Wind and Truth - Fırtınaışığı Arşivi 5. Kitap Okuma Etkinliği

Herkese merhaba, bekledik bekledik ama 5. kitabın dilimize çevrilmiş versiyonuna henüz kavuşamadık. İngilizce okuyanlar için de etkinlik başlığını önden açtık şimdilik. Çevirinin önceden bize iletilen tarihleri tutmayınca başlığı açarken etkinlik tarihlerini üfürdüm o yüzden biraz :grinning_face_with_smiling_eyes: . Türkçe baskı gelince düzenleriz tekrar.

Açıkta spoiler vermemeye, spoiler ları belirtirken sayfa/bölüm numaralarını başta iletmeye dikkat edelim yine. Şimdiden katılacak herkese keyifli okumalar dilerim.

Roshar İnteraktif Harita

Önceki etkinliklerin linkleri;

Bazı terimler ve kavramlar için mini rehber;

6 Beğeni

Ben de birkaç ay önce bitirdiğimden, hafızam tazeyken kitabın tamamı hakkında görüşümü paylaşayım da, bitirenler sonra bakar dedim.

İlk olarak, bu kitap hem genel Kozmer hem de Fırtınaışığı Aşivi’ne yazım olarak ters. İlk başta belki İngilizce okuduğum için öyledir diye düşündüm, sonuçta daha 2. İngilizce Sanderson kitabımdı. Ama kitabı bitirdiğimde de, veya ondan sonra 2 tane daha İnglizce Sanderson okduğumda da emindim ki bu kitap farklı hissettiriyor; ve mallesef bu iyi yönde değil. Hatta ben ileri götürüp, bu kitabın yazım dili olarak kasten böyle yapıldığının farkında olarak, en zayıf Kozmer kitabı olduğunu düşünüyorum. Evet, adamın ilk eseri Elantris bile daha zevkliydi. Hani karakterler bildiğimiz karakterler gibi değil, olaylar beklenildiği kadar epik olmuyor. Hele bi Taravangian ile Jasnah’nın münazara sahnesi var akıllara zarar. Konuşmalar yine uygun olsa da hani her şey… sönük hissettiriyor be.

Tabii bu dediklerim kitabın her kısmı için geçerli değil, özellikle de baş ve son için. Başlangıçta zaten her şey daha yeni başladığı için o kadar göze batmıyor, hele 2. bölüm öyle hızlı tempolu geçiyor ki umursamıyorsunuz bile. Son iki üç bölüm de normal Sanderson finallerinden bile daha iyi olabilmeyi başaran bir başyapıt bence, o yüzden yine çok umursanmıyor. Fakat halen elimizde kitabın yarısı var ve bu göz ardı edilnilebilecek düzeyde değil.

Sıkıcılık da cabası tabii. Oathbringer Shadesmar kısımlarının, Savaş Ritmi Venli/Eshonai flashbacklerinin (hatta benim için Navani/Raboniel kısımları da) varlığından, bu kitapta da öyle bir kısım olacağını düşünmüştüm ama dediğim gibi, bu kitap farklı. Bu kitabın direkt yarısı sıkıcı ama özellikle bir kısım değil. Mesela Adolin kısımları bazen ilgi çekici, bazen aşırı uzatılmış. Sigzil kısımları yine o “her şey sönük hissettiriyor” sorunundan muzdarip. Geçen kitap başımıza vura vura anlattığı Venli’yi bu kitapta beş defa falan gördük. Ve tabii ki en kötüsü Kaladin. Arkadaş Kaladin Stormblessed ya bu, yaşayan en efsanavi adam ya! Versene eline bir mızrak da gitsin savaşsın! AMa yok, adamın tek yaptığı birilerini iyileştirmek. Vallahi okurken çıldırdım.

Mesela bu kitapta Kaladin’in zihinsel yardım ettiği kişiler tam liste:

  • Szeth
  • Nale
  • İshar
  • Nightblood/Gecekanı
  • 12124

Peki final hariç bu karakter başka ne yaptı? HİÇBİR ŞEY. Anca Syl ile dans etsin.

Bi Dalinar her zaman iyiydi. Kitabı gerçekten Dalinar taşıdı. Sadece onun bölümleri her geldiğinde “tamam, işte şimdi güzel bir bölüm” dedim ve hep haklı çıktım.

Fakat ne kadar şikayet etsem de, o final karşısında şapka da çıkartırım. Bana bir an kitabın mükemmel bir kitap olduğunu bile düşündürttü. Gerçekten Kaladin’den Shallan’a, Dalinar’dan Sigzil’e, finalde olan her bir olayı okuması aşırı zevkliydi.

