Malazan Book of the Fallen

Valla olmasa da olacak çünkü Sissoylu ilk üç kitap hariç ben de okumadım ve diğer kitapları okuyasım da pek yok açıkçası. Birlikte dalarız artık, anlamadığımız yer olursa Sanderbot sevenler destek çıkar bize. :slight_smile:

3 Beğeni

Ben direkt Fırtınaışığı ile başladım. Hiçbir sorun yok. Belki evreni anlamak biraz daha uzun sürebilir. Diğer kitaplarını -Şafakparesi ve Sınırsız Aracnum’un birazı hariç (bunları da Fırtınaışığından sonra okudum)- hiç okumadım ama evrene hakimim. Kısaca büyük bir sorun olmaz.

3 Beğeni

Sanderson ile ilgili yorumlara hak veriyordum, özellikle WaT yazarın güçlü yanlarının ve zayıf yanlarının bas bas bağırdığı bir kitap olduğundan.

Yalnız mesajın bu kısmına diyebileceğim çok az şey var :slightly_smiling_face:. Ama bir cümleyle özetleyeyim diyeceklerimi.

İddia edilen serileri okuduğunuza emin misiniz? (Maalesef bu sarkastik bir soru değil)

3 Beğeni

Brandon Sanderson’ın paylaştığı okuma sırası.

2 Beğeni

Aynen. Sanderson’dan soğutan da o oldu beni.

Okudum, hem de 5 kez. O kadar bariz ki, yazmaya üşenmesem 3 sayfa benzerlik yazarım.

Niye üşeniyorsun ki? Sanki yapacak daha iyi bir işi var. :slight_smile:

1 Beğeni

O zaman izninizle Fırtınaışığı okuma etkinliği için şu başlığa geçelim, Malazan başlığını çok işgal etmiş hissettim :smile:

3 Beğeni

Daha iyi bir seri ve yazar olduğu için bu başlıkta BS konuşuyoruz. :face_with_peeking_eye:

4 Beğeni

120 okunmamış mesaj görünce Malazan 10 çıktı sandım. :slight_smile:

3 Beğeni

Ben de yazayım da 11 çıktı zannet. :slight_smile:

1 Beğeni

11 çıksa tadından yenmez miydi ya. :drooling_face: Yine hayallerimle oynadın.

1 Beğeni

11’den önce Yakınlaşmalar 2’yi yazsa keşke Steven Erikson abimiz.

2 Beğeni

11 gelir Yakınlaşmalar 2 gelmez. :slight_smile: Aslında Willful Child isminde başka bir BK üçlemesi var ama pek tutmadı.

2 Beğeni

Sen okudun mu? Puanlamaları kötü değil gibi sanki.

1 Beğeni

Yok okumadım da yorumları görmüştüm. Herkes kendi kafasındaki gibi yazmasını bekleyip, adamı kendi istediği gibi yazdığı için eleştirmiş. :slight_smile:

2 Beğeni

Heralde yani. Kendi istediğin gibi kitap yazmak mı kaldı? Bak Martin’e, kendi istediği gibi yazamadığı için hiç yazmıyor herif.

6 Beğeni

“Neler dönmüş Serhat ya?” kıvamına dönmüş burası Sıkı bir Sanderson’cı olarak onun hakkında söylenenlere karşı çıkıp onu savunmaya geldim, açılınız :d

SE ile Brandon Sanderson’ı karşılaştırmak bence her iki yazara da haksızlık olur çünkü SE’nin edebi dili kuvvetli olsa da olayları örgüleme bakımından eksiği bence çok fazla ki zaten bu yüzden insanın ruhunu daraltan olay örgüsüne isyan edenlere karşı 4. kitapta “alın size o zaman full tek karakteri anlatıyorum” diyerek Karsa’nın hikayesini kesintisiz bir şekilde 200 küsür sayfa vermiş diye okumuştum.

Brandon ise bence olay örgüsü konusunda bir üstat ama edebi dil bakımından bir SE değil. İkisinin de farklı tadı var. Mesela ben Brandon ile SE’den önce tanıştığım için Brandon bana yavan gelmiyor ama adım gibi eminim ki Malazan ile daha önce tanışsaydım bana Brandon’ın kitapları çocuk kitabı gibi gelirdi. Bunun sebebi anlatım dili değil, olayların brutallik seviyesinden kaynaklanırdı diye düşünüyorum.

Burada Malazan’daki epigrafları okumadığımdan bahsettim. Şiirler falan var. Elbette bunu okuyanlar, hoş bulanlar olacaktır ama Brandon’ın Fırtınaışığı’nın 1. kitabında yazdığı bir epigraf, 4. kitapta olan bir olayla bağlantılı olabilir diye millet sayfalarca teori üretti. Gizem, foreshadowing vs. gibi olayları Brandon bana göre SE’den daha usturuplu yediriyor.

SE’nin ise gizem olayını -belki kasıtlı belki kasıtsız- daha fazla yedirmeye çalıştığını düşünüyorum. Mesela 2. kitapta tanıştığımız, ana karakter olan birinin neler yaşadığını, aslında neler olduğunu 6. kitapta öğreniyoruz neredeyse. Bu bence çok sağlıklı bir yol planı değil.

