Malazan Book of the Fallen

Hocam, hepsini aldım ama henüz başlamadım, çok talepkar bir seri, bir süre aradayım şu an Wind and Truth’u okuyorum. Ama ICE kitaplarında serinin ilk kitabı dışında gayet idare eder olduğunu okudum. Ama bir SE performansı beklememek gerekir. Onun dışında Kharkanas tamamlanmadan okumayı düşünmüyorum çünkü son kitap çıkalı 10 sene olmuş olacak, hayra alamet değil.

3 Beğeni
  • Sanırım yeterli sayıda okuyucuya ulaşamadı (veyahut hitap etmedi) ve bu sebep ile SE bir tepki olarak olacak ki 3. Kitabı epeyi geçe saklamış duruyor (kharkanas serisi)
  • ICE’un sanırım PTA serisi Empire serisine göre edebi dil olsun, hikaye olsun daha başarılı bulunmuş, belki de Empire ilk serisi olmasından mütevellit daha yazarın kalemi ısınma aşamasındaydı, kendini biraz geliştirmiş sanırsam -en azından yabancı okurların verdiği tepkilerden ve yorumlardan bunu gördüm- ve evet ilk kitabı dışında Empire serisinin idare ederliliği, kurtarırlığı var, size katılıyorum.
  • Son olarak şunu belirtmek istiyorum, bu forum ve sizler sayesinde bu seriyle tanışmış oldum. Epik fantastik sever biri olarak ve özellikle uzun kitapları olan bir dünyanın içinde olabilmeyi çok istiyordum. ZÇ, ASOIAF, LOTR evreninden sonra bu Malazan bana ilaç gibi geldi. Biraz geç oldu okumam ama olsun, an itibariyle bugün 6. Kitabı yeni bitirdim (günceldeyim tr de) ve devam kitaplarını iple çekiyorum. Daha nice eserleri ülkemize umarım kazandırılmayı devam eder - Yitikler serisiyle sınırlı kalmaması temennisiyle🙏🏻- soruma cevap verip yanıtladığınız için size teşekkür ediyorum🤗
5 Beğeni
  1. Kitaptayım. Şimdiye kadar seride Amiral Nok’ un adı birkaç defa geçti. Neden bilmiyorum ama delikanlı bir abimiz gibi geliyor bana dolayısıyla merak ettiğim karakterlerden biri. Sonraki kitaplarda daha aktif bir rolü olacak mı ?
1 Beğeni

İsmi spoiler etiketine alır mısın hocam ne olur ne olmaz diye.

Sorunun yanıtı ise hayır.

2 Beğeni

Ben 6 kitabı da aldım ve şu an birinci kitaptayım. Ama 6. kitabın ayracı gelmedi. Acaba ayracı yok mu yoksa aldığım yerden dolayı mı öyle oldu (yani kargo şirketinden dolayı bana mı gelmedi ayraç)?

1 Beğeni

Ayraç 6. kitapta da mevcut hocam.

1 Beğeni

o zaman kargo hatası. Teşekkürler.

1 Beğeni

Şimdi foto çekemedim, forumda önceden paylaştığımı hatırladığımdan o mesajı buldum :smiley: Ayraç şu şekil;

3 Beğeni

SE’nin eleştirmek istediğim bir yazım dili var. Bir sekansa başladığında olayları anlatmaya başlıyor “terlemeye başladı, gözünü kaşıdı, buraların ona göre olmadığını düşündü” vs vs. anlatıyor ama bunları kimin yaşadığını söylemesi bir paragrafını alıyor neredeyse. anlattığı kişiler, betimlediği olaylar vs. bunları kafada canlandıramıyorum ve gözüm metinin sonrasında bir isim arıyor hemen. O ismi görünce de sekansın başına dönüp tekrar okumaya başlıyorum. Bu durum yorucu biraz.

Ayrıca epigraflardaki şiirleri vs. hiç okumadığımı da belirteyim. Bomboş geliyor bana onlar.

7 Beğeni

Şiir konusuna katılıyorum. Her seferinde “Acaba şiirde, bu bölüme ilişkin gizli bir mesaj mı var?” diye okuyorum ama bir şey bulamıyorum.

