Okuma Etkinliği - Ay Bahçeleri (Malazan #1) - Steven Erikson

Öyle bariz bir şekilde yapmayacak ama, ne bileyim, en uyumsuz sonuçları gösterecek, hafif hatalar ekleyecek, yanlış adreslere yönlendirecek veya en kısa yoldan götürmek yerine dolaştıracak, metinleri kafa karıştıracak şekilde düzenleyecek. Sonuçları sana özel olarak değiştirdiğini asla fark etmeyeceksin. Kabus gibi bir senaryo. :slight_smile:

1 Beğeni

Yahu 200 mesajı görünce bir şok etkisi yaşadım ama hepsinin -%99’unun- çeviri ile alakalı olduğunu görünce rahaadım. :joy:

4 Beğeni

Olmadı arkadaşlar, vallahi denedim kıvrandım ama kitap elimde süründükçe süründü… Bir yerden sonra Malazan’ı okurken “zorla” okuyormuş gibi bir hisse kapıldım. İşten güçten yorgun argın gelip rahatlamak yerine, rehberler, haritalar, re-readler, görseller eşliğinde ders çalışır gibi kitap okumak; şu anki ruh halime uygun gelmedi ne yazık ki. Ben eleniyorum, diğer yarışmacı arkadaşlara da başarılar diliyorum. :grin:

Umarım daha sonra, daha uygun kafa yapısında olduğum bir dönemde seriye tekrar dönüş yaparım. Yine de seriyi toplamaya devam edeceğim. İkinci kitaptan yana büyük umutlarım var. Elbet başka bir gün görüşeceğiz Malazan… :slightly_smiling_face:

10 Beğeni

Aynen bende dünden beri aynı durumu yaşıyorum :slight_smile:

Aslında 2-3 hafta önce başka başlıkta çevirmen yoğunluğunun etkilerinden şüphelenip malazan çevirmenimiz son 1-2 yılda neler yapmış diye bakmıştım;

Yoğunların sonuçlarını biraz hayal kırıklığı yaşayarak görmüşüz gibi duruyor maalesef yapacak bir şey yok. Ben etkinlik çerçevesinde kitaba geri dönüşü geri başlatayım bari :smiley:

On üçüncü bölüm itibari ile Darujhistan yerlisi olan tayfanın gözünden geçen olayları biraz daha sıkılarak, diğerlerini daha bir keyifle okuyorum :smiley:

Şu ana kadar en beğendim sahne ise ( 12. bölüm spoiler ); Tez Ben’in Gölgetaht ile görüşmesi oldu. Kitapta zevk alamayacaklarıma değil de bu şekil zevk alacağım kısımlara odaklanarak devam ediyorum bakalım :slight_smile: Bu şekil karşılıklı karakter sahnelerinin de bol bol olacağını düşünüyorum malum karakter bolluğu bunu getirir gibi duruyor.

4 Beğeni

En uygun yer burası sanırım. :slight_smile:

7 Beğeni

5 Beğeni

Sağdakinin “Everything’s under control” dediğine yemin edebilirim. :slight_smile:

2 Beğeni

O kadar çeviri muhabbetinden sonra Türkçe aldığıma biraz üzülmedim değil ama bedava olmasıyla avundum. :slight_smile:
Kitabın ilk 300 sayfası ağır ve biraz karışık giderken kalanında taşlar yerine oturmaya ve merak unsuru devreye girmeye başlıyor. İlk kısım vasat, kalanı ise orta şeker geldi bana, devamı bu kadar methedilmese hypelanmayacağım bir seri olurdu(ama yine de okurdum).
Eleştirilere ekleyebileceğim bir şey yok, anlatım ve karmaşa kısımlarına pek katılmıyorum sadece. Yazarına acemiliği ve aceleciliği hissedilse de kısmen çeviri kısmen de adı üstünde acemilik, ilk kitap özelinde normal karşıladım.
Kitap bana pek karmaşık gelmediğinden o eleştirilere de katılamadım. Okurken kişi ve yer sözlüklerine neredeyse hiç bakma ihtiyacı duymadım. Açıklanmayan şeyleri de bulmaca gibi görüp çözebildiğim her parçasını çözdüğümde vay anasını diyerek mutlu oldum.
İlk kitabı bitirecek sabra sahip olup ikinciyi okumak istemeyen arkadaşlara da ikinci kitaba şans vermelerini tavsiye ediyorum. Ben İthaki’nin basmasını beklemeyeceğim.

