Rıhtım Kamarası

Bahsedilen %40 zam ne zamana yansır acaba tahmini olan var mı? Prime Day’i beklesem mi, beklememe değer mi, o zamana zam gelir diye kafamda çeşitli sorular var. :slightly_smiling_face:

Ben indirim için beklemiyorum yahu. Fuarda tanıtılacak kitaplar var. Acaba gelir mi diye düşündüm. :smiley:

@ilydious Prime day günlerinde kitaplarda indirim olacağı belli mi? Belli ise tabii ki beklemeni öneririm.

İşte o da belli değil. Olacağını umut ediyorum sadece. Bu da kafamdaki sorular arasında. :joy:

Umarım bir kampanya yaparlar. Geçenlerde aynı kitabın 2.si bedava gibi bir şeyler olmuştu diye hatırlıyorum. Şimdi de 3 al 2 öde tarzı bir şey ya da güzel indirimler olur diye düşünüyorum. Totem yapalım bari. :smiley:

:crossed_fingers:

1 Beğeni

Pandeminin başlarında Ankara Fuarına gitmiştim, öyle pek indirim yoktu, 2-3 kitap almıştım sadece ama gezmek bile çok keyif veriyordu. Özlemedim desem yalan olur :sweat_smile:

@ilydious Bir anda şak diye %40 yapacaklarını sanmıyorum, belli aralıklara bölerler.

2 Beğeni

Ben bu indirimlerin olacağını bile sanmıyorum.

@ilydious benim görüşüme göre önce indirim oranı düşer. İthaki bunu yaptı. Artık yüzde 35 olarak çıkartıyor. Bir dönem yüzde 50 yapmadı fakat sonra mecbur kaldı gibi hissettim. Yine de yüzde 40 indirimde diretiyor gibi. Muhtemelen yüzde 10-20 arası bir zam ile indirim oranında geri düşüş olacaktır.

@Artorias fuar kitabı böyle bir fuarda çıkmaz. Üstelik böyle kısa vadeli fuara hiçbir şey yetişmez. Matbaadan gelmez kitaplar.

@ilydious eğer alacaklarının içinde Can yayınları varsa beklemeyin derim. Can zam konusunda hiç sektirmiyor. Birkaç kez denk geldim. Hatta kitapçıda çalışanlar bile “Bu hafta Can’da üçüncü zam bıktım etiket basmaktan.” diye isyan ediyorlardı.

3 Beğeni

Bence daha gelmez o kitaplar. Ben çok katılım olacağını bile düşünmüyorum ama bakalım.

@Agape ben de beklemiyorum ama zaten insanları çekmek zor olacak. Malum okullarda gelmeyecek bu sefer. Kendileri bilirler. :slight_smile:

1 Beğeni

@Agape Doğru diyorsun. Daha büyük fuarları bekleyeceklerdir. Aşılamada iyi gidersek belki İstanbul da yapılacak büyük fuarların birisinde olabilir. Ayrıca belki de yazarı da getirme gibi bir düşünceleri olabilir. Küçük fuarlarla hiç uğraşmayacaklardır. Ben fuar yapıldığını görünce gereksiz heyecan yaptım sanırım haliyle detaylarına hiç bakmadım.

Ben de ithaki yayınlarının yerinde olsam şu ekonomi de böyle ufak fuarlara katılmam. Stant kiralama ücretlerinin de katlandığı bu günlerde getirisinin olmayacağını düşündükleri hiçbir işe girişeceklerini sanmıyorum. O zaman gözümüz, kulağımız büyük fuarlarda olacak.

@Artorias @J.S @Agape
Çok teşekkürler cevaplarınız için. Az çok fikir verdi. :slightly_smiling_face:
Can Yayınları’ndan alacağım yok neyse ki. :sweat_smile:

2 Beğeni

En pahalılarını alıp ucuzları sonraya bırakabilirsin. Yüzdelik zam yiyeceğinden fiyatı çok olanın zam oranı da çok olur.

Not: Bu ileti imha edilen mesajları ifşa komisyonu tarafından yazılmıştır.

5 Beğeni

Alper konuyu hortlattık ama ben TDK ve mevcut CB Nnin bu tip önerilerine atarım. Kardeşim bir defa jilet, motor, gaz, dizel, tren, lokomotif, şanzıman ne biliyor drenaj bunlar hep ya direkt yabacı yahut yabancıya yakın Türkçe. Yahu sen Metro açılışı yapan adamsın sonra kafayı takıyorsun drone Türkçe değil.

Esasen drone ingilizce yahut başka bir dil de değil. Gelişen bir dünya bir ortak dil var. Viktorya döneminde çıkıp desen ki bir gün dronelar uçacak anlayacak mı? Ortaçağ da birine hacı bu elektriksiz desen ne olduğunu bilmiyorum ama elektrik kelimesi tanıdık mı diyecek. Anlamsız saçma sapan bir milliyetçi dil tutumu. Bunlar da bu şekilde eklensin dile. He ünlü uyumu var, cart var, cırt var diyorsan da dıron dersin…

3 Beğeni

Gerçi ilk günlerden sosyal medyada kim oldukları tahmin edilmiş ve yazılmıştı.

2-3 aydır süren gizem çözülmüş . :slight_smile:

1 Beğeni

Ankara Kitap ve Sahaf Fuarı’na katılan Yayınevi ve Sahaf listesi.


6 Beğeni

Sia hariç takip ettiğim hiçbir yayınevi henüz katıldıklarıyla ilgili bilgi paylaşmadı. Belki ileriki günlerde paylaşırlar ama şimdiye kadar paylaşmamış olmaları tuhaf. Neyse zaten pandemi zamanı aşı olamamışım daha, gidemem, anca sonraki bahara :confused:

1 Beğeni

Fuarı düzenleyen Eylül Organizasyon sayfasından aldım listeyi. Ben de göremedim yayınevlerinde reklamını.

1 Beğeni

İzmir’deki yapılsın da gideyim. Nasıl gideceğimi bilmiyorum ama kaybolmak da adetimdir.

Birgül Sevinçli: Yayıneviniz sırt yazılarını yukarıdan aşağı mı, aşağıdan yukarı mı kullanıyor? Neden?

Alican Saygı Ortanca: Bizim tercihimiz yukarıdan aşağıya doğru yazılması yönünde. Bu şekilde tasarlanmış kitapların sırtlarını okurken soldan sağa doğru ilerleyerek göz atmak durumunda kalırız ki bu da yazı okuma şeklimizle aynı yön. Nedenini parmakla göstermek zor olsa da kitabı bulmak ve rafta ayrıştırmak için yukarıdan aşağı yazılan sırtın daha hızlı okunduğunu bir sebep olarak söyleyebilirim.

Arzu Gönül: Sırt yazılarını yukarıdan aşağıya kullanmayı tercih ediyoruz. Genel olarak daha ergonomik ve özel bir tasarım gerektirmiyorsa bu şekli kullanışlı.

Mısra Gökyıldız: Sırt yazılarımız yukarıdan aşağı kullanılıyor ve özel bir sebebi yok. Aynı zamanda bizler de birer okur olduğumuz için bir kütüphanenin başına geçince genel temayülümüzün başımızı sağa yatırmak olduğunu düşünüyoruz.

Sanem Sirer: Yukarıdan aşağı kullanıyoruz, genel eğilim bu yönde.

Birgül Sevinçli: Kitap kapakları yayınevleri için hem nitelik olarak hem de ticari rekabette fark yaratabilirler mi?

Alican Saygı Ortanca: Nitelik olarak fark yarattığına şüphe yok. Üzerine kafa yorulmuş kapaklar iyi de uygulanmışsa kendilerini gösterir. Ticari rekabet konusunda ise o kadar emin değilim; katkısı olduğu gerçek ama tüm satış beklentisini kapak üzerine kurmamak gerekir. İyi bir kapak, kitabı çok daha iyi gösterecektir ama tek kıstas kesinlikle bu olamaz, tıpkı kötü bir kapağın kitabın satışını tamamen engellemeyeceği gibi. Ancak iyi bir kapak pazarlama ve reklam açısından da kitabın okura ulaşma şansını artıran bir etmen.

