Sen kazana düşmemiş miydin?
Ben aslında yoğum yoğum.
Özgür ama aslında yoğ… 
Tek bir zevkim, günlük stresten kurtulduğum şey var, o da yalan olacak.
Bunlar zaten internet siteleri üzerinden ağırlıklı satıyorlar. Ben pandemi öncesi alışverişimi sadece kitapçılardan alıyordum hatta genellikle böyle büyük yerlerden değil de bildiğimiz kendi halinde kitapçılardan almaya çalışıyordum ama pandemi ile birlikte ben dahil pek çok kişi büyük sitelere yöneldi. Şimdi yine tek tük kitapçılardan alışveriş yaparım ama fiyatlardan dolayı internet daha ekonomik ama %40 zam bir anda gelirse internette çare olamayacak. Gelir aynı kalıyor ama her şeye zam geliyor, nereye kadar?
Makul bir zam olsa iyi kötü katlanılır ama %40 zam da pek haklı bulmuyorum ben. Böyle yaparak ellerinde tuttukları kitapseverleri de kaybederler.
Ben de ne e-kitaptan ne de sesli kitaplardan hoşlanmıyorum. O kitabı elimde fiziken hissedeceğim yoksa keyif alamıyorum.
Ne yazık ki öyle aslında. Biraz uzaklaştık her şeyden. Bilgisayarım da var bu sıra aslında ama.
Aslında bu yanlış biliniyor. Asıl fiziki mağazalarda daha çok satıyorlardı ya da etiket fiyatı olduğundan daha çok kazanç kalıyordu. Pandemi ve avm kapanışları, yasaklarla internetin getirisi daha çok oldu. Bu da normal. Kapalı olan bir yer satış yapamaz ama şimdi de fiyatlar çok uçuk ve insanlar yattığı yerden kitaba ulaşmaya alıştı.
Küçük kitapçılara denk geldikçe ben de girerim. Tatil zamanları veya farklı bir bölgeye gittiğimde mutlaka kitapçıları aratıp bulurum. İnstagram üzerinde bazı insaflı eski sahaflar da var. Onları araştırıp bulur oldum. Yine de bir kitaba 35 lira vermek varken 70 lira etiket fiyatı ödemem. Üç kitaba 210 tl verirsem kalp krizi geçiririm. Üstelik özel baskı filan da değil. Düz kalitesiz, editörlük faciası, çeviri muammalı kitaplar için asla değmez.
Bu doğru ben biraz bu konuda meraklı insanımdır. Eski faturaları bile karşılaştırırım bazen. Şimdi kırsal bölgedeyim diye taze gıda şansım var. İstanbul’da olsam çileden çıkardım. Burada 25 kuruşa satılan maydonoz orada 1.5 - 2tl. Her alanda bu civarda zam koyarsak seneye ülke zıvanadan çıkmaya başlar. ![]()
Haklılar. Neredeyse her alan için böyle çünkü. Dolar bazında alım yaptığın sürece 40 bile günü kurtarır. Atıyorum tonunu 10 dolardan alırken şimdi 20 dolardan verirlerse ve doların da eğrisi yukarı doğru çıkmaya devam ederse zam oranı yüzde yüzden bile daha fazla. Çalışan maaşı, vergisi, sigortası; hammadde taşıması, temini, vergisi, sigortası; çevirmen maliyeti, kapak tasarımı, editörü; depo maliyeti, dağıtım, büro kirası, vergisi, sigortası; matbaa giderleri; kağıt kaplamaları vs. Kabul etsek de etmesek de ortada bir gerçek var. Ben bir kalemde yüzde 40 geleceğini sanmıyorum. Zaten hazırda yapılan zamlar biraz hareket alanı bırakıyordur. Şimdi de yüzde 10-20 civarı zam gelir. Piyasa yoklanır. Yasaklar, kapanmalar vs. devam eder, dolar gittikçe artarsa bir zam daha gelir.
Ben de diğer tür kitapları sevmeyen birisiyim fakat şartlar gittikçe bizi buna mahküm edecek gibi.
@Ozgur çok düştün son zamanlarda. Hafiften toplanman lazım.
Hocam bu gösterdikleri tablo bana hiçbir şey anlatmadı yahu. Maliyet derken sadece malzemeler mi? Maliyetlere işçilik giderleri, sabit giderler, amortisman bilmem ne dahil mi? Dahilse problem nedir? Dahil değilse tam olarak nereden 63 kuruş kısılarak satılıyor ve batılmıyor? 4 lira sayısı nereden geldi? Kafamda deli sorular.
Dünya dönüyor, ben dönemiyorum. Çok üzücü.
Saydıklarınızın hepsini zaten ekmeğin maliyeti içerisine dahil etmişler. Tek tek kalem kalem yazmamışlar ama 1.5296 içerisinde bu saydıklarınız vardır, o tablo mahkemeye sunulan bilirkişi heyet raporuymuş.
4 sayısı haber içerisinde verilmiş, buğday rekoltasının düşmesi, artan maliyet girdileri diye.
Benim merak ettiğimde şu:1.5296 TL maliyeti olan ekmeği örneğin Migros nasıl oluyor da 1.5 TL’ye satıyor. Maliyeti dengelemek için üretimde nelerden vazgeçiyor.
Migros gibi yerler müşteri çekmek (“sepet yaptırmak”) için ekmek gibi ürünleri sübvanse edebiliyorlar hocam. Bir yerden kısmayabilirler. Kalem kalem ayrılmadan net bir şey söylemek zor ama hacim büyüdükçe birim başına ucuzlayabilen giderler oluyor. Bir de migros gibi firmaların pazarlık masasında elleri aşırı güçlü oluyor, bayağı bir ürünü daha ucuza elde edebiliyorlar.
Migros istese 1 tl olarak da satar. Migros ekmeği 1 liraya satsa halk oraya akar. Zararına ekmek satıp ekmek almaya gelene fahiş kârla başka şeyler satacak çünkü. Migros gibi marketlerin anlaşmaları çok sıradışı oluyor. Adam diyor ben 1.25 veririm. Ona göre ne yaparsan yap. Üretici de basıyor karbonatı şişiyor ekmek mesela. Üreticinin nereden ne çaldığı Migros’un umurunda bile değil.
Migros da cozemedigim bir olay var Migros da ekmek 1.80 ve hediye ediyorlar sürekli. Ama fişe 1.80 yazıp sonra düşüyor. Sanırım bir vergi muhabbeti var.
Şu pandemi döneminde çok acayip kurallar çıktı. Bir şey yaparsan devlet sana bir şey sunuyor filan gibi. Vardır bir olayı. Diğer açıdan stok takibi Migros için önemli. Bedavaya hava verse fişe işler sonra yine düşer. 
Bu ne kadar güzel bir yağmur böyle, yıldırım, karanlık hava ve şiddetli yağmuru seven birisi olarak mest oldum.
Çoğu yerde yağıyor sanırım.
Buraya daha uğramadı. :(Adana) Uğrasa da biz de mest olsak.

Ben çıkınca bu yeni çıkan kitapların hepsini nasıl alayım, kredi mi çekeyim, evi arabayı mı satayım?
Bu kontrolsüz basıma neden bir dur demediniz xd
Çekilişlere çok yüklenmeyin bari de bana çıksın :pp
Alamıyorsun o yüzden çok da şey yapma. Ben altı aydır geçen seneyi pas geçmiş olmamı kapatmaya çalışıyorum. Baktım olmuyor saldım. Kaldığım yerden devam ediyorum.


