Adolin açıkçası ilk başlarda çok ilgi çekici gelmiyordu bana. Ama her geçen kitap üstüne koyarak ilerledi ve zamanla okumaktan en zevk aldığım karakterlerden biri oldu. Böyle gelişim gösteren karakterler çok daha fazla ilgi çekiyor. Özellikle de iyi işlenirlerse. Umarım serinin ikinci 5’li serisinde de böyle devam eder.
Lift ile Szeth zaten baştan itibaren gönlümüze girenlerden.
Üçüncü bölümü bitirdim. Birkaç sahne hariç hiçbir yaraya merhem olmayan bir bölüm. Tabii ki başkalarının ilgisini çekebilir bunlar ama bende hiçbir etkisi olmadı. Okumaya devam ama dörtten de beklentim yok. Umarım beş güzel çıkar.
Dördüncü bölümü bitirdim. Öncesinde hazırlandığım için olsa gerek, üç kadar sıkılmadım.
Shallan’ın sırrını öğrendik sonunda. Adolin’i neredeyse mahkum edecek spren’i öldüren Shallan imiş. Umarım rahatlar artık. Gerçi tamamını atlayarak okuduğum için rahatlamasa da olur.
Maya’nın Adolin’i kurtaracağını adım gibi bildiğim için etkisi bende az oldu ama bölümdeki en iyi sahneydi.
Eshonai ile geçmişe gidilen kısımlar da görece sıkıcı idi. Hızlı geçtim.
İçinde Lift ve Wit olan her sahne güzeldir.
Sprenler demek ki bağlarını koparırken Parlayanlar ile ortak olarak karar vermişler ve öleceklerini düşünmemişler. Bakalım arkasından nasıl bir bit yeniği çıkacak.
İki bölümdür Navani’nin kısımları en sıkıcı yer oldu benim için. Zerre ilgimi çekmiyor fabriallar vs.
Raboniel’in amacını da öğrenmiş olduk. Kaladin de kendi açısından buna bir ışık çakmıştı öncesinde (bunları öldürüyoruz geri geliyorlar, kalıcı öldüremez miyiz diye düşünmüştü). Bir örneğini de gördük zaten Raboniel’in kızında. Bundan sonra işler iyice kızışır artık.
Her bölümü kendi içinde yorumladım yukarıda, son bölüm her kitapta olduğu gibi bu kitabın da en iyisiydi ama önceki kitapların son bölümlerine göre sönüktü.
Kaladin ile Pursuer savaşı kitabın en iyilerindendi. Özellikle de The Pursuer’ın The Loser’a dönüşmesi. Ayrıca Pursuer’ın El tarafından yok edilmesini de çok olumlu buldum. Tekrar gelse artık hikayeye bir şey katamayacağı ve tekrara da düşeceği için zarar verirdi artık
Taravangian’ın Rayse’in yerine geçmesi işi çok cheesy idi. Cultivation ayarlamış vs tamam da, bu iş çok oldu bittiye geldi. Bir de bir Tanrı’nın bir kılıcın tek darbesi ile yok olması fikri bana biraz zorlama geliyor (sadece Vessel bile olsa). Kısacası Tara’yı severim ama çok sündürüldü maalesef. Şimdi de baş kötü gibi bir şey oldu. Muhtemelen champion olarak Moash’u seçecek ve Kaladin ile kapışacaklar.
Venli, listener vs kısımları iyice birbirine girdi son bölümde. Yok birlikte savaşmışlar da, yok Fused listener olmak istiyormuş da bilmem neymiş de. Bir de çok matahmış gibi Epilogue kısmını Eshonai ile bitirdik. Aynen Eshonai mutlu öldüğü için bizim de içimize su serpildi.
Ishar kısımlarının tamamı ilgi çekiciydi. Hem kafayı yemesi hem savaşçılığı hem de Sprenlere vücut bulması filan ilginçti. Beşinci kitabın önemli karakterlerinden olacağını düşünüyorum. Aklıma glemişken, Szeth kılıcını nasıl bulmuştu?
Sevmediğim bir sürü şey oldu kitapta, şimdi yazmakla zaman kaybetmeyeyim. Şu kitap 500-600 sayfa olsaymış süper olurmuş. Üzerinde konuşulacak şeyler de vardı ama ben okumaya geç kalınca onları da yapamadık. Neyse bakalım, beşinci kitapta görüşürüz.
Kitaba görüşlerimiz çoğunlukla paralel Bir boşlukta başlıktaki spoiler lı mesajlara da göz gezdir üstat, bende oturmayan yerler vardı güzel cevaplar geldi sonra.
Szeth’in ilk kılıcı Shin den beri hep ondaydı, sonra kendi bırakmıştı. İkincisi nightblood/gecekanı. Yanlış hatırlamıyorsam adalet elçisi Nale ona vermişti, semadeşen falan olma sürecinin başlarında da hep ondaydı.
Okudum hepsini kitabı bitirince. Kronolojiye dair kafama oturmayan bir şeyler var ama muhtemelen RAFO’dur. Beşi bitirince o sorular hala kalırsa sorarım.
Wit muhtemelen Shard’lardan birine sahip olabilecekken istemiyor. Tanrı olabilirdi’den kasıt bu olsa gerek. Peki kendi güçlerine nasıl sahip oluyor? Orası hiç açıklanmadı, açıklanacak mı emin değilim.
Bir yerde Stormfather Kaladin için Son of Honor dedi, bunu literally mi söyledi belli değil. Ben Kaladin’in beşinci yemini ederek Honor olacağını düşünüyorum. Madem Rayse ölünce Taravingian Odium oldu, o zaman Honor’ın yerine de Kal geçsin.
Beşinci kitap için bir tarih var mı dicem ama daha kitap yok ortada. Ben muhtemelen İngilizceden devam ederim. Benim hızıma göre siz beni çıkmamış kitapla da yakalarsınız diye düşünüyorum. Sen yine de konusunu açar mısın? Ben not alıp oraya spoiler ile yazarım. Hatta ikimiz kaldık gibi, istersen sen de İngilizceden devam et.
Okunur mu okunmaz mı peki? 3. kitaba elim gitmiyor bir türlü ve görebildiğim kadarıyla 4 çok da bayıldığınız bi kitap olmamış. 2. kitaptan çok aşağıdaysa zorlamayayım, 2 güzeldi.
Ben gibi çok takmadan, belirli yerleri atlaya atlaya okursan su gibi akıyor.
Ben şöyle yaptım: Shallan, Eshonai ve Navani kısımlarını hızlı hızlı geçtim ama hiçbir diyalogu atlamadım. Bu şekilde katlanır oluyor. Ama bu bölümleri çok sevenler de var.
Üçüncü kitap güzeldi de bir bölümü aşırı sıkıcı idi, bir bölümü eh işte idi. Diğer 3 bölüm gayet iyiydi.
3, 4 ve 5. kitap için yapılabilecek en doğru yorum (Hadi üçte biraz daha fazla iyi yerler vardı.) Tabii 5 için çok daha farklı yapılabilecek yorumlar da var ama artık onu orada konuşuruz.
Olaylar bu kadar güzel olmasa kesinlikle devam edeceğim bir seri değil.
Bende öyle düşündüm, güçleri de diğer diyarlardan toplaya toplaya muhtemelen. Zaten bu kitabın sonunda Taravangian ile karşılaştığında kaybettiği nefesler ile Nalthis’ten aldığı gücü öğrendik. Sissoylunun bir yerlerinde Allomansisini de görmüştük sanki ama unuttum ( gizli tarih olabilir? ).
Biraz sosyal medyalarına da bakındım şimdi, forumda cevap gelmemesi gibi orada soranlara da hiç cevap gelmemiş Tarih hala yok, ama açarız ya konuyu. Uzuuun bir etkinlik tarihi gireriz, nolcak . İngilizce okuyanlardan diğerleri de yorum yazarlar.
Bence okunmayacak bir şey yok ya, öyle serinin yerlerde sürünen bir seviyeye indiği yok. İlk kitapların seviyesinde değil sadece. Bunu da ben Sanderson’ın bazı şeyleri illa yazmam lazım, mutlaka detaylandırmam lazım, okur bunu da merak eder bunu da koymam lazım vs gibi ismi büyüyen yazarlarda çok gördüğüm bir durum yaşamasına bağlıyorum .
Bir de biz periyotları ne kadar aralıklı yapmış olsak da, yine de hem kitaplar hem evren çok hacimliydi. İster istemez yordu. Ben bunları okurken boş vakitte başka şeylere hiç girişmemeye çalıştım, yoksa çok yavaş gidiyordu okumaca.
Nefesler nedir, ne işe yarar hiçbir fikrim yok. Ben Kozmer’e dair ilk üç Sissoylu hariç hiçbir şey okumadım. Bir tek Edgedancer ve Dawnshard var, onlar da bu seriye dahil zaten.
Beşinci kitap yakında gelmez. Ben dün başladım, Prologue’u okudum. Konuyu açarsan sevinirim, arada yazarım oraya. Hatta sen de İngilizceden devam et bence.
Savaşkıran’daki büyü sistemi nefes . Bir boşluk yakalarsan ona da el atarsın 5. den sonra.
Açayım şimdi, dün pc den girmeyince bakamadım tekrar. Öte bir tarih girerim etkinliğe, tr baskı için temenni gibi olur artık . Ama ben çeviriyi beklerim ya yine de, İngilizce okurken çook çok yavaşlıyorum, okuma hızım -5x falan oluyor. Nasıl olsa çevirisi geleceği için beklerim ben ( gelmezse forumda yakılan ben olmam umarım ) .
Akıl’ın genel olarak hedefi belli değil, muallakta bırakılıyor. Ama genel olarak bakıldığında her büyü sisteminden kendine almaya çalışıyor bu belli.
Sissoylu Gizli Tarih’te lerasyum boncuğunu aldığına şahit olduk yani kendisinin bir Sissoylu olduğunu biliyoruz. Hatta 2. kitapta Shallan ile ilk buluşmasında metal karışımı yutuyor. Shallan’ı bulurken ve Shallan’la konuşurken Allomansi kullandığına dair işaretler var. Nalthisten Nefes almış, Roshar’da sprenle bağ kurdu. Sel’de Elantrian olmaya çalışmış, hatta biraz spoiler olacak ama gizli projelerden birinde Elantrian olarak Dor’a ulaşım sağlamış sanırım. Farklı bir şeye daha sahip olduğu da 5. kitapta görülecek, bir şey söylemeyeyim .