5 Beğeni

Ben hiç bakmıyorum onlara ya, bakarsam kopuyorum hikayeden. Kitabı bitirince bakarım nasılsa. Bence öyle kitaba yoğunlaşamamaktan dolayı sarmamış olabilir.

Benim de birkaç sorum vardı, cevaplarsanız sevinirim. :relaxed:

  1. Paran neden tazıların ruhlarını serbest bıraktı?

  2. Coll yaralanıyor ama yarası ağır değildi. Yanlış anlamadıysam ölmesi için birileri yarasına öldürücü bitki koyuyor. Kimdi o?

  3. Rallick’in girdiği ev çok gizemliydi. Hakkında az bilgi verildi. Gelecek kitaplarda bu konuya değinilecek mi?

  1. Bence ya tazıların sonsuza kadar Dragnipur’da esaret altında kalmasına içi elvermedi ya da belki kendi yaraladığı tazı yüzünden oluşan düşmanlığı affettirme umudu ile.
  2. Bu detay sonraki kitaplarda da açıklanmamış. O akşamdan kalma doktorun bilmeden yaptığı bir şey olabilir.
  3. Değinilecekmiş.
2 Beğeni

@Pyrewrath teşekkürler cevaplar için.

1 Beğeni
  1. Paran Tazı kanına dokununca onlar ile “kin” (akraba gibi bir şey) oldu. O yüzden kurtardı.
  2. Sanırım o doktor ne yaptığını bilmiyordu. Kurtarayım derken öldürüyordu. Kötü niyet değil de iş bilmemezlikten sanırım (ama emin değilim).
  3. Rallick’in girdiği ev azath olan mı? Eğer o ise Rafo. :slight_smile:
2 Beğeni

Anladım, bir az bilinçaltı şekilde olmuş yani. Evet, azath olarak anlatıldı.

Son yüzlüğe girmiş bulunmaktayım. Ondan sonra şu blurlu yazıları doyasıya açacağım :grin:

3 Beğeni

Nasıl gidiyor? Memnun musun süreçten.? Hiç soru sormaman pek hayra alamet değil gerçi ama hayırlısı bakalım. :slight_smile:

1 Beğeni

Ben kitabı bitirdim. Önceden söylediklerime ekleyecek bir şeyim yok. Son kısımlarda anlamadığım yerler de oldu. Sallamadım çok fazla. Heyecanla koşarken dik bir medivene gelirsiniz ve dikkatlice ineyim diye düşünürken ilk basamakta ayağınız takılır da paldır küldür yüzlerce basamaktan düştükten sonra ayağa kalkıp omuz silkelersiniz hani, işte böyle hissediyorum. Seriye kafamda 4. kitaba kadar şans tanıdım. Hâlâ arkeolog gibi elimde kıl fırçayla yerküreyi eşeliyorsam devam etmem.

3 Beğeni

Kitabı beğendim, seriye devam ederim. Yazım yanlışları gözüme çok battı. Etkinlik bitsin rahat rahat konuşalım diye bekliyorum. Bu arada blurlu yerlerde soracağım bazı sorular cevaplandıysa tekrar olmasın, önce onları okuyup sorulmayan yerleri sorayım diye düşündüm :slightly_smiling_face:

2 Beğeni

Yolculuk yapılacağı zaman bazen kovan kullanıyorlar bazen farklı bineklerle(ırkların hangi canlı tütünde olduğunu anlamıyorum) ulaşım sağlıyorlar. Bu farklılığın sebebi nedir? Kovanla her yere gidilemiyor mu? Tehlikeli mi?Kovanla gitmek zihinlerine ya da vücutlarına zarar mı veriyor?