Ben henüz kitabı bitirmedim ama 4 'ü daha çok sevdim şu ana kadar. Çünkü karakterler ve olaylar ufaktan birleşiyor gibi ya da bana öyle geldi.
Ayrıca köpekler zincirinin devamını konu alıyor olması, şimdiden karakter gelişimini aşırı merak ettiğim Karsa Orlong ( Yol göster savaş lideri !),
Teller ve arkadaşları gibi Malazan ordusunun demirbaşları ve bunların acemilerle imtihanı, Tavore karakteri ile tanışmamız ve bunun gibi çok hoşuma giden kısımlar var. Hatta biraz Malazan imparatorluğunu kuran çekirdek tayfa hakkinda da bilgi almaya başladık.
Tabi şu an kitabın başında sayılırım henüz ama bana göre sonraki sayfalarda kalite ancak daha da artar ama düşmez.
Belki 7’yi okuduktan sonra 5’in değerini anlarım? 1’i okadar unutmuşum Ben 4’ün setup yapısını çok beğenmiştim ama aksiyon eksikliğinden dolayı biraz arkada kaldı. Kurulum açısından serinin en iyi kitabı olabilir.
Ben de okuduğum ilk üç kitap için sıralarsam 2>1>3 diye sıralarım. 4.kitap biraz beklesin, Diskdünya okumak istiyorum. Tiffany Sızı serisini bitirip 4.kitaba başlarım diye umuyorum.
kitabı seven bayağı kişi var gibi görünüyor. Açıkçası 4. kitabı okumak konusunda kararsızdım. Seriyi yarım bırakmayı düşünüyordum. Ama bu yorumlardan sonra bir kez daha denemeye karar verdim.
Seriyi yarım bırkmayı düşünme sebeplerim:
Erikson’nun yazı tarzını sevmemem. Bu yazı stilinin karakterler ile bağ kurmayı zorlaştırdığını düşünüyorum. Karakterlerin şeklini şemalini anlamak bile çok zorken nasıl birde bağ kurabilirim.
Karakterlerin surekli lakap ile çağrılması.
Aşı boyası ya da bayım gibi ifadeleri çok ama çok fazla kullanması.
Salak olmam
Malazan sevenler genelde sevmeyeleri salak ya da zeki olmamakla suçlarlar. Malumunuz Malazan kutuplaştırıcı bir seri. Açıkçasi ben buna biraz katılıyorum. Malazan’ı sevmeyenler elbette salak değil ama bence analitik düşünmek yerine daha sezgisel düşünen insanalar Malazan’ı daha az seviyorlar. Malazan için biraz konfor alanından çıkmak gerekiyor.
Neyse bitiriyorum burada. Bugüne kadar Malazan ile o kadar çok çelişkili şeyler yazdım ki millet artik beni ciddiye almıyor
Hocam bu biraz da okumadan ne beklendiğiyle alakalı. Mesela şahsen benim dizi ve filmlerden beklentim kafa açmaması; içimi şenlendirip kafamı eğlendirmesi, gözümü gönlümü açması. Malazan’ın hastasıyım ama konu dizi ve sinemaya gelince “Dark’mış Tarkov’muş bana uzak olsun, beni romantik komedi animelerim ve cheesy noel filmlerimle yalnız bırakın” şeklinde yaklaşıyorum. Bence beklentilere saygı duymak lazım hahaha.
Buna katılamıyorum hocam. Malazan bence 3-5 eserle birlikte fantastik edebiyatın da ciddiye alınabileceğini kanıtlayan bir seri. Zekadan, analitik düşünmeden, sezgiden çok; iyi bir edebiyatı sevmeyle alakalı. Böyle güzel bir kurgu, kendi felsefesi, çok iyi karakterleri olan bir eseri, kaliteli edebiyat seven çoğu kişi sever diye düşünüyorum.
330’uncu sayfalara geldim, bugün baya okudum. Her şey iyi hoş Karsa povu falan güzeldi(Gerçi Erikson reis için baya banel bir tercih olmuş, uzun pov yazabildiğini göstermek için yazdığından dolayı olaya bir challange gibi baktığını sezinliyorum. Böyle bir challange için basit bir karakter Karsa bence.) fakat Felisin hikayesinin ilgi çekici olabileceğine dair yavaş yavaş umudumu kaybediyorum. Heboric zaten uyuz bir karakter, potansiyel düşman baş büyücüler baya sönük tipler ve klişe kötü adam(pedofili olmak gibi) özelliklerine sahipler. Yani bu karakter çevresindeki hikayede Leoman ve potansiyel büyük savaş hariç ilgi çekici bir şey göremiyorum. Dahası kitap buraya kadar hep Kölebaşı dahil sevdiğim karakterlerle iç içeyken, sanki bu povlarda ufak bir es veriyor gibi. Açıkçası bugünlük okumayı bırakma sebebim de tam olarak bu. Yarın haksız çıkarım umarım.
Birde sahilde karşılaştıkları adam, Amiral Nok’un saydığı isimlerden birisi miydi?
Aynen hocam gördüm burada yazmışsın Yorumumu girdikten sonra biraz bakındım, kim neler düşünmüş diye, iyi digging yaptım sonra forumda .
Erikson’un mantığı da anladım ama bence hatalı bir tercih olmuş. Belki eleştirilere karşı belki kendine karşı bir challenge a girmiş ama kitabın bütünlüğünü zedeleyip kitap başındaki eforunu anlamsızlaştırmış gibi geldi bana. Sonrasında bir daha bunu denememesi de kendince bunu hissetmiş diye düşündürdü bana. Kendi tarzını korusa bir tık daha iyi bir kitap olabilirdi diye düşünüyorum.
Overall da beğendiğim bir kitap oldu tabi Zincirler Hanesi ama Karsa pov ları ile beraber eksi bulduğum 2-3 sekans daha var, onlar da birleşince mükemmelin bir puan altında kaldı bende .