Özet olarak, bu kitap şanslı. Şanslı çünkü anlattığı hikaye güzel. Yoksa bu anlatış biçimiyle benim en sevmediğim kitaplar arasında yer alabilecekken finalde olanlar falan neredeyse tüm saygısını kazandırttı.

Bu arada kaçıranlar için Fırtınaışığı Arşivi 2.Çağ, yada artık hiç Fırtınaışığı kalmadığı için Yokışığı Arşivi Çağ’ında kitapların POVleri sırasıyla Lift, Renarin, Ash, Taln ve Jasnah olacak. Bunlardan Lift, Taln ve Jasnah esas önemli POVler olacaklar. Kaladin, Shallan ve Adolin ise şuanki kadar önemli protagonistler olmaya devam edecekler.

3 Beğeni

Okumadım. :slight_smile: Bitince artık. :slight_smile:

Prologue’u okudum. Gavilar sen ne yavşak bir adammışsın.

Gavilar’ın elindeki Voidlight’ın Anti olmadığını ve Ghostbloods tarafından verildiğini düşünüyorum. Navani’ye güvenmeyecek kadar bencilmiş. Güvense neler olurmuş insan düşünmeden edemiyor. Sonuçta bir Fused güvendi ve olanlar ortada.

Stormfather ilk buna yanaşmış ama neden? Kholin ailesinde özel bir şey mi var? Ayrıca Gavilar’ın sözleri kitaptan sürekli sallaması da çok komikti. :sweat_smile: Yalnız Gavilar neden Radiant olmak istemiyor da direkt Herald olmak istiyor. Yani tamam ölümsüz olmak istiyor, motivasyonunu anladım da acaba Stormfather’dan bir şey mi duydu yoksa baktı Heralde var, Radiant var, bana Herald’lık yakışır mı dedi. :slight_smile:

Ayrıca Gavilar’ın bir insanın söyleyebileceği en önemli sözlerden kastını bu kadar zamanda anlamamış olmam da benim ayıbım olsun. İnsan gözünün önündekini göremiyor bazen.

3 Beğeni

Birinci gün bitti. Neredeyse hiçbir şey olmadı. Gereksiz bir bölüm diyemem de standart Sanderbot işte.

Şimdi Interlude’ları da okudum.

Kelsier Sissoylu’da Vin’e her şeyi öğreten eleman değil miydi? Onun ne alakası var Ghostbloods ile?

1 Beğeni

Hmm, kim bilir? RAFO.

1 Beğeni

Ya ben o kitapları okuduğumda bu eleman ölmüştü sanki. Revive mı ettiler ne yaptılar bunu?

[Sissoylu Spoiler, sen okuyabilirsin]

Eh, artık öğrendin sonuçta. Evet, Kelsier yaşıyor. Yani… sayılır. Bir nevi Elçiler gibi bir şey oldu. Cognitive Shadow deniyor buna. Nasıl olduğunu öğrenmek istiyorsan Sınırsız Arcanum (Arcanum Unbounded) içinde olan Sissoylu: Gizli Tarih (Mistborn: Secret History) hikayesini okuyabilirsin. Genel olarak Kozmer’e ilgi duyuyorsan mutlaka okuman gereken hikayelerden birisi. Fırtınaışığı ile pek alakası yok tabii, orası sana kalmış.

2 Beğeni

Teşekkürler bilgi için. Yok hiç ilgi duymuyorum diğer serilere hatta bu seri içinde başka dünyalar olmasından da rahatsızım ama yapacak bir şey yok. :slight_smile:

1 Beğeni

Aklıma gelen bir soru var. Bu Shadesmar eğer tüm dünyaları birbirine bağlayan ortak bir nokta ise (öyle mi ondan da emin değilim), o zaman diğer dünyalarda da spren olması gerekmiyor mu? Hatırladığım kadarıyla Sissoylu’da spren diye bir şey yoktu.

Sprenler bizzat Shardların yarattığı şeyler, yani Honor ve Cultivation’ın. Sadece Roshar’a özeller. https://roshar.17thshard.com/#/tr/events/spren-created

Cosmere üç realmden oluşuyor: Physical, Coginitive ve Spiritual. Shadesmar ise Cognitive Realm’dır ve burası insanların düşüncelerine göre şekillenir. Yani insanlar genel olarak bir şeyi nasıl düşünüyorsa o şey öyledir. Mesela bir gemi, bir saray. Sprenler de biraz böyle. Düşüncelere göre şekillenmişlerdir.

