Rıhtım Kamarası


(fatih çetin) #1553

Her kadının -özellikle evli kadınların- birincisi vazifesi derin dondurucu alıp kışlık/yazlık dondurulmuş gıdalar hazırlamaktır. :slight_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #1554

A-ha! Derin dondurucum yok. Buzdolabı yetiyor. Gerisi %50 doğru ama asıl mesele bezelye delisi olmamda.:rofl:


(fatih çetin) #1555

Yakın zamanda derin dondurucu alırsınız gibi geliyor. Tecrübelerim bu yönde. Bezelye ise tesadüf oldu. Geçen kurbandan kalma et torbası da diyebilirdim. :slight_smile:


(Hiçliğin bekçisi…) #1556

Et torbası deseydin tökezlerdin, yoktu çünkü. :smiley: Fazla etçil değilim o sebeple etle aram da pek yok. :slight_smile: İstediğim zaman da alabilecek olduğumdan başkalarının değerlendirmesini daha doğru buluyorum. Bu sebeple kabul etmiyordum. Veee sanırım birkaç gün sonra 8 sene olmuş olacak ama derin dondurucu almayı düşünmüyoruz. :slight_smile: İki kişiyiz gayet yetiyor buzdolabı. :rofl: Annemlerde otuz küsür senedir evli ama onlarda da yok. Sanırım derindonrucu kültürümüz yok. :smiley:


(Gözde Özavcı) #1557

İyi dediniz. Öyle yapayım en iyisi. Tavsiyeniz için teşekkür ederim. :slight_smile:

Bu arada benim de tek yaşarken küçük bir buzdolabım vardı sadece. Malzemelerimi günlük alıp günlük yemek yaptığım için de derin dondurucu kullanmıyordum. Ama işten çıkarıldığımdan beri bizimkilerle yaşıyorum. Ve burda sadece buzdolabının derin dondurucusu yetmemiş, bir de arka odaya yalnızca derin dondurucu olan bir dolap alıp koymuşlar. İçinde söz ettiğiniz gibi bezelye ve et başı çekmek üzere her şey var :smiley:


(Emre ) #1558

Niye beni hedef gösteriyorsun, tartışmanın içerisine sokuyorsun ya? Linç edilip boğazımı mı kessinler benim? Bunu mu istiyorsun?

:@


#1559

Konulara başka açılardan bakan biri olarak görüyorum seni, o yüzden. Seviyeli tartışmalar gibisi yoktur. İki taraf da kazandığı sürece tabii ki.

Ek: “Yansınlar.” konusunda özür diliyorum. Bir anlık sinirimden kaynaklandı. Normalde öyle biri değilimdir.


(Emre ) #1560

Kafka fanboyu iseniz tartışırım yoksa muhatap olma gereği bile duymam Kafka fanboyu olmayan insanlarla.


#1561

“Böcük”, en sevdiğim romanıdır.


(Emre ) #1562

Prof. Dr. Kafka mesela öjeni konusunda der ki; Dünya tarihin en güçlü, en dayanıklı böceği olan hamamböceğiyle insanları üreme kültürüne alıp çiftleştirelim ve daha iyi genler yaratalım der.


#1563

Böcüklü romanı bende seviyorum, şatoda yaşıyordu ve onu Amerika’da babası dava etmişti milenaya mektup yazdığı için.


#1564

Bir ara doping hafıza vardı, hala var mı bilmiyorum, sayenizde eserleri ezberledim :sweat_smile:.


#1565

Sizce tembellik, mücadele edilmesi gereken bir durum mudur yoksa kabullenilmesi gereken bir kişilik özelliği midir?

Muhtemelen çağımızın en yaygın ve tehlikeli hastalığıdır diyerek kendi cevabımı vereyim.

Hristiyanlıkta 7 büyük günahtan biridir ayrıca.


(Buyici) #1566

Ben hayatımda gördüğüm en tembel ve en beceriksiz kişiyimdir. Abartmadan söylüyorum. Üstüme birini görmedim, duymadım. Garfield tarzı. Ama hayat 30 yaşına kadar gayet güzel gitti. Tek üzüntüm tembellik yüzünden gençliğimde çok pişmanlık duyduğum şeyler oldu ama şimdi düşününce amaan kim uğraşıcak. :slight_smile:


#1567

Tembellik haktır. O dini seslenişler bedensel yorgunluk sizi düşünemeyecek hale getirsin diye. Telefondan uzun uzun zor oluyor ama bugün 8 saat iş günü bile fazladır. İnsanı özgürleştirecek olan çalışma değil boş zamandır.

Telefondan zor oluyor. Tam yazamıyırum. kitap önereyim.


(Buyici) #1568

8 saat çok fazla. Aşırı fazla. İnsan kendine, sevdiklerine hiçbirşeye SAĞLIKLI zaman bulamıyor. Bugün çok zengin bir adamin oğlu olsam ya da kızı hiç düşünmem çalışmazdım. 3 kuruşa kölelik hizmeti veriyoruz. Hak arayınca da işsiz insanlar örnek gösteriliyor. Mesela bu 9 gün bayram tatilinde tek planım evde yatmak. Kızımla oynamak.


#1569

Bende sizin gibi düşünüyorum çalışma hayatı uzun iş saatleri insanı köleleştiriyor. Modern iş hayatı makineleşmeyle daha az iş saatleri için uygun, gelişmiş ülkeler 4,5 -5 saat iş günü ve vatandaşlık maaşı konuşuyor. Belki bizim için erken ama gelecek daha az iş günü gibi gözüküyor


#1570

Tesadüfe bak, ben de bu kitap hakkında düşünürken böyle bir soru sorma ihtiyacı hissettim.

Ben şunu anlamıyorum: neden herkes çalışmayı eziyet olarak görüyor. Bunun sebebi istemediği bir işte çalışmak mı? Tamamen kendi istediği yolda ilerleyen biri 8 saati 12 saati ya da 14 saati sorun edecek midir?


#1571

Fazla çalışmayı sorun etmeyebilir. çünkü yaşadığımız dünyanın kültürü , ideolojisi , dinleri vb bunu söylüyor. Tembellik hakkını savunanlar başka bir dünya mümkün diyenler.


(Emre ) #1572

“Asıl zenginlik yarın ne yiyeceğini düşünmeyecek kadar kaygısız olmaktır.” diye bir söz hatırlıyorum.

Fakat böylesine bir zenginliğe ulaşabilmek için çok çalışmak gerekiyor. Güce, zenginliğe ulaşmak her zaman çok zordu fakat yıkmak çok basit. Kaos-düzen ikiliğinin birbiriyle olan eşsiz uyumu. Çok ince çizgilerde birbirlerini inşaa ediyorlar.

Aristo da sanırım şey diyordu:

Birileri çalışacak, çabalayacak, toprağı kazacak, maden çıkaracak ki ben de sanat ve felsefe üreteyim.

Yine kendi sorumu sorayım:

Kimin çalışkan kimin tembel olduğuna kim karar veriyor?