şeyleri aktarıyor Sanderbot.
Gayet merak ederek okuyorum. Kaladin’in uyanışı, Shallan’ın eğitimi ve Dalinar’ın arayışı şeklinde 3 koldan ilerliyoruz. Hangisine geçsem aklım diğerinde kalıyor. Birini tercih etmem gerekirse şu anda en merak uyandırıcı kısım Shallan, en hareketli Kaladin, en gizemli de Dalinar diyebiliriz sanırım.
En geriden geleniniz olarak çoğu spoiler’ı açamıyorum. Kitap bitince konuyu baştan tarayacağım.
Bu arada her ne kadar net görüşümü kitap bitince yapacak olsam da, Sanderbot’un neden bu kadar sevildiğini anlamaya başladım.
İkinci cildi yarıladım. Aynı güzellikte devam ediyor. Mıknatıslar birbirine daha da yaklaşıyor. Yeni karakterlerin olduğu kısa bölümler de ne doğuracak diye merak içerisindeyim. Umarım Adolin’in Kaladin’e verdiği emirin dikkate alınmadığını öğrenmesi çok gecikmez.
Birinci bölümü henüz okudum. Kaladin ve mangasıyla tanıştım bu bölümde. Kaladin kendi çapında ve kendine özgü bir komutan tabi şimdilik. Keşke önümde sınav olmasa da daha fazla okuma sansım olsa. Yavaş yavaş geriden takip ediyorum ama okuduğum kadarıyla muazzam bir epik fantezi.