Takip ettiğim birisi beğendiği için gördüm. MCA’ya ait bir listeymiş. Muhtemelen forum üyelerin çoğu ve ben de
bu listede olan kitapların yüzde 70-80’ini okumuşuzdur.
Yanılıyorsunuz kendi adıma, tüm mahcubiyetimle 6 diyorum.
Verebileceğiniz olası tepkiler:
A. Allahım kimlerle muhatap oluyormuşum,
B. Allah başka elem keder vermesin
C. Yazdıklarının neden bu kadar sığ ve basit olduğu belli oldu
D. Hepsi.
Güzel. Mesaj amacına ulaşıp üzerine uzun uzadıya konuşulacak veganlığın yüzeysel boyutunu aşıp tam olarak istediğim yere bu görüşün altında yatan felsefi temele gelmiş.
@Pyrewrath
Videoyu izledim; sadist çalışanlar ve denetimsiz, pis üretim tesisleri dışında bir sorun görmedim. Sonuçta bu iş devasa bir endüstri alanı, odak noktası verim ve kazanç. Bu iş pislik içinde yapılabildiği gibi denetimli şekilde temizlik içinde de yapılabiliyor.
[spoiler]https://www.youtube.com/watch?v=MdniHj9OlFY[/spoiler] - İlk Kesim
[spoiler]https://www.youtube.com/watch?v=EhazZNkcmoY[/spoiler] - Deri yüzme ve büyük parçalara ayırma
Açıkçası konu hakkında derinlikli bir bilgiye sahip değilim; bilgim internette rastladığım videolarla sınırlı. Et, kozmetik ve hayvan hammaddesine dayanan endüstriler konusunda ölçütlerim bana gelen ürünün hijyenik olması, ürünlerin kaliteli olması için hayvanların sağlıklı olması ve ürünün mümkün olduğunca hesaplı olmasıdır.
Burada hayvanları hammadde ve ürün olarak gördüğümü bir kez daha belirtmek isterim.
Bu şahsıma yapılan bir hakaret ve kanıtlanmaya muhtaç alçakça bir iftira. Mesajın konudan bağımsızlığını geçtim, sizin, tartışmalara olabilecek en dar en duygusal ve başka hiçbir bakış açısını kabul etmeyen yobazca görüşünüzün de bir yansıması. Gerisini forum yönetimine havale edip konuya dönüyorum.
Eh, yalnızca veganların servis ettiği videolar izlenince böyle oluyormuş demek ki: Gelin biz et yiyenlere karşı bazı kalıp yargılarınızı değiştirmeye çalışayım.
-
Hayvan yaşadığı sürece canlı, öldükten sonra besindir. Bunu bu hayvanın kendisi de doğadaki doğal düşmanı etobur hayvan da biz en gelişmiş hayvan olan insanlar da biliyoruz. Alışılagelmişin dışında bu avla, öldür, beslen döngüsünü yetiştir, öldür, beslen döngüsüne çevirmişiz.
-
Berbat çevreden kastettiğiniz @Pyrewrath 'ın paylaştığı videolar özelinde ise söylediklerinize katılıyorum. Hakikaten videolarda gösterilen görüntüler olabilecek en pis, en acı verici ve en sağlıksız yöntemleri içeriyor. Bununla birlikte işin sağlıklı diğer yönüne de https://www.youtube.com/watch?v=Yk1NXDZG2-k bu videodaki örneklerle bakabilirsiniz. Kim bilir belki fikrinizi değiştirir.
Olası, bu konu hakkındaki dileğim şartların iyileştirilmesi yönünde olur. Sonuçta önemli olan hayvandan alınacak verim; şartlar iyileşirse verim de iyileşir.
Torbalara doldurulup boğularak öldürülen ve tavuk yemi yapılan erkek civcivler falan da problem değil sizin için sanırım. Biraz o minvalde video izleyince görebileceğiniz, süt verimi artsın diye düzgün sindiremeyeceği yemlerle beslenen ve midesine sindiremediği besinleri çalışanlar boşaltabilsin diye kocaman bir delik açılarak ölene kadar acıyla yaşayan inekler de sıkıntı olmaz gibi.
Bunlar hep verimlilik adına yapılıyor ne de olsa.
Zaten yapılmıyor demedim. Vahşetten, katliamdan kastın yolladığım videodaki örnekler gibi uygulamalar olduğunu belirttim.
Ben tartışmadan çekiliyorum, ortak bir zeminde buluşmamın mümkün olmadığı bir anlayışınız var.
Defalarca kez bizzat kendin söylediğin söylediğin şeyler, şaşıracak bir şey yok. Bunlar sadece hatırladıklarım.
Dar görüşlü, yobaz, tartışmaya açık olmayan fikirlerimi de alıp gidiyorum. İyi günler.
Alıntıladığınız mesajlar kişinin olaylar karşısındaki nötr, katı, tarafsız, objektif kişilik özelliklerini tanımlıyor. Bahsettiğiniz sosyopatlık (Antisosyal kişilik bozukluğu) yıkıcı görüşleri beraberinde getirir.
Tartışmaya kapalı derken bundan bahsediyordum; konuyu tek bir özel alana çekip haklılığınızı onun üzerinden ispat etmeye çalışıyorsunuz. Buyurun cımbızladığınız mesajların önü ve arkası.
Şimdi cevabınızı alıp gidebilirsiniz. İyi günler.