Şiirler muhtmelen ana dillerinde edebi anlam taşıyorlar.

5 Beğeni

Aslında şiirleri okumak bana çok zevk veriyor. Ama betimleme konusunda haklısınız. İki paragraf betimliyor sonra kimi anlattığını açıklıyor.

5 Beğeni

Ben SE nin her bir kitabını okuduğumda; “İyi bir kurgucu ama vasat bir yazar” duygusu pekişiyor.

1 Beğeni

Ben şahsen vasat bir yazar değil de daha çok farklı bir yaklaşımı olduğunu düşünüyorum. Ben hikayemi anlatırım benimle kalan kalır, kalamayana güle güle şeklinde bir düşünce yapısı var bence.

1 Beğeni

Bence yazarlığı vasat değil, yazım tarzı öyle. 5 kitapta Karsa Orlong kısmı istese öyle de yazabileceğini ama yazmadığını göstermiştir.

1 Beğeni

Haha. Reis bariz bir şekilde bunu bilerek yapıyor ya. Zaman zaman çokça şaşırtıyor. İngilizce orijinalde de bazen yeni bir karakterden bahsederken çok çok uzun bir süre cinsiyetli zamir kullanmıyor, sonra daha can alıcı bir yerde atıyorum komutanın kadın olduğunu anlayıp şaşırıyorsun falan. Seviyor öyle hınzırlıkları. Ama yorucu olduğu konusunda hemfikirim; ben de sıklıkla bu tarz durumlarda başa dönüp okuduğumu hatırlıyorum.

Bunlar değişiyor hocam. Kimisi (hatta belki çoğu) ikinci okumada anlam kazanıyor. Kimisi sonraki bölümün temasını belirliyor. Kimisi o bölümdeki olaylara farklı bir perspektif katıyor. Ben severek okuyorum genelde bunları.

8 Beğeni

Biliyordum, buraları terk etmediğini, Malazan’ı savunmak için tetikte beklediğini biliyordum. :face_holding_back_tears:

3 Beğeni

Bu kişi Brandon Sanderson. Steven Erikson ise muazzam bir kurgucu ve aynı zamanda çok iyi -ama gösteriş yapmayı sevmeyen- bir yazar.

Sanıyorum ki yazar, bu yöntemi okuyucunun ilgisini canlı tutmak için kullanıyor. Örnek olarak: Yazar, paragrafa " …ciğerini yakan küllü nefesi öksürerek verdi ve onu bu duruma sokan tanrılara lanet okuyarak arbaletine uzandı." Gibi bir cümleyle giriş yaparsa daha önce yaptığı betimlemeleri örtülü olarak tekrar eder ve okuyucuyu hikaye hakkında daha fazla düşünmeye sevk eder.

2 Beğeni

Wind and Truth’u okurken aynı böyle düşünmeye başladım. 600 sayfada hiçbir şey öğrenmemek başarı. 1.350 sayfa yazmak başarı değil. 750 sayfa yap, olsun bitsin.

5 Beğeni

Ben Savaş Ritmi’nden sonra Sanderson’u “İyi yazarlar” listemden sildim.

Yazdıklarınıza bütünüyle katılıyorum. Uzun kitap okumayı çok seviyorum ama Sanderson’un son yazdıklarını okumak zaman kaybı gibi geliyor.

Diğer yanda Erikson da 1000+ sayfa kitap yazıyor ve yazdığı kitabın her kısmı doyurucu oluyor.

5 Beğeni

SE’un edebiyat kasma arzusu olmadığı anlaşılmıyor mu? Aklındaki hikayeyi aktaracak yöntemler aramış, nihayetinde elinde olmayan sebeplerle de en uygun yolun kitap olduğunu anlayınca kitap olarak bize sunmuş.
Serinin doluluğunu düşününce, hiçbir noktası boş ve gereksiz olmayan içeriğin sanatsal bir düzyazıyla yazıldığını düşünsenize, şu ankinden birazcık bile fazla olsa sıkıcı olur iyice uzardı kitaplar. Aklındaki hikayeleri %70 bile tam manasıyla anlatmamıştır bize muhtemelen diye düşünmeden edemiyorum öyle bir kurgu. Karsa tam bu konuyla alakalı mı emin değilim.

3 Beğeni