5.Öykü Malley Sistemi güzeldi. 7/10
Zaten öykünün yazarı da korku gerilim türünde yazıyormuş. Bu öykü de biraz öyle. O sebeple sevdim.
Detaya gerek yok zaten kısa bir öykü.
Toprak sana sukredecek mi öyküsünü anlamadım. Açıklayabilir misiniz?
Orhan hocam Tanrı ve melekleri yeryüzüne iniyor. Ama yeryüzünde savaş patlak vermiş ve insanlar birbirlerini öldürmüş. Kimse kalmamış. Tanrı Toprağa her seslenişinde hepsi yerlerinden kalkıp un ufak olup geri yerlerine düşüyorlar. Yani burada toprak sana şükredecek mi derken güzel bir eleştiri var. İnsanoğlu hayvanlar ve bitkiler olsun şükrediyor ama tüm bu bombalamalardan ve savaştan sonra topra sana şükredecek mi çok güzel yedirilmiş öyküye.
Finalde ise insanlığın Tanrı’ya bıraktığı o müthiş mesaj var. Biz Buradaydık Sen nerdeydin?
Theodore Sturgeon’un öyküsü belki de en tehlikeli öykü. Çoğu okur burun kıvıracaktır. Fikirden ayrı olarak öykünün ilerleyişini ve kurgusunu beğendim.
7/10
Lary Eisenberg’in öyküsü de pek bir şey ifade etmeni bana. Anlamlı bir şekilde özümseyen varsa birax anlatırsa çok sevinirim. Zaten kısa bir öykü.
5/10
Henry Slesar’ın Yapay öyküsü de gayet güzeldi. Harlan yazar hakkında kısa-kısa hikayelerin ustası diyor. Umarım daha çok öyküsünü okuruz.
7.5/10
Ben daha bu kitaba başlayamadım ![]()
- hikayeden başlayayım dedim, iş güç hikaye garip derken yarıda kaldı, elim gitmiyor benim de. İlla bir kaç hikaye okurum ama tamamı zor görünüyor. Harlan’ın vizyonuyla benimki örtüşmüyor sanırım.
Puanladığım öykülere bakarak okuyun en iyisi. ![]()
ben öyle yapacağım ![]()
Ben de öyle yapıcam, önsöz falan atlanacak hep
![]()
Önsözlerde pek önemli bir şey yok. Yazar hakkında Harlan’ın varsa anısı yoksa da o yazar hakkında genellikle birkaç bilgi. Okumaktan sıkılmamak için atlanabilir.
Sonya Dorman’ın öyküsü Hadi Git, Git, Git, Dedi Kuş da pek bir şey anlayamadıklarım arasına girdi.
5/10
Mutlu Tür de gelecekte kimsenin çalışmak zorunda olmadığı mutlu bir ütopik hayat hayal ediyor. Fakat bu mesutluk makineler sayesinde sağlanıyor. Güzel bir öykü. Çok daha iyi olabilirdi. Yazar anlatımı ve olayları çorba etmekle etmemek arasında kalmış gibi. Yine de ilkinden uzak olduğu için okunabilir.
6.5/10
Bir summon yapayım. Nasıl gidiyor hocam kitap? @Okuryorum
Kitaba başladım. İlk üç hikayeyi okudum. @SJack 5. hikaye konusunda ne demiştin. Ya göremedim yorumunu yada kimse bir şey demedi.
1-Akşamduası 2/5
2-Sinekler 3/5
3-Marslıların Geldikleri günün ertesi günü 2/5
4-Mor Yakalı Uy’anmanın Okuyasuvarileri veya Tıka Basa - Atladım
Ben sevmiştim. Güzel öykü.
Akşamduası-10/5
Kısa, basit bir öyküydü. Söylenecek pek bir şey yok.
Sinekler-10/7.5
Öyküyü beğendim. Öykünün başkahramanına ise üzüldüm. Böyle bir kader çok acı olsa gerek. Öyküden daha çok yazarın dilini beğendim. Su gibi akıp giden bir dili var yazarın.
Okuyup bir şey anlamadığımı belirtmişim yukarıda.
Akşamduası’nı da neden beğenmediniz garipsedim. Kısa ama çok etkili bir öyküydü. Tartışma çıkarmak adına sormuyorum öyle algılanmasın; Konusu mu size hitap etmiyor acaba? Tanrı, yaratım, uzay ve insanın gücü vs.
Anladım hikayeyi açıkçası. Sabah erken okumaya başladım. Tüm haftanın yorgunluğu var kafamı sonradan toparlayabildim. Kitap bitiminde tekrar dönüp okuyacağım.
@Srbs teşekkürler başlayacağım şimdi bu hikayeyi de okumaya.
Evet. Sonunda kitabı bitirdim. Okumadığim iki öykü var ve maalesef okumayacağım da. İlki P. J. Farmer’ın öyküsü. Diğeri ise Ballard’a ait.
Son okuduklarımı ise şöyle puanlayabilirim;
Köylüyle Karşılaşma 6.5/10
Devlet Yayın Ofisi Tarafından Yayımlanmıştır 7/10
Güzel Atlar Ülkesi 5.5/10
Yahuda 7.5/10
Tahribat Testi 9.5/10
Karsinom Melekleri 8/10
Auto-da-fé 7/10
Evet, ve Gomora 7.5/10
Genele yayarsak derlemedeki favorilerim belli. Sırasıyla;
Toprak Sana Şükredecek mi?
Akşamduası
Tahribat Testi
Ama beklediğim gibi çıkmadı kitap. Genel bir inceleme yazmayı planlıyorum. Şimdilik benden bu kadar. Etkinliği devam ettirenlerin mesajlarını da takip edeceğim. ![]()
- öyküyü okudum. Vasat, sıradan bir öyküydü.
Dördüncü öyküye başladım. Farmer, James Joyce tarzında yazmış. Ama benim de şu hayatta en nefret ettiğim-evet nefret ediyorum- yazım tarzı bu. Bilinç akışı tekniği derler, deneysel edebiyat derler. Derler de derler. Ama ne anlattığını okuyanların yüzde 99’u anlamıyorsa ve okurken de eziyet çekiyorsa okur bunun anlamı ne? Yine de öyküyü okumayı deneyeceğim. Çünkü bir filmi veya diziyi ileri sardırarak izlemeyi bile nadiren becerebilen biriyim. Kitapta bir bölüm veya öykü atlamayı hiç beceremem. Ya kitabı okumayı bırakırım ya da bu işkenceye katlanırım. ![]()
Dolayısıyla James Joyce, Wirginia Woolf, William Faulkner, Thomas Pynchon gibi yazarlara da pek hoş olmayan selamlarımı iletiyorum. ![]()
Ayrıca deneysel edebiyata veya bilinç akışı tekniğine tümden karşı değilim. Ama dediğim gibi ortadaki metni okuyanların büyük bir yüzdesi anlamıyorsa ve de okurken eziyet çekiyorsa o edebiyat değildir. Tabirimi mazur görün. Olsa olsa yazarın zihin mastürbasyonudur.
O öyküden aklımda sadece bir pun kaldı: “Thigh kingdom come.”