Söz konusu Bilimkurgu okurlarının hakkını savunmaksa, Bilimkurgu Kulübü’nün eleştiremeyeceği bir yer yoktur. Tepki gelir ya da gelmez gerisi Bilimkurgu Kulübü’nün sorunu. Ama en büyük tepki okurların tepkisidir emin olun.
İlk kitabı 2013’te almışım Jack 2013. Sen Aku’nun elinden bile kurtuldun bu süreçte. Kralkatili guncesinin 3. Kitabı değil ki bu. Yazılmış, basılmış kitaplar :((
Bekliyoruz işte. Elden ne gelir ki? 
@Strenergy müsait olduğunda Alfa’ya sorsa keşke.
Ben de soruyorum ama her zaman çeviride diyorlar. 
Nasıl bir çeviri bu bitmedi onca zaman. Daha bunun 5. kitabı var.
Elinde olanlar Dune editör sunuş kısmını şu aralar tekrar okursalar yüzlerinde hafif bir sırıtma oluşacak kanısındayım. :)) @SJack değil mi xd
Gizem yaratmayın… 
Gerilimin önüne geçmek için elzem miktarda gizem yaratmak mecburiyetindeyiz bazı zamanlarda xd
Ben paket halinde sunulan çoğu şeye şüpheyle bakarken, İthaki Bilimkurgu Klasikleri sayesinde okumak istediğim pek çok yazarın eserine ulaşabildiğim ve okuduklarımdan memnun kaldığım için fırsat buldukça edinip okumaya başlamıştım. Bu süreçte tanıştığım yeni ve kaliteli yazarlar da oldu. Mesela yine İthaki’nin Karanlık Kitaplığı içerisindeki her kitaba şüpheyle yaklaşıp sadece ilgimi çekenleri edinirken, Bilimkurgu Klasikleri’nde editörün seçiciliğini yeterli bir kriter olarak görebiliyordum.
Muhtemelen gelinen noktada, Fahrenheit451 gibi çöp kitapların (başıma bir şey gelmez umarım.) iyi pazarlamayla geniş kitlelere satılabilmesinin de etkisiyle hedef kitlelerini genişletmek ve daha yüksek kar etmek için böyle bir yol izlediler.
Ticari bir oluşumu para kazanmak istiyor diye suçlayamam. Muhtemelen çoğumuz beklediğimiz bir eser çevrildiğinde yine kaldığı yerden edinmeye devam edecek. (Bu duruma kızıp Bilimkurgu Klasiklerini edinmeyi bırakacak bir bilimkurgu okuru yoktur heralde.) Bu durumun tek etkilediği, olayı koleksiyon boyutuna getirip her birini edinmiş olanlar. Eğer bilimkurgu olmayan ve sırf telifi yok veya geniş kitlelere satılabilir diye basılmış bir kitabı edinirlerse, enayi gibi hissedecekler.
Sıkıntı kitapta değil Dost Körpe çevirisinde anladığım kadarıyla. @Ozgur konunun uzmanı o daha ayrıntılı bilgi verebilir. Kitaptaki bazı cümleleri anlamak cidden imkansız. Aşağı bir örnek bırakıyorum. Şimdi bulamadım ama İngilizcesini anlamak bariz daha kolay. Yayınevleri de kitap bu kadar satmış çeviri kötü olsa bu kadar satmazdı diyerek yeniden çevirtmiyor.
“Dedem V-2 roket filmini bir düzine kez oynattıktan sonra, günün birinde şehirlerimizin dünyada bize küçük bir alan verildiğini ve içinde yaşadığımız vahşi doğanın verdiği şeyi kolayca, üzerimize üflemek veya o kadar da büyük olmadığımızı söylemek için denizi göndermek kadar kolayca geri alabileceğini hatırlatmak için dışarıya daha çok açılacağını ve yeşilliklerin, toprağın ve vahşi doğanın daha fazla içeri girmesine izin vereceğini umduğunu söyledi.”
Distopyanın 4 temel kitabından biri olan Fahrenheit 451 kitabına da çöp demek…
Yani eğer erken baskı bir İthaki kitabından okuduysa yapılan kötü çeviri, bozuk cümleler yüzünden hak verebilirim. Mis gibi kitabı, okumayı eziyete dönüştürmüşler. Şu an yanımda değil ama bende de bir tane var, küçük boy kapağı kibritlerle 451 yazanlardan, çevirisi gerçekten çok kötüydü okurken çok zorlandım. Sırf bu sebepten BKK serisinden çıkanı alacağım D. Körpe çevirisinden tekrar okuyacağım.
Bu video beni çok etkiledi. Gülümseyerek başladığım videodan sarsılarak ayrıldım.
Bu Whatsapp sözleşme olayı nedir? 
Tam duruma uygun bir karikatür vardı da atamıyorum. Silerler şimdi.
“Babanı yalıyacağız” yazın google amcaya. En başta çıkıyor görsel. 
Sabah okumadan direkt kabul etmişim. Acaba nelerimi hediye ettim.

