Çok yoğunum ama bu gece başlamayı hedefliyorum, bakalım. Akarsa ve haftasonu yatış yapabilirsem bu pazara kadar bitirmek de 2. hedef
.
5 üzerindendir diye tahmin ediyorum ![]()
Su gibi akıyor, başla başla ![]()
Ben 350.sayfalara doğru geliyorum. 1-2 güne bitiririm kitabı gibi.
5 üstünden evet
10 üstünden yapmıyorum genelde
Bende şimdi oradayım, şok oldum resmen. Hiç beklemiyordum böyle bir şeyi ![]()
Sabber’ın ne anlama geldiğini de öğrenmiş oldum.
İlk 80 sayfa itibari ile bende giriş yaptım dün akşam. Dili akıcı ve temiz ama 100 sayfa hedeflemiştim 80 e doğru iyice uyku bastırdı, yattım
. Aslında okuttu kendini ama nasıl az sayfada kaldım diye düşündüm, puntonun bir tık ufak olması ile cevabı buldum ![]()
2-3 kere özel isimlerde harf hatası denk geldi, bu da redaksiyonda biraz aksaklık olmuş mudur diye düşündürttü beni ama çeviri falan karşılaştırıp bakacak vakit yok artık.
Lawrence ı bende ilk defa okuyorum, ama geçmişte farklı kitaplarına ve buna çok fazla yorum ve inceleme dinledim youtube da. O yüzden Livira ile giriş, köyü, yaşam şartları, sonrasında başlarına gelenler vs Lawrence ın Grim tarzını hemen hissettirir gibi geldi bana.
Hikayenin Evar kolu ise bir değişik ve ilginç. Kütüphane, kardeşler, mekanizma falan derken çözüp öğreneceğimiz epey şey çıkacak gibi ![]()
Kesinlikle. Ve aramızda kalsın ama daha da ilginçleşecek ![]()
Şu ana kadar kitap çok iyi gidiyor benim. Umarım apuk sapuk aşk romanına dönüşmez, tek korkum o ![]()
Ben de henüz 50. sayfadayım. Çok yavaş ilerleyeceğim diye düşünüyorum. Puntoların biraz küçük olması da canımı sıktı.
Livira’nın hikayesini daha çok sevdim. Biraz Arya Stark’ı ve Sissoylu’daki Vin karakterini çağrıştırdı.
Evar’ın hikayesi, daha karmaşık geldi. Sonsuz gibi gözüken kütüphane ortamı da biraz "Kısa Bir Cehennem Ziyareti"ni hatırlattı.
Bunlar kitapla ilgili ilk görüşlerim. Umarım fazla takılmadan ilerleyebilirim.
Daha ne kadar şaşırabilirim, şaşırılacak bir şey kalmadı derken buyrun sayfa 433’e hadi bakalım.
Çok hızlı gidiyorsunuz ya. Ben daha 200’e gelemedim. ![]()
Livira ve sorularıyla cebelleşiyorum.
200’ü geçtim, 150’den sonra kazanılan ivme güzel. Aldığımız cevaplar yeni sorulara götürüyor sürekli.
@Vordue Bazı yerlerde ufak çeviri hataları var gibi, editörlük daha iyi yapılsa fark etmezmişiz bile ama yine de rahat okunuyor, fazla değil sayıları.
Mark Lawrence’a göre Dikenlikler Prensi serisinin grimlik puanı (
) 4.42/5 iken Kütüphane serisininki 1.57/5.
Ayrıca bu dünyada geçen 2 de kısa hikaye yazmış. Belki Lapis bi güzellik yapıp serinin kalan kitaplarının sonuna falan ekler.
Seri şu an beni oldukça tatmin etti ama ben devamlı fantastik okumuyorum, onun etkisi de olabilir. Bakalım rıhtımın fantastik okuyan kurtları ne düşünecek.
Bayaa fantastik okuyan biri olarak beni de tatmin ediyor şimdilik -ki ben karanlık fanteziyi daha çok severim. Yazarın kalemi güzel, arada çok hoş vurucu tespitler de yapıyor. Karakter gelişimlerini de bekleyip göreceğiz bakalım.
