İstediğini düşünebilirsin hiçbir önemi yok. Biraz önce WaT okurken, MOL’daki 4 cephe savunması gibi, 4 cephe savunuyorlar, o aklıma geldi iyice arttı benzerlik. Tamamen aynı olsa kopya olurdu zaten, sen benim ne yazdığımı tam anlayamamışmışsın bir daha oku. Bir de serileri Türkçe okumak heralde çok anlam kaybı yaşatıyor olabilir sana, ana dilinde okumanı tavsiye ederim.
@isos81 kapaklara baktın mı bilmiyorum ama MOL ile WaT kapakları bile müthiş benzer:))
Daha fazla Malazan sayfasını kirletmiyorum ve Malazan dışı yazdığım için arkadaşlardan özür diliyorum.
E benim sorunum da tam olarak bu işte. Hatta yazmışım bakın:
Benim umursadığım Sissoyluydu, Cosmere evreni değil. Sissoylu kitabı için de 7 sene bekletmiş mi? Bekletmiş. Arada kısa öykü falan basmıştır onu bilemiyorum.
“7 sene sonra yazmış romanı” cümlesini siz mi kurmuştunuz hatırlamıyorum, önceki yazarlara da bakamadım ama benim cevabım özellikle o cümle özelindeydi. Bana son referans gösterdiğiniz cümleniz zevkler ve renkler tabii
Zaten Sissoylu’nun ilk üçlemesi tek başına bir seri sayılır. 3. kitabın sonundaki bir olayı 4. kitaba bağlayacak olsa ve bu yüzden 7 sene bekletse dediklerinize katılırım ama hayır, katılmıyorum. Sissoylu 1-2-3 ile bir çağı kapadı. Onun hikayesi bitti. Kaldı ki yazar zaten çok öncesinde Sissoylu’yu 4 çağa ayıracağını da açıklamıştı ama tabii herkes bu bilgiye ulaşacak diye bir kaide yok. Bu yüzden “Bizi 7 sene bekletti” görüşüne de katılmıyorum zira bekleyeceğiniz bir olay yoktu.
Brandon amca fabrika üretimi gibi kitap yazmayı bırakırsa (bıraktırılırsa) bence güzel bir abimiz. En azından biraz daha karakterli karakter yazar. Kelsier nedir ya, D&D den çıkma gibi.
Klasik fantastik kurgu (FR filan) okumak daha keyifli geliyor. Yormuyor en azından.
(@M3rett0 Brandon abi DC Crisis event kurdu, te-in leri basıyor habire )
3 ve 4 arasından bahseden kim? Kaldı ki onların arasında 3 sene var 7 değil.
1-2-3 ilk çağ
4-5-6-7 ikinci çağ
Kaldı ki yazar zaten çok öncesinde 4-5-6-7’nin aynı çağ olduğunu açıklamıştı ama tabii herkes bu bilgiye ulaşacak diye bir kaide yok.
Altıncı kitabın basılış yılı: Ocak 2016
Yedinci kitabın basılış yılı: Kasım 2022
Altıncı kitabı 2016’da okuyan biri (mesela ben) 7. kitap için kaç sene beklemiş oluyor? Çok basit bir matematikle neredeyse 7 yıl.
Burada katılmalık veya fikir belirtmelik bir olay yok. 6 ve 7 aynı serinin, hatta aynı alt serinin mi? Evet. 6 ve 7 arasında neredeyse 7 senelik bir fark var mı? Var. Bu iki noktanın hangisine itiraz ediyorsunuz? 6 ve 7’nin aynı seriden olduğunu mu bilmiyorsunuz, yoksa 2022 - 2016’nın kaç ettiğini mi?
Tartışılacak bir olay yok burada, matematiğe savaş ilan edip körü körüne fanboyluk yapmak istiyorsanız o başka.
Tartışılacak bir olay olmadığı konusunda haklısınız, ben Türkçe basım olarak fikir belirtmiştim çünkü Türkçe dilinde bahsettiğiniz kadar bir fark bulunmadığından ötürü yazdıklarınıza anlam verememiştim. Orijinal dilinde okuduğunuzu bilmiyordum. “Nerede 7 sene bekletmiş ki” diye araştırmalıydım, orada hatalıydım, haklısınız.
Fanboyluk, matematik hesabı yaptırma falan gibi üstten bakıp konuşacaksak ben de ilk alıntıladığınız mesajlara böyle cevap verebilirim ama düzgün konuşulabilecek bir insan olmadığınızı gösterdiğiniz için bundan sonra yazacaklarınızı sallamayacağım.
Kişisel olarak ben artık doydum sanırım. Film, roman, anime, dizi ve oyun derken çok maruz kaldım, şaşırtacak ve etkileyecek bir şey kalmadı. O yüzden China Mieville gibi toplumsal sorunları fantastik kurguya yediren yazarlar ya da Mervyn Peake gibi yazarlar etkiliyor. En son beni alıp götüren iki kitap: Elçilik Kenti ve Goblin Kral dı.
Forgotten Realms, Ravenloft ya da Drangonlance severim. Başlayan biten bir bilgisayar oyunu gibi yada ortalama bir aksiyon filmi gibi akıp gidiyor. Nostaljik bağımda var.
Ama böyle büyük evrensel ölçekte fantastik evren olma cabasıyla insanı boğan, içinde ‘filler’ bölümlerin hatta direk Sissoylu 2. kitapta olduğu gibi ‘filler’ bir kitapla dolan, içindeki karakterlerin klasik sıradan olması (Yeminle Kelsier gibi D&D karakter yaratıp oynamıştım yıllar önce ), çok matematiksel formüle kaçması yani tahtada öğrencilerine anlatır gibi bize kitapta anlatıyor Göze parmak sokar gibi anlatma. Olay aksın.
Bende de artık iştah kalmamış olabilir. Ama gördüğüm şey yayıncıyla yazar arasındaki belkide yayıncının büyük baskısıyla para basma cabası.
Bildiğimiz fantastik kurgu kalıplarının dışına çıkan eserler var aslında ama çoğu dilimize çevrilmiyor, çevrilenlerin de pek kıymeti bilinmiyor. Misal İlahi Kentler üçlemesi, bir yere kadar Barut büyücüsü serisi (özellikle çevrilmemiş olan 2. üçleme). Çevrilmemiş olup benim okuduklarımdan Obsidian Path serisi (Şerefsiz K!) ve K.J. Parker kitaplarını sayabilirim.
Ayrıca Gediksavaşları’nı klasiklere eklememiş olmanızı esefle kınıyorum.
Hocam, onun ebooklarını sayende bedavaya almamış mıydık yanlış mı hatırlıyorum. Çok az olması normal. Reklam bütçesi yok, çeviriler rezalet, fiyatlar maşallah. Ne olacaktı ? :))
Arada biz şöyle gönül verdik böyle tutkuyla bağlıyız diye ayak yapmasalar hiç laf etmeyeceğim aslında, söylediklerinde tamamen haklısın. Gerçekten gönül vereni de -Deli Dolu- gördük en azından.
@Pyrewrath Gedik savaşlarını çok severim. Yüzüklerin Efendisi dışında büyük çapta epik olayların olduğu ilk eserdir mesela. Okuyalı 16-17 sene olmuştur.
@isos81 self-published için güzel olanları paylaşın, bilmediğimiz eserler çıksın ortaya.
Bunun için başlık varsa oraya taşıyalım yoksa açalım. Şimdilik burada kalsın: