Malazan Book of the Fallen

Ölüm meleği ya da Azrail demeyi düşündüm aslında, ama sanki 7. kitabın adı içindeki (ya da başka bir kitaptaki, emin olamadım) bir şiirden geliyor gibi gelmişti bana okurken. O şiire uyan hasat gibi gelmişti bana, o yüzden hasat rüzgarı dedim. O şiiri bulursam editlerim hocamlar.

Buldum:

Crawl down sun this is not your time

Black waves slide under the sheathed moon

upon the shore a silent storm a will untamed

heaves up from the red-skirled foam

Scud to your mountain nests you iron clouds

to leave the sea its dancing refuse of stars

on this host of salty midnight tides

Gather drawn and swell tight your tempest

lift like scaled heads from the blind depths

all your effulgent might in restless roving eyes

Reel back you tottering forests this night

the black waves crash on the black shore

to steal the flesh from your bony roots

death comes, shouldering aside in cold legion

in a marching wind this dread this blood

this reaper’s gale.

Aslında buna da olurmuş. Ama zaten bildiğim kadarıyla bizdeki ruh "kabzetme"nin kavramsal karşılığı ecnebilerde ruh “hasat etmek” şeklinde (o yüzden azraili tırpanlı resmediyorlar). O yüzden kulağa hoş geleni yapıştırabiliriz belki de.

Olayı çok yanlış anlamış da olabilirim tabi, ne konuştuğumu bilmiyorum açıkçası.:roll_eyes:

Deadhouse aslında yerli ahalinin civardaki ürperten sıkıntılı bir binaya verdikleri isim, adı ordan geliyor. Perili köşk bile olur bence biraz zorlarsak🙄

3 Beğeni

Yazarın çevrilmesi zor kelimeler seçmesi maalesef ki çevrilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Yemingetiren gene iyi sayılır. Stormblessed kelimesi mesela. Çevirsen cümle gibi çevirmen lazım ama çevrilmeli yani. Türkçede edilgen tek kelime türetmek zor, belki Arapça-Osmanlıca bir terimle dilimize yaklaştırılabilir, atıyorum Fırtınamukaddesi gibi. Olduğu gibi bırakmak doğru gelmiyor.

1 Beğeni

Noktanızı anlıyorum, bu tartışma zaten baya su götürür, ki götürüyor da; yıllardır konuşulan bir konu.

Fakat ben bazı şeylerin çevrilmemesi taraftarıyım şahsen.

2 Beğeni

Özel isimleri olduğu gibi bırakmak bana kısmen doğru geliyor. İsim karakter sayesinde anlam kazandığı için Stormblessed denilince akla Kaladin’in özellikleri geliyor ve pek fazla sırıtmıyor.

Demek istediğimi tam anlatabildiğimden emin değilim, o yüzden şu karikatürü bırakıyorum.

Deadhouse Gates’i bilmiyorum.

3 Beğeni

Whiskeyjack’i değiştirdiklerini düşünsenize :smile:

1 Beğeni

“Çavuş Kanada Alakargası”.:roll_eyes:

1 Beğeni

Özel isimleri olduğu gibi bırakmak gerekliliğine katılmıyorum. Malazan’daki özel adların çoğunda bir kelime oyunu var. Türkçeye makul bir şekilde, benzer kelime oyunlarıyla çevirebiliyorsa çevrilmeliler.

Whiskeyjack mesela problemli, zorlamaktansa olduğu gibi bırakılsa daha iyi.

Diğer örnekler:

Warren: Mazen

Rope: Urgan

Shadowthrone: Gölgekral (kralı tahta tercih ettim)

Sorry: Affedersin (bu zor…)

Crone: Acuze

Lorn: Lorn (Böyle kalsa daha iyi belki de)

Tattersail: Limeyelken

Quick Ben: Çevik Ben

Crokus Younghand: Kanca Körpeel (Crokus’un crook’tan türetilmiş bir kelime oyunu olduğu aşikar. Düzenbaz, dolandırıcı, hırsız gibi anlamlara geliyor. Türkçede aynı kelime oyununu yapamadım; Kanca belki o mesleki eğriliği yine de çağrıştırabilir diye düşündüm.)

Moon’s Spawn: Ay’ın Tohumu (tohumu döle tercih ettim)

Bunları birkaç ay önce tartışmıştık. Şimdi tekrar düşününce Crokus belki de olduğu gibi bırakılabilir. Soyadıysa çevrilmeli.

Hairlock zor ama eminim güzel bir karşılık bulunur.

6 Beğeni

Mekan ve kişi isimleri (soyisimleri) bence kesinlikle değiştirilmemeli. Kitap isimleri ise kesinlikle Türkçeleştirilmeli. Eğer sıfatlar veya zamirler varsa, örnek sergeant gibi onlar değiştirilsin. Örnek; Zaman Çarkı’nda Tuon dokuz ayın kızıydı, ingilizce bırakmak saçma olurdu. Bence oathbringer’da yemin getiren olarak çevrilmeliydi, türkçe yayımlandığın kitabın adı ingilizce olmamalı. Bunun kararını vermek çok kolay bir iş değil ama ne verilirse verilsin, hepsi aynı formatta devam etmeli. Bazen serilerde aynı kelimelerin türkçeleri değişiyor. Örnek; zaman çarkı / warder: muhafız - koruyucu. Bunu yaparsan düzen bozuluyor. Hele ki malazan gibi 4 ay arayla çıkacak serilerde.

2 Beğeni

Soyisimler neden Türkçeleştirilmesin? Crokus Younghand neden Crokus Gençel olmuyor, veya Dujek Onearm Dujek Tekkol veya Jorrick Sharplance Jorrick Sivrimızrak? Türkçeye çevrilmiş eserlerde on yıllardır uygulanan bir yöntem, sırıttığını hiç görmedim.

Almanca çevirisinden de örnek vereyim, makul biçimde çevrilebilecek her şeyi çeviriyorlar.
Crokus Younghand - Crokus Junghand
Dujek Onearm - Dujek Einarm
Jorrick Sharplance - Jorrick Scharflanze

Whiskeyjack dahil: Elster diye çevirmişler (yani Alakarga/Saksağan).

Mekan isimleri için de aynı şey geçerli. Malazan’da mesela Pale diye bir şehir var. Solgun diye çevirmekte sorun görmüyorum. Almancaya Fahl diye çevrilmiş, yani solgun.

Yazarın özel isimlere yüklediği anlamları es geçmemeliyiz.

5 Beğeni

Bir arkadaşımla her konuştuğumuzda tartışıp farklı fikirlerde ayrıldığımız Buz ve Ateşin Şarkısı piçlerin soyadı çevirileri durumu aklıma geldi muhabbeti okuyunca :grinning_face_with_smiling_eyes:

Arkadaşım John Snow’un “Snow” olarak kalması gerektiğini savunurken ben de “Kar” olarak çevrilmesinin çok doğru ve yerinde olduğunu savunuyorum. Çünkü piçlere verilen bu soy adlar doğdukları krallıkların mevcut iklim koşulları ile paralel bir kimlik belirtmekte. Yani kelime anlamına ek olarak niteliksel bir anlam da kazandırmakta.

Eğer özel isim ya da şehir ismi böyle bir anlam taşıyor ise kesinlikle Türkçeleştirilmelidir. Nedeni de aslında çevirinin hiç İngilizce ya da daha doğrusu hiç yabancı dil bilmeyen bir kullanıcıya da yapıldığını unutmamaktır aslında. Üstte verdiğim ufak örnekte basit seviye İngilizce bilsek bile Snow un ne olduğunu anlayıp o bağı kurabiliriz belki ama ya bilmeyen okur? Çevirmen bunu da hesaba katarak kelime anlamının kullanılan özel kişiye getirdiği nitelik ve pekiştirmeyi de görüyor ise bence çevirmelidir.

6 Beğeni

Farseer serisinde Regal, Verity, Chivalry, Patience, Shrewd, Fitz gibi isimler çevrilmemişti. Ama ilk geçtikleri yerde dipnotla ne anlama geldikleri verilmişti. Bence doğru bir yaklaşımdı. Chivalry şövalyelik demek. Regal krallara layık anlamında kullanılıyor. Bu tarz düzgün çevirmesi zor isimleri çevirmeyip anlamları dipnot olarak verilmiş ve kitabın sonuna sözlük gibi hepsi toplu olarak eklenmişti. Kelime oyunu varsa da açıklayan bir dipnot düşülmüştü. Tabi birkaç kelime oyunu için dipnotu unutmuşlar. Sanırım hepsi üçüncü kitaptaydı. Fitz eski ingilizcede “oğlu” demekmiş. Mesela FitzJohn John’un oğlu anlamında kullanılırmış. Daha sonra bu adlandırma biçimi kraliyet ailesinin gayrımeşru çocukları için kullanılmaya başlanmış. FitzChivalry ismi direkt Chivalry’nin piçi demek oluyor. Bu tarz durumları dipnotsuz aktarmak imkansız. Bence @Abraxas’ın çeviremediği bazı isimler için bu yöntem kullanılabilir. Ben yer adlarının hepsinin çevrilmesi taraftarıyım ama karakter adları için o kadar kesin konuşamıyorum. Duruma göre bakmak lazım.

7 Beğeni

Ben özellikle kişi ad ve soyadlarının çevrilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Türkçe bir romanı İngilizceye çevirirken Türk bir karakterin ad ve soyadının aynı kalması gerektiği gibi. Örneğin Ahmet Çelik’i Ahmet Steel yapmak gibi bir şey olur bu. Çok anlamsız. @Akahige’nin dediği gibi dipnot olarak verilebilir.

4 Beğeni

Kimse pkd nin soyadını çevirmez umarım :open_mouth: Bu sebepten dolayı çevrilmemeli. Soyadı anlayışı kültüre farklarla değişebiliyor. Bu durum mekan adları içibde geçerli. Tabi bunlar aslında özel isim değilde lakapsa o zaman çevrilmeli.

7 Beğeni

Şahsi düşüncem işin büyüsünü tamamen bozduğu yönünde. Flint Fireforge mesela çevrilse burada verdiği anlamı veremez. Belki biz ingilizce biliyoruz diye öyle geliyor. Damnation’un ıssızlık olarak çevrilmesi mesela olabilir ama tear’i gözyaşı mı diye çevirselerdi? Altta yıldız ile belirtme kısmı olayı bence de çok daha iyi. Whiskeyjack çevrilirse bence tamamen facia olur gibi geliyor, umarım yapılmamıştır.

1 Beğeni

Özel isimlerin aynen kalmasını, lakapların ise çevrilmesi gerektiğini düşünüyorum. En azından benim tercihim bu yönde. Jon Snow değil de Jon Kar’ın doğru olduğunu düşünüyorum mesela.

Whiskeyjack adamın ismi değil lakabı, o yüzden Alakarga olması normal. Yazarı Alakarga demişse biz niye çevirmeyelim? Fiddler’ın Kemancı, Sorry’nin Pardon, Onearm’ın Tekkol olması gibi ben hepsinin çevrilmesi gerektiğini düşünüyorum. Diğerleri ise tabii ki aynı kalacak. Hatta özel bir anlamı yoksa notla belirtmeye bile gerek yok.

Biz biraz fazla anlam yüklüyoruz gibi geliyor bana. Chicago Bulls mesela. Bulls olunca daha karizma oluyor farkındayım ama adamlar kendilerine Şikago Öküzleri diyorsa biz niye onlara Öküzler demeyelim ki? :slight_smile:

11 Beğeni

Peki sen Şikago Öküzleri’ni tutuyorum mu diyorsun? :slight_smile:

3 Beğeni

Fenerbahçe’ye, Torchgarden mı diyorlar :slight_smile: tartışmak amaçlı yazmıyorum yanlış anlaşılmasın, istediğim gibi olmazsa da kötü olmuş demem bu yüzden. Görelim ilk bir, sonra mukayesesini yaparız :slight_smile: :grinning_face_with_smiling_eyes:

2 Beğeni

Hayır, ben Miami Ateşi’ni tutuyorum. :fire: :slight_smile:

Bulls diyorum günlük hayatta ama çevirinin özüne hangisi uygun ona bakmak lazım bence.

İkisi aynı değil.

Bizim çevirideki kişisel tercihlerimizi salt doğru zannetmemiz yüzünden çıkıyor çoğu muhabbet. Yoksa ben her türlü okurum. :slight_smile:

5 Beğeni

Traduttore, traditore” diyerek başlıyım. “Çevirmen haindir.” :slightly_smiling_face:
Bir de daha da sinir bozucu bir söyleyiş var: “Çeviri kadın gibidir, sadığı güzel, güzeli sadık olmaz.:expressionless:

Maalesef bir dilde ifade edilmek isteyen her şeyi istediğim dilde aynen aktaramıyoruz. Bu yüzden zamanında üstte yazdığım şeyler söylenerek çeviri metin değersiz görülmüş zamanında.

Bu konuda özellikle özel isimler, kelime oyunları gibi şeyler çevirmeni zora sokuyor. Bu tarz durumlarda nasıl çeviri yapılmalı diye yıllarca tartışmalar yapılmış, hala da yapılıyor zaten. Ama aslında karşımıza çıkan her sözcüğe ayrı bir çözüm gerekebiliyor. Örneğin Chicago Bulls dünyaca bilindiği için olduğu gibi kalır. Bu tarz şeylerde genelde yerleşik bir çevirisi var mı diye de araştırılır zaten genelde. Mesela Taht Oyunları’nda da gayrimeşru çocuklara verilen soyisimlerin çevrilmesi de yerinde bir tercih bence. Soyisim ya da lakap kurguda bir anlam ifade ediyorsa uygun bir şekilde çevrilmesi gayet güzel bir sonuç verebiliyor. Bu konuda Yüzüklerin Efendisi çevirisindeki özel isimleri örnek olarak verebilirim. Çok güzel Türkçeleştirilmiştir, hiç gözüme batmaz benim. Ama öylesine bir isimse, hikayeyle hiçbir alakası yoksa olduğu gibi bırakılmalı tabii. Güzel karşılık bulunamadıysa ve çeviri bir şekilde sırıtıyorsa ilk geçtiğinde parantez içinde ya da dipnotta çevirisi de verilebilir ama hikayede belli bir anlam ifade eden bu kelimeleri Türkçeleştirmek için biraz çaba harcanmalı bence. Ancak dediğim gibi her örnek için geçerli bir kural yok, içerisinde anlam taşıyan her özel isimde farklı bir yöntem uygulanabilir. Olduğu gibi bırakılabilir, dipnotla ya da metin içinde açıklanabilir veya çevrilebilir. Bu tamamen metne, kelimeye ve dile bağlı değişen bir şey. :slightly_smiling_face:

O yüzden @isos81’in dediğine katılıyorum. :sweat_smile:

7 Beğeni

O durumda da çeviri tutarlı olmuyor bence. Örneğin Belgariad serisinde isimler sayılırken; Torak, Zedar, Polgara ve İpek diye devam ediyor. Bence olmuyor. Ya hepsini çevirmek (ki bu mümkün görünmüyor sanırım) ya da İpek’i de çevirmemek gerek bence. Dediğiniz gibi özel bir anlam yüklenmiş veya kelime oyunu yapılmış bir ad söz konusu ise belki çevrilebilir. Ya da dipnot olarak verilebilir. Bir dilde kişi ad ve soyadlarının büyük bir çoğunluğunun anlamı vardır zaten. Pek azının anlamı yoktur. Bizde de öyle. Örneğin bir kitap düşünün, karakterlerden birinin adı Bahar Kaya olsun. Bunu İngilizceye tercüme eden çevirmenin Spring Rock diye çevirmesi doğru mu? Bence değil.

Not: Bu arada @Haplo’nun dediği gibi eminim hiçbirimiz tartışma amaçlı yazmıyoruz. Sadece görüş alışverişi yapıyoruz :slight_smile:

@isos81 ben de Boston Celtics’i tutarım eskiden beri. Larry Bird sevdirdi bize Boston’u.

1 Beğeni