Rıhtım Kamarası


#1533

Arkadaşlar kitaplığında E.H. Gombrich - Sanatın Öyküsü (Cep Boy) olan var mıdır?

Normal boy ile Cep boy arasındaki farkı merak ediyordum. Cep Boy olanın önsöz kısmında yazıyor ama önizlemelerde tam da o kısım yarım kalmış. Elide olan varsa 17 ve 18. sayfadaki Cep Baskısına Önsöz bölümünde ne yazdığını söyleyebilirse sevinirim.


(Hüseyin gök) #1534

Bende büyük boy var.Sizde ki kitapta mı büyük boy?


(Gözde Özavcı) #1535

Arkadaşlar ben bir şey sormak istiyorum ama nereye yazsam bilemedim. Ondan buraya yazıyorum.

Kurgu iskelesinde paylaşılacak hikayelerin Türkçe olma şartı var mı acaba? Benim kendime ait İngilizce dilinde öykülerim de var da. Beğenilerinize sunarak eleştirilerinizi alabilmeyi çok isterdim.


#1536

Bende kitap yok. Almak istiyorum ama cep boy ile büyük boy arasında çok fark var. Biri 58TL diğeri 130 TL. İçerik bakımından fark var mı diye meral ediyordum. Ona göre alcaktım.


#1537

Tekrar bakınca, “Kurgu İskelesi” ne ait “Yabancı dilde yazmak yasaktır.” diye özel bir kural görmedim. O yüzden pek bir sorun yaratacağını düşünmüyorum.


(Hüseyin gök) #1538

Bende küçük boyu yok ama aynı boyutta dune kitabını koyup karşılaştırdım.Küçük boy almak bu kitap için hiç uygun olmaz.Aradaki fark ise punto boyutu olduğu aşikar.


#1539

Teşekkürler. Büyük boyuna bakıyım o halde…


(Gözde Özavcı) #1540

Ben de öyle bir kural göremedim ama emin de olamadım tabi. Hiç örneği olmayınca :smiley:


#1541

Yabancı dil seviyem çok yüksek olmasa da merak ettim şimdi :slight_smile:.


#1542

Arkadaşlar aramızda Hitler’i veya Thanos’u seven var mı? Bugün hala Hitleri sevenlerin olduğunu öğrendim, çok ilginç. Bir de Thanos mevzusu var tabii. Dünya kaynakları tükeniyor, insanlar ölmeli falan diyen var mı gerçekten? Kötülemek için sormuyorum, sadece farklı bir bakış açısı.

Kitap incelemesi için doğru başlık burası değil ama yazdıklarım doğrultusunda bunu da atlamayayım. Kötülüğün Sıradanlığı kitabını okuduğumuzda bir insanın vicdanını ne kadar yok sayabildiğini görüyoruz. Sırf politika ve emirler böyle diyerek binlerce insanın ölüm emrini sorgusuzca verebilmek korkunç. Askeri sistemde üst rütbeden alınan emirler sorgusuzca yapılır. Bu korkunç bir emir olsa bile asker bunu uygulamak zorundadır. Asker uygulamak zorunda olduğu bu emirden dolayı suçlu duruma düşer mi? Yapmak zorundaydım diyebildiği için tüm sorumluluktan kurtulabilir mi?

“Kötülüğün Sıradanlığı - Hannah Arendt” kitabını okumanızı tavsiye ediyorum ya da en azından Adolf Eichmann’ın mahkemesi sırasında verdiği cevapları araştırmanızı. Sorgusuz itaatin vücut bulmuş halidir Adolf Eichmann.