Shadesmar ile birkaç bilgi daha vereyim. Daha okumayanlara, gerisi Isles of the Emberdark kitabından açıklamalar içeriyor. Direkt kitabın spoileri değil fakat okuyarak kendiniz öğrenmek istiyorsanız açmayın derim. Shadesmar ile Physical Realm o kadar da farklı değildir. Yani nasıl uzay aracılığıyla Physical’da başka dünyalara gidebilirsen, aynı şeyi Shadesmar’da da yapabilirsin. Ama dediğim üzere Shadesmar düşüncelere göre şekillendiği için, ve insanlar da mesafeleri doğru düşünmekte berbat oldukları için, Shadesmar’da hareket etmek çok daha kısa ve kolaydır. Mesela Shadesmar’da en karanlık yerlerde bile biraz ışık vardır, nedeni ise insanların karanlığı tam olarak düşünememesidir. Yani olurda insanlar uzaklıkları doğru düşünmeye başlarsa Shadesmar da yolculuk için çok zorlu olacaktır.

Yani kısa cevap, sprenler Shardlar onları yarattığı için Roshar’a özgüdür, Shadesmar ise değil. Her yerde Shadesmar vardır (tabii Roshar’ınki boncuk denizinden dolayı yine farklı) Fakat başka yerde sprenler olsa bile insanların düşüncelerine göre farklılık gösterebileceklerinden muhtemelen bildiğimiz şekillerde olmazdı.

(o değil de ne kadar çok yani demişim)

3 Beğeni

İkinci gün bitti. Birkaç bir şey harici yine pek bir şey olmadı.

Renarin’in gay çıkması ve üstüne de Rlain’e kesik olması şaşırtmadı değil. Acaba sırf Renarin kesik diye mi Rlain de Truthwatcher oldu, Renarin mi etkiledir bir şekilde?

Tanavast öldükten sonra Honor’ın neden yeni bir vessel bulmadığını merak ediyordum. Kitaptakiler de merak etmeye başladı. Muhtemelen Tanavast’ın ölmesi, Radiant’ların sprenleri ile bağını koparması ve Shattered Plains’in o hale gelmesi birbiriyle bağlantılıdır.

İçimden bir ses direkt 7 hatta 8. güne atla diyor da neyse, şimdilik okumaya devam.

2 Beğeni

Roshar spren yönünden biraz daha özel olsa da diğer gezegenlerde de var. Sissoylu’da yok. Elantristeki seon ve skazeler mesela spren. Gizli projelerde de farklı sprenler varmış, halen daha okumadım, o yüzden yorum yapmadım.

Sissoylu’da Kuşam(investiture) bilinç sahibi olmamış, teorik olarak mümkün olsa da. Shardlar ile alakalı bir durum büyük ihtimalle. Spren’e en yakın varlık “sis”, o da tam bilinçli bir varlık değil.

Shadesmar Bilişsel Alem, yani birbirine bağlayan ortak nokta demek sanki biraz farklı bir şey gibi algılatıyor insana. Fiziksel Alem de ortak değil mi yani mesela anlatabiliyor muyum? Shadesmar 3 boyutlu dünyamızın iki boyutlu haritalı hali gibi. Bilişsel alem, içindeki varlıkların algılarına göre şekillendiğinden uzay boşluğu Shadesmar’da yok gibi bir şey, ya da fiziksel halinden çok daha küçük, bu da dünyalar arası mesafeyi oldukça kısaltıyor. Uzayı geçmek için gereken fiziksel zorluklar haricinde de Shadesmar yolculuğu fiziksel yolculuktan çok daha hızlı oluyor.

1 Beğeni

Yeni sorular. :slight_smile:

Yeminler her gruptaki her seviye için aynı mı? Mesela Kaladin’in 3. seviyesi ile başka bir Windrunner’ın 3. seviyesi tamamen aynı mı yoksa herkes için farklı mı? Gördüğüm kadarıyla ilk yemin herkeste aynıydı. Eğer yeminler aynı ise Kaladin bu sözleri diğer Windrunner’lara söylese, onlar da tekrar etse olmuyor mu, illa kendileri bulup hissederek mi söylememiler?

Szeth’in kılıcı (Nightblood idi sanırım adı) bir Vessel’i öldürebilecek kadar güçlü ama ne hikmetse kendi kını sorun olmadan taşıyabiliyor. Bilmiyorum bir tek bana mı garip geliyor. Ha derseniz ki illa pierce etmeli, değmesi yetmiyor, o da biraz cheesy geliyor bana. Acaba kını alüminyum mu, ondan da olabilir bak. Gerçi bilmiyorum alüminyum bu kılıçta işe yarıyor mu.

Bir de kitapta sürekli “storms”, “storming fool” falan diyorlar ya, bunu Türkçeye nasıl çevirmişler, lanet diye mi?

Yeminler ilerledikçe kişiye göre değişiyor ki sadece doğru yemini bilmek de yetmiyor. Yetiyor olsa ilk yemin herkes için aynı olmasına rağmen herkesin Parlayan olamaması gibi bir durum olmazdı. Yemini hissederek ve inanarak söylemeliler. Mesela Kaladin 4. idealini uzun zamandır biliyordu aslında ama bunu kabul edecek durumda değildi. Herkesi koruma isteği uzun süre engel oldu 4. ideali söylemesine. Sözleri önceden söylese de sırf içten içe ne olursa olsun herkesi koruma saplantısı nedeniyle hiç etkisi olmayacaktı.

Szeth’in kılıcı Vasher ile Shashara yapıyorlar ve bir yerde açıklanmadıysa nasıl yapıldığını bilmiyorum ama Vasher’in ne kadar güçlü olduğunu bildiğimizden Vessel öldürme açısından sorun görmüyorum. Kını söylediğin gibi alüminyum diye hatırlıyorum ve elbet böyle bir kılıç yapabilenler onu kontrol altında tutacak bir kın da yapabilirler diye düşünüyorum. Belli mi olur ilerde B.S. bir kitabında bu konulara da açıklık getirir.

3 Beğeni

Her Parlayan Tarikatı’nın farklı durumu var. Rüzgârkoşucular için her yemin aynı iken, Işıkörü için farklı mesela. İlk yemin hariç, Shallan diğer yeminlerde kendisi ile ilgili bir gerçeği söylemek zorunda kalmıştı. Rüzgârkoşucularda ise her yemin aynı fakat Fırtınababa’nın bu yeminleri kabul etmesi de gerekiyor. Şahsen ben de neden direkt o kabul ediyor tatmin edici bir açıklamaya sahip değilim fakat öyle söyleme ile bitmiyor iş. Mesela Oathbringer’ın sonunda Kaladin kelimeleri söyleyemedi; bilmediğinden değil, hissedemediğinden.

Onaylanmış bir açıklama hatırlamıyorum fakat gerçekten olası. Nightblood çok Invested olduğundan alüminyum gibi bir madde onu durdurabilir. Ama dediğim gibi emin değilim. Coppermind’da da bulamadım böyle bir bilgi.

“Storms” = “Fırtınalar” / “Storming” =" Fırtına Kapası" olarak çevrildi. İkincisi için direkt bir çeviri olamayacağından bence güzel bir yorum. Zaten genel çeviriyi pek sevmesem de terim çevirilerini genel olarak çok başarılı buluyorum.

3 Beğeni

https://wob.coppermind.net/events/171-oathbringer-release-party/#e8162

It has an aluminum scabbard with a clasp on it to prevent easy release of Nightblood.[11] The scabbard was not directly involved in Nightblood’s Awakening and it has not been revealed when it was created, or by whom.[12]

Coppermind makalesinde var aslında ama gözden kaçmış olabilir.

Yumi and The Nightmare Painter’da var evet ve hikayenin ana temalarından. Sunlit Man’de farklı birşey var. Tress’de hatırlamıyorum.

2 Beğeni

Warbreaker okumadığım için net bir bilgim yok ama çok güçlü olduğunu tahmin etmek zor değil. Lakabı güzel bir kere. :slight_smile:

Alüminyum da acaba Adonalsium’un mu kalıntısı? Yoksa ne gibi bir gücü olabilir ki shard’lar karşısında.

İkisi de gayet iyiymiş, tebrikler çevirmenlere.

İkiniz de teşekkürler yanıtlar için.

Üçüncü bölüm bitti. Bu bölüm görece iyiydi. En çok da Adolin’in Azish generalle olan ilişkisini beğendim.

Ayrıca sonunda Szeth’in ikinci surge’ünü de görmüş olduk.

Dördüncü bölümle devam. :slight_smile:

3 Beğeni

Ben direkt Nightblood diye aratıp baktım, Arcanum’daki açıklamayı bulmama imkan yoktu :grinning_face_with_smiling_eyes: Sağol tabii onayladığın için.

2 Beğeni

Warbreaker’ı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Vasher gibi karakterleri ve oranın özel büyü sistemi haricinde de güzel bir hikayesi var. İlerde ekrana taşınmasını en çok istediğim B.S. kitabı olabilir. Hem diğerlerine göre daha rahat taşınabilir. Kitabın sonunda Vasher’ın gerçek kimliği ortaya çıkınca oluşan tepkiyi gördüğünde daha da büyüyor gözünde. Geçmişini en merak ettiğim karakter Hoid(Akıl) ile birlikte.

2 Beğeni

Bundan kasıt Zahel mi yoksa başka bir gerçek kimliği mi var?