Evet doğru diyorsunuz, havaalanı, köprüler vs o kadar gereksiz saçma yatırım yapılıp paramız çöpe atıldı ki. 60 milyon kapasiteli metro bağlantılı havaalanını kapatıp şehre 2 saat uzaklıkta metrosu olmayan 70 milyonluk havaalanı yaptık ve insanlar buna seviniyor anlayabilmek mümkün değil. Ben istanbulda yaşıyorum ve bu havaalanına gitmek benim için zulüm adeta ama istanbulda olmayan birisi havaalanı için muhteşemem diyor. Dönüp ne kadar sefil bir hayat yaşadığını görmüyor ve hesap sormuyor.
Şehirlerimiz adeta çirkinlik yuvası mimari zevk yok, sanat yok, yeşil yok olan güzellikleri de yok ediyoruz.
Şunlara bakın, böyle bir görüntünün olduğu bir yerde sorun asla ekonomik değil bence.
Ben asla apolitik değilim ama devlet iktidarını o kadar genişletti ki insanın söz hakkı mı var? Oy verebiliyoruz sadece.
Mahallemizdeki okulun adına mahalleli olarak karar verebilsek ne olur sanki?
Veya sokağımızın adına vs.
Devlet hiç bir söz hakkı tanımıyor ki sana ne yapabilirsin, konuşursun saatlerce sonunda “eee” dersin çünkü hiçbir şeyi değiştirebilme şansımız yok seçimler dışında.
Ben bu durumun neredeyse birebir aynısıyla Atatürk’ün hayatını okurken karşılaştım, defalarca savaşı sevmediğini söylüyor ama bir şeyleri değiştirebilmek için güç sahibi olması gerektiğini söylüyor ve o yıllarda ordudan başka güç sahibi olabiliceği bir alternatif yok. Suanda da bana göre bu durum var seçimi kazanan herseyi alıyor.
Şöyle bir şey okudum, varmış ya da yokmuş bilmiyorum. Biz bunları yaparken aldığımız kredileri veren ülkeler bu kredilerin böyle işe yaramaz şeylerin yapılması şartıyla bize veriyor. Yani bir dönem ABD’den aldığımız yüklü kredinin neden Ar-ge’ye, eğitime vb. harcanmadığı bu şekilde anlaşılıyor. Doğru sonuçta sen neden kendine düşman olabilecek bir yapıya ön-koşulları olmayan para veresin ki.
Bu dışa bağımlılıktan kurtulmanın tek yolu Milli Savunma olacaktır büyük ihtimal. Bir dönem öyle akla hayale sığmaz haberler çıktı ki insanların güveni sarsıldı. “Yerli ve milli” kalıbı bir şaka malzemesi haline geldi. Yine de Milli Savunma alanında güzel gelişmeler oluyor.
Muhaliflerin gazını aldıklarını düşünüyorum böyle yaparak. Çünkü böyle olaylar için ekşi’de başlık açarak gündeme bile girebiliyorlar. Tamamen psikolojik.
Blok-alıntı Şöyle bir şey okudum, varmış ya da yokmuş bilmiyorum. Biz bunları yaparken aldığımız kredileri veren ülkeler bu kredilerin böyle işe yaramaz şeylerin yapılması şartıyla bize veriyor. Yani bir dönem ABD’den aldığımız yüklü kredinin neden Ar-ge’ye, eğitime vb. harcanmadığı bu şekilde anlaşılıyor. Doğru sonuçta sen neden kendine düşman olabilecek bir yapıya ön-koşulları olmayan para veresin ki.
“Bir ekonomik tetikçinin itirafları” kitabında bundan bahsedildiği söylemişti bir arkadaşım bana da. Yazar kolombiyadan bahsetmiş sanırım ama birebir aynı dediklerinizle ve türkiyeyle. Ne kadar doğrudur ben de bilmiyorum ama kesin doğru değildir de denilmez tabii ki.Oldukça mantıklı görünüyor çünkü.
Kitabın arka kapak yazısını okumuştum, kitabın basılması defalarca abd de yayınevleri tarafından reddediliyor yazıldıktan uzun süre sonra basılabiliyor diyordu.
Evet, evet doğrudur. Bu adam Zeitgeist belgeselinde de konuşmuştu şimdi hatırladım. Ben de okumayı düşünüyorum ama bunu bastılarsa bunda da bir terslik vardır diye düşündürüyor insana :d Neye inanacağımızı şaşırdık açıkcası.
Kubrick’i, JFK’yı yaşatmayan insanlar onu da yaşatmazdı paradoksu.
Böyle bir şeyi ben de okumuştum. Zaten şuan alınan vergiler borcumuzun faizine ancak denk geliyor. Ucuza para veren ise sadece IMF var. Onlarda para verirken zaten bir ton şartla veriyor.
Ben Bosna ve Karadağa gittiğim zaman orada sormuştum. Karadağlı bir arkadaşa dediğimde " neden böyle oldu " Tamamen ucuz politika demişti. Bu kadar savaş ve kan ucuz politika ve tetiklenmeler üzerine meydana gelmiş. Bosnada gezerken belgesellerde de görmüşsünüzdür ya da giden varsa görmüştür. Her şehirin en alakasız sokakta ki en alakasiz bir yapının en alakasız yeri bile kurşun izleri ile kaplı. Böyle bir zulüm inanılmaz.
Sadece bizim ülkemiz sayesinde iki katı doları sebepsiz yere basma hakkı tanıyor bu da onlara. Sadece Türkiye. Kaç tane borçlu ülke var ve bu toplam borcun saniyesi ne kadardır?
Bu adamlar geçen doları piyasadan çekip FED’de 1 trilyon doları yakmadı mı? Bu sanırım dünyada ilk kez oldu. Bunun denemelerini de kripto paralarda yaptılar diye düşünüyorum. Ne zaman bir kripto paranın yakılma haberi gelse o paranın değeri artıyordu. Binance’yi takip edenler bilir Binance Coin yakıldıkça değeri artıyor.
Ayrıca kripto para alemi de sistemin özeti resmen. En çok Bitcoin’e sahip %2’lik kısımın parası diğer %98’inden fazla. Gerçek hayattan farksız.
Bir ara para kazanmıştım ordan bir süre takip ettim ordan biliyorum.
Kripto dünyası çok daha farklı biçimde işlemeye de başladı. Dediğin gibi coin yakılması durumlarında değer artışları, piyasa kısa sürede şişti sonra duruldu vs.
Yukarıda 75 trilyon $ gibi bir borçdan bahsediliyor. Reel piyasa çok çok farklı.
Bitcoin’in yüklü para çekimlerine direnebilecek kadar havuzu yok bence. Bir anda pasta küçülüyor, onu daha da ufak parçalara böyle yeni coinler çıkıyor.
Bir fake çalışma yapılmıştı hatta tv reklamı bile almışlardı yatırım yapanlar da olmuştu. O kadar sahiplerinin eski network sitelerinde scammer oldukları söylenmesine rağmen yatırımlar yapıldı.
Devletin kripto para konusunda merkezsiz bir adım atmayacağını düşünüyorum. Para akışının takibi için her hash e bir kod yerleştirilecekse kullanımının da bir anlamı kalmayacaktır.
Daha çok gönderim ücretlerinin düşük olması dikkatimi çekiyor. 61 milyon $ lık gönderim için yalnızca 0.50$ ödemek harika bence.
Günümüzün uluslararası büyük firmaları ne fiyatıyla ne de piyasa ile ilgileniyor, tek ilgilendikleri arkasında teknolojinin kullandığımız ürünlere uyarlanarak geliştirilmesi.