( tansel) #1543

Hitler konusu ayrı bir mesele tabii de, farklı bir bakış açısı dediğiniz için Thanos konusunda aslında birkaç antitez üretebilirim. Avrupa’daki büyük veba salgını olsun, Dünya Savaşları sonrası oluşan kayıplar vb sonucu ülkeler toparlanma dönemine girdikten sonra nüfus azalması sonucu iş bulma sorunlarının ortadan kalkması ya da kişilerin aldıkları maaşların yükselmesi sonucu kişi bazında hayat standartlarının yükseldiğini söylemek mümkün olabiliyor. Büyük teknolojik gelişmelerin bu dönemlere denk gelmesi gibi bir gerçek de var. Veba sonrası dört koldan tedavi bulma istekleri sonucu farklı farklı tıbbi gelişmeleri de keşfetmiş oldular. Ya da savaşlar önceki gerginlik döneminde akla hayale gelmeyecek yatırımlarla silah endüstrisinin gelişmesi savaşlar sonrasında bu gelişmelerin insan hayatını kolaylaştıracak şekle bürünmesine de sebep oldu. Yakın zamanda Çin’deki tek çocuk politikası da bunun bir örneği gibi düşünülebilir. Birçok bilimadamı Dünya’nın taşıyabileceği maksimum insan kapasitesini 10 milyar olarak tahmin ediyor. Bunun olacağı zamanı da 9 milyar için 2050, 10 milyar için 2100 yılı olarak düşünüyorlar. Dünya kaynakları kısıtlı olduğu için bir noktada overpopulate olacağımız kesin ama şimdi kolonileşme çalışmaları nasıl sonuçlanacak bekleyip onu göreceğiz bakarsınız nüfus olur 100 milyar da ama galaksiye dağılmış olarak yaşarız. Ha burada kalacak olursak her habitat nüfus grafiğinde görebileceğimiz gibi bir zirve noktasına ulaştıktan sonra kaynak yetersizliğinden nüfusun azalmaya başlaması kaçınılmaz. Bu da tabii o yılın zenginlerinin bu kaynakları kolayca elde edip, bunlara ulaşamayan insanların hayatını kaybedeceği zamanlar olacak bence. Denge noktasına ulaşana kadar sürekli daha az zenginler kaybeden taraf olacak gibi düşünüyorum. Bu yıllardaki insanlar avengers izleyip de zengin, fakir, yaşlı, genç demeden yarısını temizleyelim derse zenginlerin kazanmasından daha adil olabilir belki. :slight_smile:


#1544

@AeroKnight öjenik konusunu savunuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Aynı şey mi, bilmem. Burada olsaydı güzel bir tartışma ortamı olabilirdi.


(Hiçliğin bekçisi…) #1545

Dan Brown - Cehennem de aynı noktalara değiniyordu. Tabii ben daha arka kapaktan son kısmını tahmin ettiğim için çok bunalmıştım okurken. :joy:

İnsan arka kapaktan sonu tahmin eder mi? İnsafsızca davrandım kendime çok, bak yine hatırladım… Zor saatlerdi. :sweat_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #1546

Arkadaşlar e-ri-yo-rum… Canını seven beni bi’ kovada toplasın. :sweat_smile::buyucu:


(Cankut Değerli) #1547

Soğuk bir şeyler içebilirsin, iyi gelir.
Geçen yaz bir gece çok bunalmış ve buz dolabında uyumayı düşünmüştüm gerçi. :joy: :joy: :joy: Anlayabiliyorum o yüzden.


(Hiçliğin bekçisi…) #1548

Dondurma yedim, vişne suyu içtim ammaaa olmuyor. :sob: Buzdolabını odaya taşıyıp kapağı aç. :joy: Sonrasında oluşacak sorunlar senin problemin ama.


(Cankut Değerli) #1549

Yakınlarda kolonya varsa yüzüne sürebilirsin, ben öyle yapıyorum.
Hah, ne ben buz dolabını taşıyacak kadar güçlüyüm ne de odam onu alacak kadar büyük. :joy: Gerek yok o yüzden. :smiley:


(Hiçliğin bekçisi…) #1550

Paylaşabilirsiniz ama başına Türkçe bir not koyarsanız bizler için iyi olur. Yanlışlıkla spam sanıp silebiliriz yoksa. :smiley:


(fatih çetin) #1551

Derin dondurucudaki donmuş bezelye torbalarını kullanın. :wink:


(Hiçliğin bekçisi…) #1552

Dolabımda bezelye olduğunu nereden biliyorsun? :smiley: