Benim aklıma da bir kaç fikir geldi kaynak ile ilgili ama -spoiler!- hangisi olduğunu öğrenemeyeceğiz gibi, üşüyoruz Gehirn reyiz!. Gediksavaşları’nda (seriyi okumamışlar için minik spoiler) Nakor taze portakalları heybesinin dibine açtığı bir gedik ile hallediyordu. Gediğin diğer ucu bir meyve tüccarının deposunda portakaların istiflendiği noktanın üzerindeydi. AKlıma geldi olasılıklardan biri olarak bu da.
Doppellar ortamı şenlendirmeye devam ediyor. Yazar neredeyse her bölümle büyü sistemini genişletiyor.
Bölüm 10-11. Böyle güzel bir kitaba başlayacağım zamanı buldu işler. Galiba kendi vaktim müsait sanrıma kapıldım .
Bu Gehirn nasıl bir manyak çıktı öyle. Aynacı ile yaptıkları şey tam anlamıyla mazoşizmin sınırlarını aşmaktı. Bizim üçlüyü bir yakalarsa çok fena şeyler yapacak orası kesin. Gerçi köle olarak öleceksin dedi Aynacı. Böyle güçlü bir varlık nasıl köleleştirilir bilemiyorum. Bu arada Konig, Kabullenme’yi döverken 4 farklı Doppel çıkıyor hemen ortaya onlarda dalıyorlar elemana. Doppel işi çok tehlikeliymiş. Teke tek dövüşte Kana Susamış bir Doppel çıkartsa ortaya dövüşü çok rahat alır.
38, bölüme geldim. Yazarın karakter analizleri çok güzel, insan doğasının en temel dürtüleriyle şekillendiğini güzel yansıtıyor. Bir sürü olay oldu o arada tabii, harika gidiyor kitap.
Gehirn için RAFO diyorum sadece. Doppellar konusunda ise öğrenecek çok şey var diyeyim. kana susamış Doppel yeterli olmayabilir ama, ekstra bir becerisi olmuyor çünkü Doppellerin. Bir Wichtig çıkartamaz istese bile. Ama Gefahrgeist güçleriyle kafaya koysa dünyanın en iyi kılıç dövüşçüsü olabilir pekala.
Büyü kısmı detaylandı güzelce ve hala çok mantıklı. Hala Stehlen’in sınırlarını bilmesem de ilk başta tahmin ettiğimden daha güçlü çıktığı kesin. @isos81 Devam ediyor musun?
Maşallah, e normal o kadarı. Zamansızlık dert. Geceye geçtim de rahat rahat okuma fırsatı bulucam ben de, çok çabuk bitireceğim bi kitaptı normalde.
Bölüm 38 ağır spoiler;
Afterdeath ile ilgili bilgiler almıştık biraz ama Morgen’in kimin diğer tarafta kefaret ödeyebileceğine dair tespitlerde bulunması bir yana orayı da sadece başka bir yaşam olarak tanımlaması dikkatimi çekti. Stehlen’in de ölümü ve Wichtig ile buluşması, Bedeckt’in de yakında öleceğinin beklenmesi Afterdeath’te de olaylar kopacağını garantiledi gibi. Yaşayanların dünyasına nasıl erişecekler acaba.
Bitirdim ben, çok da beğendim açıkçası. Karakterlerle bağ kurmak biraz uzun sürdü bu sefer ama devamını merakla bekliyorum. Olayların ne yöne gideceği belli gibi ama sürprizlere de açık olmak lazım.
Bir kaç da illüstrasyon bırakayım, bakalım tanıyabilecek misiniz? (bazılarıyla kitabın ortalarından sonra karşılaşılıyor)
Yedinci bölüme geldim. Keyifli gidiyor şu ana dek, muhtemelen ileride daha da güzel olacaktır. Bugün biraz ilerlemeye çalışayım, merak etmeye başladım olan biteni.
Onyedinci bölüme geldim. Şu ana kadar gayet keyifli gidiyor, sıkıldığım tek bir an olmadı. Kitabın genel havası light geçse de insan çorbası gibi gore unsurlar da yok değil. Okumaya devam.
Gore çok fazla olmayacak, genel olarak karakterlerin çektikleriyle şekillenen bakış açıları -haklı da olsa- çok kasvetli. Beğeniyor olmana sevindim.
@Lorien_archers@M3rett0 Fletcher abi Obsidian Path serisinin son kitabını da Nisan’da çıkaracakmış, bitirmiş editördeymiş. Bu ay da yine Obsidian Path dünyasında geçen bir stand alone çıkaracak galiba, Dogged.
Bu Obsidian Path ayrı bir seri değil mi? Bundan (Beyond Redemption) daha iyi anladığım kadarıyla. Biraz yorumlasana. Bu seriden sonra ona da geçebilirim, yazarı sevdim (şu Almanca zırvası olmasa daha iyiydi de ona da çok takılmıyorum).
@isos81 Ayrı bir seri, daha mı iyi dersen bunu bitirmedim henüz, @M3rett0 yorum yaparsa daha sağlıklı olur. Yazımı daha iyi geliyor bana Obsidian Path’te ama konu biraz daha farklı. Daha karanlık ve bilinçli bir şekilde insanın içini karartıyor zaman zaman, ama ayıla bayıla okuduk. Konusu da var hatta, The Obsidian Path Trilogy. Bunu beğendiysen onu da öneririm rahatça, çok beğendim onu da.