Ben de birkaç ay önce bitirdiğimden, hafızam tazeyken kitabın tamamı hakkında görüşümü paylaşayım da, bitirenler sonra bakar dedim.
İlk olarak, bu kitap hem genel Kozmer hem de Fırtınaışığı Aşivi’ne yazım olarak ters. İlk başta belki İngilizce okuduğum için öyledir diye düşündüm, sonuçta daha 2. İngilizce Sanderson kitabımdı. Ama kitabı bitirdiğimde de, veya ondan sonra 2 tane daha İnglizce Sanderson okduğumda da emindim ki bu kitap farklı hissettiriyor; ve mallesef bu iyi yönde değil. Hatta ben ileri götürüp, bu kitabın yazım dili olarak kasten böyle yapıldığının farkında olarak, en zayıf Kozmer kitabı olduğunu düşünüyorum. Evet, adamın ilk eseri Elantris bile daha zevkliydi. Hani karakterler bildiğimiz karakterler gibi değil, olaylar beklenildiği kadar epik olmuyor. Hele bi Taravangian ile Jasnah’nın münazara sahnesi var akıllara zarar. Konuşmalar yine uygun olsa da hani her şey… sönük hissettiriyor be.
Tabii bu dediklerim kitabın her kısmı için geçerli değil, özellikle de baş ve son için. Başlangıçta zaten her şey daha yeni başladığı için o kadar göze batmıyor, hele 2. bölüm öyle hızlı tempolu geçiyor ki umursamıyorsunuz bile. Son iki üç bölüm de normal Sanderson finallerinden bile daha iyi olabilmeyi başaran bir başyapıt bence, o yüzden yine çok umursanmıyor. Fakat halen elimizde kitabın yarısı var ve bu göz ardı edilnilebilecek düzeyde değil.
Sıkıcılık da cabası tabii. Oathbringer Shadesmar kısımlarının, Savaş Ritmi Venli/Eshonai flashbacklerinin (hatta benim için Navani/Raboniel kısımları da) varlığından, bu kitapta da öyle bir kısım olacağını düşünmüştüm ama dediğim gibi, bu kitap farklı. Bu kitabın direkt yarısı sıkıcı ama özellikle bir kısım değil. Mesela Adolin kısımları bazen ilgi çekici, bazen aşırı uzatılmış. Sigzil kısımları yine o “her şey sönük hissettiriyor” sorunundan muzdarip. Geçen kitap başımıza vura vura anlattığı Venli’yi bu kitapta beş defa falan gördük. Ve tabii ki en kötüsü Kaladin. Arkadaş Kaladin Stormblessed ya bu, yaşayan en efsanavi adam ya! Versene eline bir mızrak da gitsin savaşsın! AMa yok, adamın tek yaptığı birilerini iyileştirmek. Vallahi okurken çıldırdım.
Mesela bu kitapta Kaladin’in zihinsel yardım ettiği kişiler tam liste:
- Szeth
- Nale
- İshar
- Nightblood/Gecekanı
- 12124
Peki final hariç bu karakter başka ne yaptı? HİÇBİR ŞEY. Anca Syl ile dans etsin.
Bi Dalinar her zaman iyiydi. Kitabı gerçekten Dalinar taşıdı. Sadece onun bölümleri her geldiğinde “tamam, işte şimdi güzel bir bölüm” dedim ve hep haklı çıktım.
Fakat ne kadar şikayet etsem de, o final karşısında şapka da çıkartırım. Bana bir an kitabın mükemmel bir kitap olduğunu bile düşündürttü. Gerçekten Kaladin’den Shallan’a, Dalinar’dan Sigzil’e, finalde olan her bir olayı okuması aşırı zevkliydi.
Özet olarak, bu kitap şanslı. Şanslı çünkü anlattığı hikaye güzel. Yoksa bu anlatış biçimiyle benim en sevmediğim kitaplar arasında yer alabilecekken finalde olanlar falan neredeyse tüm saygısını kazandırttı.
Bu arada kaçıranlar için Fırtınaışığı Arşivi 2.Çağ, yada artık hiç Fırtınaışığı kalmadığı için Yokışığı Arşivi Çağ’ında kitapların POVleri sırasıyla Lift, Renarin, Ash, Taln ve Jasnah olacak. Bunlardan Lift, Taln ve Jasnah esas önemli POVler olacaklar. Kaladin, Shallan ve Adolin ise şuanki kadar önemli protagonistler olmaya devam edecekler.