Yine sahaflara sövdüğüm bir gece geçiriyorum. Askere gitmeden erinip almadığım Nicholas Flamel serisinin 3. kitabı " Efsuncu" tüm sitelerde bitmiş. Nadire ve zebramoya bakıyorum 150 lira yazan var. 15,5 olan kitaba…
Bir şey merak ediyorum, iş bankası yayınevlerinin şubelerinde diğer şubelerin stokları görünebiliyor mu? Olan birtanesi varsa oradan getirtme imkanım oluyor mu? Bilen var mı bu konuyu?
Cevabını biliyorsun ama yine de söylemek istiyorum. Buna kapitalizm diyorlar. Yıllar önce ucuz Çin telefonları antenli TV olan telefonlar yaptılar. Ama en meşhur markalar Iphone ve Samsung hiç yapmadı? Neden? Yapamadıkları için mi? Tabii ki hayır. O özelliği yaparsa millet internet paketinden TV giremez. TV paketi diye bir şey olmazdı. İnsanlar sürekli tüketime yönlendiriliyor. Eskiden de böyleydi. Edison’un projesi ile elektrik 1 mahalleye yetiyordu. Tesla alternatif akımı buldu. Aynı elektrik 1 şehire yetti. Tesla daha neler neler yapacaktı da engellediler adamı. Tesla- Edison mücadelesi baya ünlüdür zaten.
Cesur Yeni Dünya kitabından şu alıntı da buraya çok uygun sanki
Üstelik elbise yamamaya hiçbir zaman iyi gözle bakılmazdı. Delinince at ve yenisini al. ‘ Yama artarsa refah düşer.’
Bu engellemede galiba en ünlüsü kablosuz ücretsiz elektrik. Ayrıntısını bilmiyorum ama havadaki var olan elektriği toplayarak kullanmak diye biliyorum. Hatta Sadece Aşıklar Hayatta Kalır isimli filmde buna sağlam bir gönderme vardı. Eve montaj edilmiş olan bir aygıt ile sürekli kullanabilecek elektrik vardı. Sistem sürekli tüeketime yönlendiriyor. Hadi konuyu biraz daha genişleteyim. Herkes yenilenebilir enerjinin her hangi bir şekli ile enerji, ısınma, taşıma gibi bütün ihtiyacını gidebilecekken neden yenilenemeyen, çevreye zarar veren ve daha ücretli eneriji üretim şekillerini kullanıyoruz?
Evet öyle bir şey duymuştum. Kanıt olmasa da Tesla elektriği tamamen bedava yapacaktı derler. Öyle olsaydı elektrik faturası diye bir şey olmazdı. Edison nasıl kabul etsin bunu? Filmi not aldım, en yakın zamanda izlemem lazım.
Yenilebilir enerji konusu önemli bir konu. Yeterince önem verilmiyor ve hâlâ bu teknoloji yeterli değil. Mesela güneş panelleri hâlâ çok iyi değiller, çok pahalılar. Şehirdeki insanların kullanımına uygun değil. Güneş enerjisi ile çalışan su ısıtma sistemi gibi basit değil. Ama arabalarda yeterince teknoloji olduğunu halde özellikle büyük firmalar yenilebilir enerji için uğraşmıyor. Sebebine de sermaye, yatırım, marka imajı, müşteri profili, kâr vs. diyorlar. Arabalara ilgili arkadaşımın dediğine göre GAC Eno.146 isimli araba bir tür rekor kırmış. Diğer markaların yapamadığı bir şey…
Film eneriji üzerine değil ilk olarak onu söyleyeyim ama güzel bir film.
Galiba on beş, yirmi yıl önce bir haberde denk gelmiştim. Bir kişi güneş panelleri ve rüzgar türbinleri ile bir sistem kurmuştu ve sistem sürekli enerji ürettiğinden artık üretilen elektrik enerijisini depolayamayacak sınıra ulaşmıştı. On beş, yirmi yıldan sonra teknoloji haliyle daha ileri bir seviyede. Sistemlerin hesabı yapıldığında tek katlı bir ev için pahalı olabiliyor ama bizim gibi koca binalarda altlı üstlü oturanlar için evin ücretin onda biri kadar bir ücreti oluyor ve kullanım sürelerinin yarısında masrafı çıkıyor. Az önce bahsettiğim örnekte olduğu gibi eğer fazla eneriji üretimin olursa bunu ısıtma içinde kullanabilirsin. Burada asıl sorun depolama ve kullandığınız enerijinin şekline göre sürekli bir üretim olmaması. O yüzden sadece güneş enerjisi kullanırsanız kışın veya sadece rüzgar enerjisi kullanırsanız yazın enerjisiz kalabilirsiniz. Her ikisini birlikte kullanırsanız, büyük olasılıkla enerji sıkıntı yaşamazsınız. Bildiğim kadarıyla elektrik fazlasını başka yerlere dağıtabiliyorsunuz veya ana şebekeye verebiliyorsunuz. Daha ötesi eğer bir elektrikli aracınız olursa onu akşam şarj edip gün içerisinde yakıta ücret ödemeden kullanmak da var.
Şu an yüksek ama beş ila on yıl içinde fiyatlar çok düşük rakamlara inecek. Ayrıca bildiğim kadarıyla almanyada güneş panelleri yaygın biçimde kullanılmaya başlandı. Eğer üretimini ihtiyacınıza fazla olursa devlete satıyorsunuz. Yani devlet size fatura kesmiyor siz devlete fatura kesiyorsunuz. On yıl içinde bu sistemin bize de geleceğini düşünüyorum.
Umarım bu dedikleriniz en kısa zamanda olur. Nedense yıllar geçmesine rağmen yapılmıyor. Konuşulmuyor bile. En azından dergilerde, gazetelerde bir yerlerde yazısı çıksa güzel olurdu.
Elimizde 18 yaş sınırlaması olup sinemada yayınlanan kitap uyarlaması bir film var diyelim. Henüz 18’inde olmayan X kişisi AVM’de filmi izlemek için sinemaya gitsin tek başına. Görevlilerin ona mani olmasını bekleriz. Filme giremeyen X kişisi aynı katta bir kitap mağazasına uğrayıp filme uyarlanan kitabı benzer bir sorun ile karşılaşmadan temin edebilir.
Foruma girmeyi bıraktığımda (2018) amber yıllıkları ve ayn rand kitapları yeniden basılacak gibi şeyler yazıldığını hatırlıyorum. Ne oldu o işler iptal mi edildi?
Robert W. Chambers kitaplarını incelerken karşıma çıktı. Ne alaka deyip kapağı büyütüp inceledim. Sanki Sherlock Holmes kitabıymış izlenimi verilip altına “Hayranlarının mutlaka okuması gereken kitap” yazılmış. Otobüs mola yerlerinde satılan kötü çevirili Tutku yayınevi bu taktiği de denemiş ama yine de battı sanırım.