Tehlikeli Görüler - Harlan Ellison Okuma Etkinliği

  1. öyküyü bitirdim. James Joyce tarzında bir bilimkurgu öyküsü tüm yazınsal türler içinde herhalde en son ihtiyacım olan şeydi. :slight_smile: Yine de umduğum kadar sıkılmadan ve bir görev bilinciyle okuyup bitirdim. Öykü hakkında yorum yapamayacağım. Ama öykünün üslubu sonlara doğru normalleşiyor ve nispeten tatmin edici, gülümseten bir kapanışla sonlanıyor.
6 Beğeni

Benim için biraz beklentimin altında gidiyor. Ben daha güçlü bilim kurgu okuyacağım düşüncesiyle başladım ama genelde bilim kurgu dozu biraz düşük hikayeler buldum. Şu an 416. Sayfadayım şu tuhaf öyküyü de okudum aslında, sanırım finnegan uyanması’na göndermeler içerdiği ve biraz joyce’vari yazıldığı için karmaşık gelmiş olabilir ama biraz fırsat verirseniz ortasından sonra taşlar yerine oturuyor ve anlaşılır oluyor öykü. Yine de okurken gerek var mıydı? Diye sormadan yapamadım.

5 Beğeni

Bitirdiğim diğer hikayeler.

5-Malley Sistemi 3/5
İlk başta kopuk kopuk olan anlatımlardan bir şey anladım. Sonra ne olduğunu ve anlamak istediğini anladım. Bir tane film vardı Silvester Stolene’un o aklıma geldi.
6-Juliette için bir oyuncak 3/5
7-Dünyanın sınırındaki şehrin kuytularında gezen adam 3/5
8-Zaman Taşkını 2/5
9-Ay’a iki kez giden adam 3/5
Bence hikaye olarak hoş ama bilim kurgu antolojisi içine girmeli mi?

Kitabı okurken Asimov’un robot hikayeleri antolojisi kitabını ve sonrasında yurt dışında basılan robot öykülerini olduğu 3 ciltlik antoloji kitaplarını neden basmadıklarını düşündüm.

4 Beğeni

Malley Sistemi-10/5

Bu öyküyü pek sevemedim. Öykünün sonunda yazarın anlatmak istediği açığa çıkmış olsa da baştaki bölümler birbirinden kopuk olduğu için çok hoşuma gitmedi.

Juliette İçin Bir Oyuncak-10/8

Şimdiye kadar okuduklarım içinde en sevdiğim öykü bu oldu. Hem Robert Bloch’un anlatımı hem de hikaye başıyla sonuyla bir bütün olarak çok iyiydi.

7 Beğeni

Juliette İçin Bir Oyuncak (Robert Bloch) öyküsünü çok beğendim. 7.5/10
Sapık adlı kitabın yazarı yazdığı için daha dikkatli okudum. Çünkü bu kitapta başka bir öyküde de bilimkurgu ile gerilim harmanlanmıştı. Bu fikri sevdim.
Öykü, içeriğine girmeden yorum yapacak olursam, tam kararında güzel bir öyküydü. Finali bağlayışı falan hoşuma gitti.

Dünyanın Sınırındaki Şehrin Kuytularında Gezen Adam (Harlan Ellison) ise bu öyküye devam olarak yazılmış bir öykü. Bu öyküyü puanlamayacağım çünkü arada kaldım.

Aslında Harlan Ellison çok iyi bir yazar ama bu kitapta bir çığır açmak, bilimkurguda yeni bir dalga yaratmak istemiş. Bu hem zor iş hem de benim gibi ortalama okuyucu için biraz zahmetli bir iş. Tabii yazıldığı zamanı falan da düşününce Harlan’ın yazdığı ya da yazarlardan istediği şeyler bizi biraz sıkıyor.
Biz bilimkurgu istiyoruz, güzel edebiyat ve güzel hikayeler istiyoruz. Harlan ise çığır açıp, yeni bir perde, dalga oluşturma peşinde. O sebeple bazı öykülerde tam istediğimizi bulamıyoruz.

Bir yerde Harlan şey yazmıştı. “Biz kendi katillerimizi, kendi canavarlarımızı yaratıyoruz.”
Yahu biz ülke feraha çıksın diye Kılıçdaroğluna oy atmış adamlarız, ne canavar yaratması :slight_smile:

7 Beğeni

Ben de az önce Dünyanın Sınırındaki Şehrin Kuytularında Gezen Adam öyküsünü bitirdim. Bloch’un öyküsüne bir devam olarak yazılan bu öykünün dilini de, işlenişini de ana fikrini de sevdim. Şimdiye kadar okuduğum öyküler içinde şiddet dozu en yüksek olanı buydu. Bir bilimkurgu öyküsünden çok bir korku öyküsü bana göre. Brutal sahneleri oldukça çarpıcıydı. Öyküye puanım 10/8.

