Yiyip bitirmiş olduğum haşlanmış mısırın koçanını uzaktaki çöp konteynerine basket atmaya çalışırken fazla atıp dükkan kapısından içeri göndermiştim.
Yaklaşık 20 yıl kadar önce, lisedeyken müdür yardımcısının odasından boş takdir teşekkür belgeleri aşırıp (çalıp da denebilir) karnesi kötü olan arkadaşlar adına doldurup imzalayıp dağıtmışlığımız vardır. O sene sonu herkes evine takdir teşekkür götürdü. Sonradan öğrendik ki baya suçmuş.
İtiraf ediyorum.Karnedeki notlarımı düzelttim.Ama bunu yapıp anneme gösterdikten sonra diğer odaya geçip ağlamaya başladım.Vicdan’ım beni rahat bırakmıyordu.O yüzden notları silip doğrularını yazdım ve tekrar anneme gösterdim. 
İlkokulda kalemlerinizi, kokulu arı maya silgilerinizi çalan çocuk bendim.
Arkadaşım benimle sınıfta otururdu.Onu bacağına tekmeledim.(gizlice
) Beni bacağından vuran sen misin?- bana sordu . Hayır dedim, değilim. Sınıfta ayağına birkaç kez vururdum. Kız korkmaya başladı, eğer beni bacağına vuran sen değilsen, o zaman kim?Seni bacağına vuran şeytan olduğunu söyledim.( kız bir şeytan olduğuna inanıyordu, yani hayatta bir şeytan olduğuna inanıyordu)
kız korkmaya başladı.Bir kez bacağına vurdum.Kız ağlamaya başladı.
ama aslında onunla şaka yapıyordum ve bunun böyle olduğunu düşünmedim 
Bu başlık güzelmiş. Baya eğlenceli yorumlar var. Daha yeni gördüm. İtiraf ediyorum: üşengeç, alıngan ve çabuk öfkelenen biriyim ama kin tutma huyum yok neyseki. Fakat bu bir itiraf sayılmaz. Sadece son mesajlarımı gören biri bile bunları anlayabilir. Şöyle istemediğim biri görürse kötü olabilecek eğlenceli bir itiraf yazayım buraya.
Lise yıllarındayım. Öğle arasında okuldan kaçmak moda gibi bir şey. Ama aynı şimdi olduğu gibi o zamanlar da ruh halim sürekli değişirdi.“Hadi bugün kaçalım!” derdim. Öğle arası dışarı çıkmak serbest olduğu için kaçmak zor olmuyordu. Gerçi bunda sıkıntı yok. Kaçmayı kafaya koyduktan sonra 3-5 metrelik duvara tırmandığım zamanlar da oldu.
O zamanlar devamsızlık “hakkı” 20 gündü. Yani en fazla 19.5 yapabilirsin. Ben sıkıntı olmasın diye 19’da bıraktım.
Yıl sonu karne gelince ailem sordu. Bu devamsızlık ne? Kızdılar ama hiçbir zaman bu konuda açıklama yapmadım. Onlar sandılar ki 19 gün evden çıkıp okula diye başka bir yere gittim! “Hayır değil, aslında 38 defa öğleden sonra okuldan kaçtım.” demek de pek iyi olmazdı. 
Forumun eski tadı tuzu kalmadı ya. Nerede o eski tartışmalar, havalarda uçuşan hakaretler, birbirimize girmeler… ):
İnanır mısınız aklımdan siz geçiyordunuz. İtiraf ediyorum: Rıhtım kamarasına yazsanız da ortalık bir şenlense diyordum. 
Sen olmayınca olmuyor. Tadı tuzu kalmadı sen eskisi kadar siteye girmeyince.
Ben giriyorum aslında günlük bir ziyaret yapıp her şeyi okuyorum ama ortamı alevlendirebilecek bir kullanıcı yorumu vb. görmediğim için cevap yazamıyorum. Beni siz bu hale getirdiniz.
Ben de az giriyorum bu ara. Bazen tartışma çok alakasız bir başlıkta oluyor ben de çok sonra okuyorum, ortam soğumuş oluyor 
Öyle gördüğünüz zaman beni etiketleyin ben initiate yaparım hemen.
Şöyle mi ![]()

Çok eski değil 26 nisanda böyle şeyler oldu şurada. Hatta konu kapatıldığı zaman güzel bir resim de vardı. Ama silmişler nedense ![]()
Merak ettiysen patlamış mısırını hazırla. Devamı burada. ![]()
Forumdaki tartışmaları takip etmesi çok zevkli oluyor. Ama o tartışmayı kaçırmışım. O tartışmadaki silinen mesajlar ne hakkındaydı? Hatırlayan biri yazabilir mi?
Bilsem söylerdim. Olayın sonunda yoktum. Sonra bir baktım mesajlar uçmuş. 
Yıllardır hiç mağazalardan kitap almadığımı fark ettim bugün. Yaşadığım yerlerde de hiç sahaf yok nerdeyse. Olanlar da mağazalarla aynı fiyatlarda satış yapıyordu. İkinci el kitaplar da genelde okunmayacak halde ya da birinci baskı diye çok pahalı oluyordu. Merak ettim acaba mağazalarla yolları ayıran bir ben miyim?
Ben kütüphanelerden alıyorum hep kitapları.
Foruma ilk üye olduğum saatlerde sevmemiştim forumu. 