Daha önce yazdığım gibi aşk kitabına dönüşmezse kitabın her türlü gideri var. Yazar devamlı şaşırtıyor, kalemi de dediğin gibi çok iyi, sürükleyici yazıyor. Daha hiç sıkılmadım, her sayfayı merakla çeviriyorum. 439’dayım. Yarın bilemedin pazar günü biter bu iş ![]()
An itibari ile 200 ü geçtim bende, şimdi birkaç saat ara verip ev işi yapmaya başlamam lazım
Akşam yemeğinden sonra devam etme hedefindeyim, bakalım. @Pyrewrath in dediği gibi 150 lerle beraber kütüphanenin gizemlerine koşturarak daldıkça ivmelendi. Ama soruları cevaplamıyor henüz, daha da fazla soru çıkarıyor bize
.
Sf 141 ile beraber birden fazla Asistan ve Asker olduğunu öğrenince Evar ve Livira nın kütüphanelerinin kesişmesinin yakın olacağını tahmin ettim, şimdi kafamdaki soru aynı zaman/mekan paralelinde mi oldukları ![]()
Sonra raflar arası koşturmacalar aldı götürdü
Sf 190 da Asistanın verdiği her odanın merkezinde besleyici ve iyileştirici bir alan olması durumu kafamda farklı soruları da doğurdu. Acaba Evar’ın kütüphane odasındaki Havuz ya da Mekanizma da büyle bir bağlantıda mı?
Sf 200-201 ile beraber Kütüphane de farklı zamanlara gidebildiğimiz, ya da en azından görebildiğimiz durum teorimi biraz daha doğruladı gibi. Havuzların da farklı pek çok işlevi çıktıkça çıkıyor ![]()
Hahah
Livira’nın Dust sahnelerinden sonra ben ara ara sert tonun artacağını düşünmüştüm ama gittikçe düştü, puanına şaşırmadım
.
Sayfa 248 itibariyle
Livira Mekanizma’yla tanıştı. Kıdemli kütüphanecilerin zaten biliyor ve kullanıyor olmaları işleri karmaşıklaştırıyor. Bahsedilen güç mücadelesi bir iç savaş çıkarır mı acaba?
S252 Livira ile Evar’ın aynı mekanda olmalarına rağmen farklı şeyler görmeleri güzel olmuş.
An itibari ile kitabı bitirmiş bulunuyorum. Oldukça sürükleyiciydi, yazarın kalemine sağlık. Bence fantastik eser olarak da özgün bir kitaptı. İlla ejderha, ork, elf vs olmadan da fantastik kitap nasıl yazılırın cevabıydı. Hikayenin kütüphanede ve kitaplarla iç içe geçmesiyse muhteşemdi. Sonradan acaba vıcık vıcık aşk kitabına mı dönüşecek dedim ama aşk olsa da öyle olmayacak gibi. Kafamda bazı sorular da yok değil, heyecan hep canlıydı kitapta. Umarım devam kitabı fazla gecikmeden çıkar.
Son 20 sayfa kadar biraz karmaşıktı. Livira sanırım asistanlardan birinin içine girdi gibi ve sonra o asistan öldü ama Livira halen hayalet gibi başka bir boyutta yaşıyordu. Bu kısım biraz karmaşıktı dediğim gibi ama sizlerin yorumlarını okuyarak anlarım o kısmı nasılsa
Onun dışında anlamadığım bir diğer kısım Livira bir kitap tutuyor ve ne yazarsa Evar da onu biliyor. Yani Evar aslında sadece Livira’'nın hikayesinde mi yaşıyor. Neler oluyor gibi gibi sorularım var ![]()
Kitaba Puanım: 9/10
330 a geldim. Bugün güçlü bir maraton ile sonunu görmeye çalışacağım ama zor gibi. Haftaya kalırsa yoğunlukla çok uzayabilir bitmesi ![]()
Sf 262 deki Livira’nın çözümlemesi ile farklı zaman/mekanlarda olabilecekleri teorim doğrulanmış oldu. Aslında irili ufaklı çoğu merak unsuru tahminlerim paralelinde aydınlanıyor, ama hiç keyfimi kaçırmıyor
Tam tersi yeni çıkan farklı bilinmezlikler ile akmaya devam ediyor kitap. Tam bu sayfada bir de “cehalet mutluluktur” geçti, Mayland ın en sevdiği sözlerdenmiş. Mayland da bizden çıktı
.