Yol planı demişken, Brandon ile SE’yi ayıran en önemli olayın da bu olduğunu düşünüyorum. SE sanki hikayeyi, hikayeyi yazarken oluşturuyor. “Ordu da şöyle bir karakter olsun ve onun da gözünden olayı anlatayım” dermiş gibi bir sürü karakter katıyor ortaya, bazılarının önemi oluyor, bazılarının olmuyor. Ama Malazan ordusu öyle bir ordu ki herkes hazırcevap mesela. Herkes. Aptal olan bir kişiye bile denk geldiğimi hatırlamıyorum.

Brandon ise bir iskelet oluşturmuş kafasında. O iskelete göre kasları oluşturuyor ve sinirleri birbirine bağlıyor bence. Yarattığı şey sağlıklı bir yaşam formuna dönüşüyor. SE’nin yarattığı şey ise bence tam bir frankenstein canavarı :d İlk kitapta olayların ortasından başlanılıyor, büyü sistemi vs. hiçbir şey doğru düzgün anlatılmıyor, karakterleri sanki biliyormuşuz gibi davranılıyor, tam olaya alışıyorsun ikinci kitapta bambaşka kişiler ve olaylar anlatılıyor, tam ikinci kitaptaki olayları anlıyorsun, üçüncü kitap ilk kitaba dönüyor, ikinci kitapla pek bir alakası olmuyor, dördüncü kitaba başlıyorsun ama yepyeni bir karakter tanıtıyor ve bununla birlikte ilk üç kitapta olan olayları bağlamaya başlıyor. hah diyorsun dünyayı artık anlıyorum, kişiler ve karakterler oturdu diyorsun ama sen böyle derken SE kahkahalar atarmış :d 5. kitap ilk 4 kitaptan bağımsız bir kitap olarak çıkageliyor (ki okuduğum en iyi kitaplar arasındadır genel olarak). Ben bundan çok şikayet ediyordum ama artık SE benim çok yakın bir arkadaşım oldu ve birini zaten olduğu gibi kabul etmezsen yakın arkadaşın yapmazsın.

Brandon Sanderson’ın okuma sırası paylaşılmış ama ekşi’de bir eleman ona karşı çıkıp daha detaylı bir şekilde okuma sırası paylaşmıştı geçenlerde. Bence okuma sırası için ekşi’deki brandon sanderson başlığına bir bakın.

Ayrıca Brandon Fortnite olayını da Epic Games’in sahibinin ona ulaşıp, Sissoylu’yu çok sevdiği için Kelsier’i oyuna koymak istediğini anlatmıştı. Son fuarda da kozmer evreni için “ben de bir peter jackson’a denk gelene kadar bu evreni beyaz perdeye taşımayacağım” dedi.

Ayrıca burada “7 sene sonra yazmış romanı” denmiş kendisi için. Sissoylu’yu sadece sissoylu olarak düşünmeyin. Sissoylu kocaman bir evrenin parçası ve alttan işlenen bir hikayesi mevcut. Yani nasıl ki Iron Man 1 ile Iron Man 3 arasında 5 sene olsa da o arada aynı evrende yer alan 5 film yayınlandı neredeyse. Marvel evrenindeki filmler de birbiriyle etkileşim halinde olduğu için Sissoylu 1-2-3 ve tekli kitaplar dışında artık kitaplar iyice birbiri ile bağlantılı hale geldi. Bu yüzden o gözle bakmayın derim. Mesela Fırtınaışığı’nın 6. kitabı 5 sene sonra çıkacak ama o kitap çıkana kadar aynı evrende bulunan bir dünya kitap yazacak kendisi kozmer’de geçecek olan.

Zaten Brandon Sanderson, Rothfuss veya GRRM gibi işine saygısı olmayanlardan değil. Belirlediği bir kalite var kendince ve bu kalitenin altına düşmüyor. Kalitenin standardını severseniz, sevmezsiniz orası size kalmış ama Brandon’ı ezdirmem :d Uzun yazdım, kusura bakmayın.

18 Beğeni

Güzel özetlenmiş iki yazar da. Teşekkürler yazı için :blush:

1 Beğeni

Bırak barizi, bazıları için alaka yok. Hele Elçiler ve Aes Sedailer? Cidden?

Mesajında öyle bir anlam çıkıyor (orijinalliği sorgularken) ki Aes Sedai-Bene Gesserit, Aiel-Fremen gibi bir benzerlik varmış gibi Elçiler ile Aes Sedailer arasında. Halbuki alakaları yok yahu. Aes Sedailer Parlayan Şövalyeler desen gene olmuyor. Elciler Terkedilmişler desen olmuyor.
Dediğim gibi, önceki mesajınızdaki karşıya karşıya yazdıklarınızın orijinal olmadığını iddia edecek kadar benzer olduğunu düşünüyorsanız, mevcut serileri yirmi defa okuduğunuzu iddia etseniz de cidden okuduğunuzdan şüphe duyduğumu söylüyorum ben de.

1 Beğeni