Alfa en geç 2 ay arayla basıyor. Bekleyip göreceğiz.
Herkese merhaba. Merak ettiğim bir husus var. Okuduğunuz kitapların aldığınız kitaplara oranı nedir? Sakıncası yoksa yazar mısınız?
Ben kitaplarımı birkaç ayda bir toplu almaya çalışırım. Sadece kütüphaneme eklemek istediğim kitapları almaya çalışıyorum şimdilik. Kitaplar, okuma tutkumun yanında aynı zamanda bir hobi ve kültür benim için o yüzden aldığım kitaplar genelde seçmece oluyor. Evet, aldıklarımın hepsini okumaya çalışıyorum ama kütüphanem aynı zamanda hobisel anlamda koleksiyonum da olduğu için okuma hızım alım hızıma yetişemiyor genelde ![]()
Yılbaşından beri 40 kitap almışım. 11 tane okunmuş. Bugün yine almayı düşünüyordum ama bunu yazdıktan sonra vazgeçtim yoksa aradaki makas çok hızlı açılıyor.
Artık o kadar az kitap alabiliyorum ki bu yıl ilk defa bu konuya yazıyorum. ![]()
Mürekkep Karası Yürek’i alacakken kargo ödememek için @periyodiknesriyat 'ın önerisi aklıma geldi Büyük Defter | Kanıt | Üçüncü Yalan’ı da sepete ekledim. Babalar ve Oğullar’ı Kitapyurdu’nun hediye listesinden seçtim. Yaklaşık 20 sene önce okumuştum ve çok sevmiştim bir kez daha okumak istedim.
Kitap almayı (okumasam da bazen) ben de çok seviyorum ancak bunu kararında yapıyor muyum? Çok emin değilim.
Bunun bir sınırını çizmemiz gerekiyor. Bir arkadaşımız şuna benzer bir ifade kullandı: “benim karnımı doyuran kitaplar, yemek yemesem de olur.” bu normal mi?
Beslenmek (kaliteli beslenme) gibi temel bir ihtiyaçtan kısarak hatta feragat ederek kitap almak, kapağını açmayacağını bile bile kendini tatmin için almak çok sağlıklı değil bana göre. Ne dersiniz?
Yada şöyle soralım; hevesle topladığınız 2-3 yıl önceki kitaplar, serilerin hepsi şuan aynı heyecanı veriyor mu?
Umberto Eco’nun içindeki bütün kitapları okumayacağını bildiği, neredeyse 50 bin kitaptan oluştuğu düşünülen kütüphanesiyle ilgili kendisinin ve istatistikçi Nassim Taleb’ın yorumlarına göz atabilirsiniz bununla ilgili.
Burada çoğu kişinin okuma hızı kitaplığındakilerin yarısını bir ömürde okumaya yetmez belki de. Okudukça yenisi alan, eskisini elden çıkaran da olabilir. Herkesin bir bakış açısı var, birine diğerinden daha doğru demek kimseye düşmez gibi. Kütüphane oluşturmak ve bunun sınırları çok kişisel bir tercih. ![]()
Tabii ki böyle bir gereklilik yok Olmasına gerek de yok. Kitap okumak kadar satın almak da kişiyi mutlu edebilir.
Merhaba,
Açıkçası bu konuda yorum yapmayacağım. “Herkesin normali kendine” bir dünyada yaşıyoruz çünkü. Ben önceliğimi daha farklı ihtiyaçlarıma yönelttim ya da önümü göremediğim için kitap alacağım bütçeyi birikim yapıp çoğaltacak şekilde işlemeye çalışıyorum.
Bu sorunuz bana sorulabilecek en doğru sorulardan biri olmuş tesadüfen çünkü bu yılı sadece +5 sene önce satın aldığım kitapları okuyarak geçirdim.
Çok büyük bir kampanya gördüğümde kitap seçerken okuma zevkime uygun alım yapmaya çalışıyordum. Kitap seçme mantığım "bunu 3-5 sene sonra rafta görsem yine de okumak ister miyim?"di ve çok işime yaradı. Elimi kitaplığımdaki hangi kitaba atsam ilgiyle okuyabiliyorum.
Kitap istiflemek/okuyacağımdan çok kitap almak konusunda şunu düşünüyorum bu durum beni bir ara endişelendirmişti ama iyi ki zamanında alabildiğim tüm kitapları almışım. Şu an istesem de alamazdım maalesef…
Ben ederini bulan olursa satmaya da başladım. O günden beri bir avuç kitap sattım, on katını aldım ama satıyorum nasılsa diye. ![]()
Ne yapsam ters tepiyor.
@alper dönem dönem sahaflara kitap gönderip 2-3 yılda başladığı yere geri geliyor.
Bizim dediğimizi yapın, yaptığımızı yapmayın galiba ya.