Arzu Gönül: Tek başına kapak nitelik ve ticari açıdan fark yaratmaz ama katkısı ve payı büyük. Kapağı doğru kullanmak görsel iletişimi iyi kullanmak ve okurla ilk bağı kurmak demek. Bu nedenle de her bir kitabın kendi kimliğine uygun, okura en yakın ve doğru mesajı veren kapak, bütünlüğe de katkı sağlayarak ivme katabilir.

Mısra Gökyıldız: Öncelikle okurun, onca kitap arasında bir kapak gördüğünde logosuna bakmadan “İşte bu X Yayınevi’nin kapağı!” diyebilmesi, yayıncı için büyük avantaj. Okurun yayınevini takip edebilmesi bu sayede kolaylaşıyor ve ilk soruda da belirttiğimiz gibi okur yayınevinin görsel kimliğine aşina oluyor. Özellikle birden fazla yayınevi tarafından yayımlanan kitaplarda okurun tercihlerini nitelikli çeviri ve editörlüğün yanı sıra kapağın albenisi belirliyor. Ancak bu yalnızca ilk dikkat çekmede belirleyicidir, aslolan her zaman metindir ve metin kazanır.

Sanem Sirer: Kapak kitabın görünürlüğünü artırır, orası muhakkak, çok fazla kitap yayımlanıyor, metnin okurla kurduğu ilk ilişki de kapak üzerinden kuruluyor.

Birgül Sevinçli: Bir kimlik olarak kitaba giydirilen kapaklar, aynı zamanda dönemlerinin egemen kimlik anlayışını da yansıtırlar mı?

Alican Saygı Ortanca: İster istemez yansıtırlar. Bu sadece egemen kimlik anlayışı değil ayrıca dönemin teknolojik kaynakları ve yayıncının estetik algısıyla da ilgili. Şu an eski ve yeni arasındaki farkı görmemizi en çok kolaylaştıran şey dijitalleşme fakat iki eski veya iki yeni kapak arasındaki birkaç yıllık farkları egemen kimlik anlayışına bakarak ayırt edebiliriz.

Arzu Gönül: Kapaklar dönemlerinin egemen kimlik anlayışından etkilenebilir ve yansıtabilir. İster istemez bazı kültürel kodlar görülebilir. Tarihsel olan her şey gibi kültürel kimlik de değişime ve dönüşüme uğrayabiliyor. Bu nedenle de bazı klasik ve eski eserlerin yenilenmiş kapakları ile baskıları yapılabiliyor.

Mısra Gökyıldız: Kapaklar egemen kimlikten ziyade dönemlerinin estetik anlayışlarını ve teknolojik imkânlarını yansıtırlar. Kimliği yansıtan ise kitap seçiminin kendisidir. Yayın çizgisi belirlenirken hangi kitapların seçildiği, dönemin edebî, politik, sosyolojik, konjonktürel anlayışları için birer ipucu niteliği taşıyabilir.

Sanem Sirer: Tasarımın geneli için söylenebilir bu aslında, bütün tasarımlar ait oldukları dönemin estetik anlayışını yansıtır.

6 Beğeni

İzmir’de fuar yerini Büyükşehir Belediyesi ofisi yaptılar depremden sonra. Muhtemelen çevre yolu üzerindeki yeni fuar alanına taşınır Tüyap. Belediye İzban üzerinden pratik bir aktarma ve/veya servis ulaşımı sağlamazsa fuara birçok yayınevinin katılacağını düşünmüyorum. Okur katılımı da epey azalır bu halde. Yine de olumsuz düşünmemek lazım tabii.

İzmir’de olacağı kesin mi ? Çok büyük indirimler olmasa da o ortamı oldukça özledim :blush:

Yeni fuar alanı çok ücra bir yer ya. Gelip geçerken görüyorum. Bu pandemi döneminde zaten açık hava daha mantıklı belki o geniş alanda yaparlar diye düşünmüştüm.

1 Beğeni