Bir sayfa sonrasında Havuz/Portalların işlevi iyice kesinleşti. Zamansal boyut değişiminde geçmişe gidildiğinde, giden kişinin Hayalet gibi olması güzel bir dokunuştu. Böylelikle geçmişi değiştirme ihtimalini ve kitabın zaman paradoks larına girmesini engellemiş Lawrence.
Livira’nın chapter ları ilerledikçe lineer akış ve karakter gelişimi görmekten memnunum ama birkaç yıl atlatan bu time jump lar ile bir sürü farklı şey de kaçıyor gibi bir his uyanıyor bende. Bazı yerler uzun tutulduğu için buraları da hızlandıralım tadında bir stratejisi olmuş sanki Lawrence ın. Hep kütüphane içinde kalan bir gözden okuduğumuz için çok da dert olmadı gerçi. Kütüphane o enginlik ve sonsuzluğu veriyor .
Okuduğum son kısımlarda, sayfa 325 te Livira nın yeni erişebildiği kitaplarda sansürlenmiş bir kısım mevcut. Buraya bir tahminim daha gelsin, bakalım ileride tutacak mı;
Bu kısımda Kütüphane hakkında kuzgundan bile daha bilgili, bilgisi asistanınkine yakın bir rehber hakkında bilgiden söz ediyor. Sansürlü kısımdan baş harfi V ya da W yu görüyor, rehberi kızdırmama hakkındaki bir uyarı ile de dişleri ve pençeleri kırmızı falan olduğundan bahsediyor. Aklıma direk Yute’un kedisi Wentworth geldi ![]()
Birkaç sayfa önce, Malar ı yaralı şekilde Yute’un evine getirdiklerinde, Salomonda Livira ya yukarı çıkmasını ve kapıdan biri girerse Wentworth u üzerlerine atmasını söylüyordu. Tam dişleri ve pençeleri kırmızı olacak bir profil gibi bu pofuduk arkadaş
.
Epey okudum ama dün bitiremedim kitabı, 484 e geldim. Aslında kalana da vakit ayırabilir gibiydim ama ütü çok vakit çaldı
.
Önceki mesajımda rehber için bi teori atayım dedim, 3-5 sayfa sonra hemen patladım
Sf 335 te siyah köpeğimiz Volente çat diye ekleniverdi hikayeye
Sf 353 te kuzgun rehberin adının da Edgarallen olmasına hazırlıksız yakalandım, iyi güldüm ![]()
Tabi asıl bomba 382-383 lerdeki
Değişim twist i ile geldi. Evar ve kardeşlerinin Sabber olması, Livira ve Evar ın Değişimde geçirdiği süre boyunca birbirlerini onun illüzyonu aracılığı ile görmeleri vs derken fena ters köşe olduk ![]()
Benim çok hızlı okuma gayem yoktur, dikkatimi verip dış ortamdan izole okur ve küçük detayları yakalarım genelde. Bunu bende yakalayamadım ![]()
Sonraki 100 sayfa hem Kütüphanedeki hem Değişimdeki olaylarla beraber tempoyu arttırdı.
Bu akşam dışarı çıkmadan evde 1-2 saat boş vakit oluşturabilirsem bugün bitireceğim, bakalım. Kitaba Final yorumları hariç geriye dönük göz atabilirim bi başlığa şimdi.
@iruke senin mesajı yeni okudum. Benimde ilk gördüğümde takıldığım şeyler bu terimler ve terimlerin çevirilme tercihi oldu aslında.
Kaçış-Mekanizma-Değişim-Rehber vs, belki küçük bir dipnot ile orjinali bırakılabilirdi. Bu kelimeler evrene özgü bazı kavramları ifade eden terimlere dönmüş çünkü. Gerçi ben biraz daha eski frp ci / oyuncu kafası ile düşünüyor olabilirim, belki çevirisel mantıkta bunları çevirmek daha doğru olabilir.
Bende inanılmaz güldüm
.
Yute ve Yamala nın Asistan çıkması mıydı burası? Ben ona şaşırmadım ya, onun ipuçlarını verdi biraz biraz
Aşırı soluk tenli sadece ikisi olması, sonra Evar ve Livira geçmişe gittiğindeki 2 Asistan gibi cocuktan birinin Livirayı görmesi falan. Ama güzel bağladı Lawrence reis ![]()