Normalde veganlık/vejetaryenlik üzerine tartışmalardan cüzzamlıdan kaçar gibi kaçarım, burada da dahil olmadım lakin belli ki bir grup genco birbirini gaza getirip pek de düşünmeden çeşitli hareketler yapmışlar. Ki normaldir; biz de o yaşlarda 20 kişi FFA güreş falan ediyor, b segment hatchback kullanan hocaların arabalarını kaldırıp zor çıkacağı yerlere falan götürüp koyuyorduk. Hayır et, ıspanak falan da yiyorduk çok şükür. Allahtan bizim hareketlerimiz pek halka açılmadı da kimse protein alımımızı falan sorgulamadı hahah.
Ehem. Sonuçta diyeceğim odur ki sakin kalalım hocamlar, gereğinden fazla düşünüyoruzdur belki de.
Ahahaha. Ergenlik çağında yaptığımız alıklıklar kaydedilmediği için şanslıyız ![]()
Kesinlikle! Vaktiyle kaydedilmiş olup yayınlansa arkadaş grubumdan nice kariyerler bitirecek o kadar gerizekalılık hatırlıyorum ki, cidden buna şükrediyorum zaman zaman. ![]()
Ki yanlış anlaşılmasın eylemler gerizekalılık olabilir ya da olmayabilir, bu konuda bir yorum yapmıyorum. Ama eylemin üzerine eylemi yapanlardan daha fazla düşünüyor olabilirsiniz hocamlar sanat felsefesine, et yeme felsefesine vs. girerek.
Allahım sana şükürler olsun!
Ben ve arkadaşlarım yalnız değilmişiz,
aynı şeyleri yapan başkaları da varmış.
Hocalardan intikam çalışmaları yanı sıra birde ergenlik etkisiyle dişilere yapılan kır çalışmaları ve güç gösterileri vardı ki aklıma geldikçe kendimden utanıyorum. ![]()
![]()
![]()
@Everfever hocam bazıları alıklık değil. Düpedüz beyine kan gitmemesinden kaynaklanan sorunlar.
Yoksa kim inşaatın 2. Katından kumun üstüne atlar ki?
Bizimki erkek lisesiydi, bizim de problemimiz genelde hayvanlığa bir dur demek ya da frenlemek için insanlarda bir motivasyon olmayışıydı
Ergenler için dişinin varlığı bir dert yokluğu başka bir dert gerçekten.
Bütün pantheonlar bizi hormonların şerrinden korusun.
Amen. ![]()
Erkek liseleri ve özellikle Meslek lisesi ise çıtanın ne kadar yukarı çıkabileceği tahmin etmek çok zor değil.
Hele ki SS subayı gibi bir okul müdürü yoksa bu motivasyon eksikliği olması çok olası gerçi olsa bile kar etmediği zamanlar olmuyor değildi.
Sizin yaptığınız yaramazlıklar bir topluluğu temsilen veya belli görüşleri dayatma adına yapılmamış işler. Sizdekilerin cekilmemesi gerekirken ( sonucta yaramazlik yapıyorsun ve yaptığın bilinirse kötü olur, bu yüzden gizli yapiyorsun, kayit almadan) onlar buna muhtaç. Çünkü kamuoyu bulması gerek. Sonuçta her eylem duyulmak için vardir, böyle bir hareket yapıp aralarında kalması gibi bir durum zaten olamaz.
Hocam sjsjsjsjsjsjsj ben de o yaşlara yakinim ama hiç böyle bir eylemim olmadı. Bu da ilginçmiş.
Ben, dersleri her zaman slaytlar üzerinden anlatan hocamın, flash belleğini çalıştım. O zamanlar hocaların farkını ortaya koyması gerektiğini, her bilgiyi slayt ya da kitaptan anlatmadan kendi yeterliliğini ortaya koymasını bekliyordum ( tabii liseye geçince bu durum yok oldu). Sonra başka bir hocamızın yardımıyla bir şekil hocaya geri verdirtmistim ( tabii o aralar bazı tatsizliklar oldu ama en nihayetinde olay çözülmüştü).
Hocam bize de bir kaç kişi bu yönde gaz verse biz de benzer hareketler yapabilirdik gibi geliyor bana. Kim bilir bu ve benzeri gencoların mesela sosyal medya feed’leri nasıl, nasıl fikirlerle beslenip nelerle gaza geliyorlar.
Bizi o yönde gaza getirmeye çalıştılar, bizde çoğu kişi yarış atı oldu mesela (gerçi ben ve bir kaç kişilik grubumuzdan 3. yılda ümidi kestiler, biz dotacı olduk). Bizim bu şekil taşkınlıklarımıza çok da ses etmezlerdi (araba muhabbetinde arabayı eski yerine taşıttılar örneğin sadece, olay orda kapandı) biz de böyle kudururduk.
Belli bir yaştan küçük insanların hareketlerini, özellikle ideolojik bağlamda, çok da ciddiye almamak lazım diye düşünüyorum o yüzden. Etraflarındaki insanların ya da onlara söylenenlerin yansıması oluyorlar çünkü daha çok.
Sineklerin Tanrısı boşuna yazılmadı.
envato elements üyeliği olan var mı? Tamamdır, hallettim.
Kısa süreli lisans alınabiliyormuş.
İlahi Komedya’nin hangi cevrisini onerirsiniz?
Başta Rekin Teksoy’un çevirisini almayı düşünüyordum ama sonra Alfa’nin William Blake’in çizimleriyle olan çevirisini görünce duraksadım.
Alfa’nin çevirisi ile okuyan var mi? Pek güvenmiyorum kendilerine
Rekin Teksoy derim kesinlikle ama siz bilirsiniz.
@J.S 'e katılıyorum hatta İtalya’da bize katılıyor çünkü Rekin Teksoy çevirisi İtalyan Senatosu Çeviri Ödülü almış. Ben arkadaşlarımla okumuştum, neredeyse bütün çevirileri karşılaştırdık Rekin Teksoy’unki bir başkaydı hakikaten.