Benim yüzdem de kitaplık/okuduğun kitaplar yüzde 22 civarında. Ama yılların getirdiği bir gereksiz şişkinlik var. Onları okumayacağımı biliyorum, ilk fırsatta elden çıkacaklar. Onları da düşersen yüzde 35-40 Lara gelir, bu iyi bir oran gibi geldi bana, dur biraz daha kitap alayım.
(bak yine)
En temizi bu bence. Bir daha dönüp bakmayacağım dediğim kitabı ev de yük etmiyorum kendime. ![]()
Ben okudukça kitap alan biriydim ama rıhtım sayesinde kitap alma sevdalısı olup çıktım. İşin tuhaf tarafı ise alınca mutlu oluyorum
Yine rıhtım sayesinde okumamda da büyük bir artış oldu.
Yeni kitaplara yer de lâzım tabi.
Benim kitap alma hızımı sağolsunlar kampanya paylaşan arkadaşlar sayesinde hızlandı. Bu sene dedim elimde ki kitapları biraz okuyayım. Daha az kitap alayım. Başarabilecek miyim bilmiyorum sene sonunda göreceğiz.
Kitap okuma hızımı eski işyerinde ki bir arkadaş ile iddiaya girerek hızlandırdım. Ama eski kitapları hala elimden çıkarmak konusunda pek becerekli değilim. Forumda bir satış denedim, onu tekrar güncelleyeceğim. Arsında eşiminde kitapları var. Eğer satılmazsa kütüphane alırsa hepsini oraya vermeyi düşünmeye başladım.
Eco altıntısıyla istiflemeyi yıllardır meşrulaştırma gayretinde olanları görüyorum. Takıntı kitapları satarak değilde özellikle okuduklarınızı ÇYDD, köy okulları ve doğudaki üniversitelere bağışlayarak ve daha fazla e-kitap, PDF üzerinden okuma yaparak aşılıyor. Çevremdekilerde de işe yaradı belki sizde de yarar. Bağılanan kitapların kime nasıl ne kapılar açacağını bilmemek daha umutlu olmamı sağlıyor. Hüzünleniyorum da şimdi yalan yok.
Bir indirim gelir bin indirim gider. Hayat memat meselesi edilecek kitaplar bir düzineyi geçmez.
Eğer gömülürsem kefenime cep diktireceğim, yakılırsa cesedim o kitapla birlikte yakılmak ve küllerimi pek sevdiğim bir yerde döktürmek var. Aklımda şimdilik bir kitap var ileriki yaşlarda 2-3 olur belki.
Kendim istiften nefret ederim. Kitaplarım tek bir kitaplığı doldurmuyor, beklemesini istemediğimi elden çıkarıyorum ve okuma hızıma göre de çok nadir kitap alışverişi yapıyorum.
Başkalarının kimseyi etkilemeyen kişisel tercihlerine karışmayı doğru bulmadığım için Eco örneğini verdim çünkü bunun “meşrulaştırma” gereken yanlış bir davranış olduğunu düşünmüyorum.
Edebiyat forumu burası, sahaftan kütüphaneden kitap alan da var, külliyatlar biriktiren de, dijital okuma yapan veya dinleyen de. Başkalarının okumasını materyal olarak nasıl muhafaza ettiğine “şöyle yapmalı böyle yapmalı” diyerek toplumsal bir bakış açısı sunmak biraz gülünç geliyor bana (bağış kısmına katılsam da).
Tercihlerinize karışmıyorum da Eco sözü mantra gibi çıkıyor karşıma. Farklı söz, alıntı bekliyorum aslında hayal kırıklığı benimkisi. Sizi alıntılardım öznem siz olsanız.
Mesajın gerisi takıntıya sahip olduğunu yazanlar için genel bir tavsiye idi. Okunmamış yıllarca bekleyen kitaplara üzülüyorum.
Hocam maalesef. Yıllardır böyleyiz. İhtiyaçtan fazla alıyoruz. Bu çok okumamızı da sağlıyor mu, evet sağlıyor ama yine de fazla. Haklısınız.
Ben kendim için bunu 1 sene önce falan fark ettim. Öncesinde kitap alma maksadım kütüphane oluşturmak, kitaplarla kurduğum romantik bağı benden sonraya aktarabilmekti ama fark ettim ki bu da bir tür bağımlılık/istifçilik oluyordu benim için. Bir şekilde bıraktım; eşe dosta kitap istediği zaman satın alır hediye ederdim, artık isteyene istediği kitabı kitaplığımdan veriyorum falan. Eldekileri de bazen zaman buldukça satıyorum. Kitap okumak, edebiyatla uğraşmak falan da eskiden sandığım gibi romantik ve çok hakiki bir şey değilmiş onu fark ettim. Kurgu da eskisi kadar heyecanlandırmıyor zaten beni, eskiden okuduğum eserlerde kendimle özdeşleştirdiğim oranda bir kitaptan etkilenirken artık bir yabancı olarak okuyorum satırları.