Ayrıca İthaki umarım Harlan Ellison’ın kendi öykülerinden oluşan kitaplarını da basar.

10 Beğeni

Zaman Taşkını-10/8

Öykünün ana fikrini ve sonucunu çok beğendim. Teknolojinin gelişim aşamasında bir yerde yeniden taş devrine dönebiliriz fikrini orijinal bir biçimde işlemiş yazar.

6 Beğeni

Moderan’dan Çıkan Hadise ve Kaçış öykülerini okuyanlar nasıl olduğunu belirtebilir mi?

1 Beğeni

Ben iki öykü hakkında da bir şey yazmadım. Çok kısalardı ama beğendiğimi hatırlamıyorum. Muhtemelen de anlamsızlar grubuna dahil.

2 Beğeni

Bendeki baskı hatalı. Eksik sayfalar var. İlk 365 sayfasında eksik yoktu. 366. sayfadan sonda epey boş sayfa var. İki sayfa, iki sayfa şeklinde. Kitabı alalı epey oldu. Bunu nasıl değiştirebilirim.



3 Beğeni

Ben başka bir İthaki kitabı için yayınevine instadan yazmıştım ama bir sonuç elde edemeyip yeniden satın almıştım.

Hatta başka bir yayınevi yanlış hatırlamıyorsam geri dönüş lütfunda bile bulunmamıştı.

2 Beğeni

Ucuz bir kitap da değil ki. Yani okuma hevesim kaçtı ya. Böyle iş mi olur?

2 Beğeni

Aynen, tatsız bir durum. Valla Zaman Çarkı 4’tü bendeki kitap. 30 sayfa falan atlıyordu. Yani atıyorum 300.sayfadan 330.sayfaya atlıyordu. Mecbur yeniden satın almıştım.

2 Beğeni

Aldığınız yere yazarak şansınızı deneyin bence, basım hatası olduğu için değişim olabilir.

2 Beğeni

Lord Randy, Oğlum öyküsünü okudum. Önsöz okumayan arkadaşlara bu öykünün önsözünü okumalarını tavsiye ediyorum. Güzel bir Vonnegut usulü önsözdü. Yossarian’ı görmek de gülümsetti. Öyküye gelirsek. Güzel bir öyküydü. Ben öyküsever bir okurum. Dolayısıyla öykünün türüne pek bakmam. Güzelse güzeldir değilse değildir benim için. Sadece bk olarak bakmadığım için güzellik yorumlarımı referans almayın ama öykü olarak bakanlar için referans alınabilir yorumlar.

Akşam Duası’nın sonrasında bana düşündürdükleri ile ilgili de yazmak istiyorum. Bence öykü insanın kudretinden ziyade insanın kibrini yüzümüze vuruyor. Yani onca şeyi yapacak seviyeye gelmiş ve hala çocuk gibi tanrının peşine düşecek kadar kibrine kapılmış bir insanlık portresi çiziyor bence yazar. Öykünün arka perdesini de görseydik güzel olurdu ama tanrı pek suçlu olduğu için peşine düşülmüş gibi görünmüyordu. Tehlikeli görü kapsamında bakarsak insanın güç sarhoşluğu yüzümüze yüzümüze çarpılıyordu.

Diğer öykülerle ilgili de yazmaya çalışacağım. Galiba biraz beklersem daha iyi sindirmiş olacağım kitabı.

6 Beğeni

Etkinlikle okuyayım diye birden yükselmiştim de, memnun kalınmamış galiba sanki.

1 Beğeni

Yazar mıyım bilmiyorum ama inceleme başlığım şu olacak; Hazmı Zor Bir Antoloji: Tehlikeli Görüler.

:joy:

4 Beğeni

Böyle kitapları da severim. Zorlayıcı falan iyi geliyor ama bilimkurgu zorlayıcı metinlerden hep nefret ettim.

Neuromancer gibi
Bazı Strugatski’ler gibi
Işık Tanrısı falan gibi.

4 Beğeni

Bazı öyküler tam istediğimiz gibi. Bazıları da istemeyeceğimiz kadar zorlayıcı.

1 Beğeni

Her neyse artık, bu etkinlikte okudum okudum. Yoksa yıllarca sağda solda sürünür.

Yazın beni de. Akşam başlıyorum :military_helmet:

4 Beğeni