Benimde anlayamadığım bir olay cidden
Almak istediğim kitaplarda( özellikle klasiklerde) çevirileri karşılaştırdığımda “Koridor” beni tatmin etmedi hiç. Bez kapak görüntüsüne de güzel deniyor ama nedense babannemin yatak çarşaflarına benzediği için klasikleri daha kaliteli çevirilerden okumayı tercih ediyorum. İyi çeviri başka, kaliteli çeviri çok başka sonuçta. 
Bugün ikisi henüz gelmişken 7 ve 8 çıkmış. Meraklısı Kitapyurdu sitesinden bakabilir. Eğer 5’i sepete ekliyorsanız 6. kitap biraz daha uyguna geliyor.
Gumball’un bununla ilgili bir bölümü vardı. Bölümün başında çocuklara bilgisayar oyunları şiddet içerdiği için yasaklanıyor ve bunların yerine kitap okuyun deniyor. Sonra çocuklar fark ediyorlar ki kitaplarda da şiddet var. Öğretmenlerine ve velilere kitapların zararlarını anlatıyorlar ve suç şiddet içeren materyalde değil çocuklarını bunların yanlış olduğunu bilecek şekilde eğitmeye uğraşmayan velilerde, zararlı gördüğünüz şeyi yasaklamak yerine çocuğunuzu düzgün eğitin benzeri bir mesaj veriliyor. Sonra öğretmen o zaman yapılabilecek tek bir şey var diyor ve bölüm toplu kitap yakma sahnesiyle bitiyor. Gördüğüm en iyi plot twistlerden biriydi.
Kız arkadaşımdan gelen yılbaşı hediyesi ile Sabahattin Ali kitaplığı tamamlanmış oldu.
Agatha ya ait olanlar ise 2. Dünya Savaşı sırasında geçen romanlar.
Yol günlüğü inşallah çok ağır değildir 
İyi okumalar herkese.
Dün gecenin birinde bir kitap Telegram grubunda birisi bayağı fark etmeden bunun baskısı biten üçüncü yani son kitabını bulamamaktan şikayet edince Goodreads’ten bakmayla falan üçleme olduğunu öğrendik. Amazon’da yazdım o sırada ben ve birinci kitabın 10 Tl’ye kadar düştüğünü diğerinin de 19 TL olduğunu gördüm. Grubun sahibi abla eski baskı, bir daha bulunmaz diyince ikisini de aldım aslında gelecek haftaki italyan Noel pazarı etkinliğine para biriktiriyor olmama rağmen. Ama aşırı garip bir durum var. Birinci kitap Martı etiketi altında çıkmış ikinci kitap ise Martı Genç diye. Ama birinci kitabın baskısı daha çok çocuk-genç kitabı gibi duruyor. Sırtlarının uyuşmaması biraz rahatsız edici duruyor her bakımdan. 3.kitabı da ikinci el uygun fiyatlara gördüm Dolap’ta falan, %10 kupon falan verirse ki yılbaşı zamanı verir onunla tamamlarım.
Seri kaçıncı kitapta bitecek peki? Eski seri 10+3 idi yanlış hatırlamıyorsam…
10 kitap olarak basılacağı açıklanmıştı yanlış hatırlamıyorsam.
Bizimle de paylaşır mısınız çeviri yanlışları nelermiş, kimler ne yanlışlar bulmuşlar? Çünkü çeviri tercih etmek başka hatalı çeviri demek başka, öyle değil mi?
Koridor yayıncılığın klasiklerde cilt kalitesi iyi olabilir ama daha önce dizi başlığında belirttiğim gibi çeviri bakımından bana da hiçbir şekilde cazip gelmiyor koridor klasikleri.
Çok yerinde bir benzetme
![]()
Kesinlikle dediğinizde haklısınız ama ne yazık ki bunları bir kenara not etmedim üzgünüm. İnternette diğer forumlarda ve sözlüklerde bir çok yorum bulunmakta, benim hatalı çevirilere denk gelmem ise alacağım kitabın çevirisine dair yorumları ararken karşılaşıyorum.
Acıyı Bal Eyledik ve Cennet Mahkumu uzun süredir beklediklerimdi.
Son alışverişler artık, 2 hafta önceki siparişimdi.
Dükkanı kapatıyoruz yakında.
Sanırım 10 kitap olacak şekilde planlanmış ve açıklanmıştı.
Onların boyları aynı değil mi? Simetri hastalığım hortladı yine.
Muhtemelen soldaki kitabın kapak hafif yukarı doğru açık durduğu için fotoğrafta aynı ebat değil gibi gözüküyor.
Evet aynı ancak sırtlarındaki seri numaralarının orada 6. kitaptan itibaren Pardayanlar yazmışlar. Bu yazı diğerlerinde yok. Bu olumsuz bir görüntü oluşturuyor.
Sanırım Özdemir Asaf’tan okuyacak bir şeyim kalmadı lakin ben kendisini çok beğendim. Toplu bir şekilde elimde olmasını çok istiyordum, iyi oldu. Tekli kitapları hep not doldu. Okuduğum şiirlerinden sonra ben de iki satır karalayarak kitaplarını ajandaya çevirdim resmen. Her yer yapışkanlı kağıt olmuştu.
Necatigil bu sene defalarca almaya yeltendiğim fakat hangi birisini alayım derken kararsız kaldığım birisiydi. Toplu eserler bu açıdan kurtarıcı oluyor benim için.
Sabahattin Ali’yi çok okudum dersem yalan olur. Tek tek kitapları telif düşünce almadım diyemem ama toplu eserleri kimden alacağımı bilemiyordum derken delta serisine girişince alayım dedim.
Tomris Uyar hiç okumadım. Benim için ilk olacak.
On Bin Kapı tarzı kitapları okumayı seviyorum. Çerezlik benim için fakat baskı kalitesini beğenmedim. 30 liranın üstünde ama çok dandik duruyor maalesef. Bu ekonomide ne desek boş.
Can ciltlilerin hepsini almıyorum ama pahalanmadan şu ikisini de alayım dedim. Benim için yeni yazarlar ikisi de.
Prespero serisini bırakmıştım aslında ama @alper böcü de böcü dedikçe ikirciklendim.
Bırakamadım…
Yine yapışkanlı kağıtlar @alper’in masrafa sokmasıyla alakalı. (Faturayı adresine yolluyorum…)
İthaki BKK takip ettiğim dizilerden. Prespero ve BKK karşılaştırmalı okuma yaparım. Çeviri farkları nasıl göreceğim. Bir de orijinalini bulmam gerekecek.
Öteki kitabını çok kullanmasam da bu sene İnstagram üzerinden bir paylaşım yapmıştım. Domuz saldırısına uğramıştım. Domuzlar çantamı çalıp kaçınca kitabı da çiğnemişler. Diş izleri vardı.
Bu sene yaşadığım en sıradışı olay buydu.
Bir de domuzlardan kitabımı geri alma hadisem var. Altı domuzun arasına girip kitabımı aldım çıktım.
Çantayı hazin bir törenle çöp kovasına gömdük.
Kurbağa ajandasını yine aldım. ![]()
@Arcade ben o kitapları okudum. Bence genç-çocuk kitabı denilebilir hepsine. Bir parça da sıkılmıştım. İnceleme yapmışım. Okumak istersen:








