John Scalzi Bitmeyen Savaş ve Yıldız Gemisi Askerleri’nden etkilenmiş zaten bu seriyi yazarken. Söz konusu iki kitabı okumadım ama karıştırmanız normal.
Buna itiraz etmem lazım çünkü çok severim o seriyi. Herkese hitap etmediği kesin ama, biraz cheesy, bilimden de uzaktır. ![]()
O yüzden biraz ciddi olacak dedim.
O zaman onu çoğunlukla diye değiştirelim. Çok çiğ açıkçası.
R.A.salvotore nin ruhban serisi birinci kitabı(ilahi idi galiba ismi) 3 kere kendimi zorladım yeniden başladım ıhh olmuyor arkadaş ben hayatımda bu kadar bayık bir şey okumadım arkadaş hayatımda bitiremediğim tek kitap diyebilirim
Kuklaların Yaşamında
Neredeyse 200’e kadar geldim ama ortada beni memnun edecek hiçbir bir şey bulamadım. Sürekli aynı tarz espiriler var ve çocuksu duygular Asimov, PKD, Clarke, Ray ve daha fazlasını okuyanlara çok basit gelecektir. Beğenmedim. Kendime eziyet etmemek için de satılacaklar arasına alıyorum kitabı.
Ben de alınacaklar listesinden çıkarayım o halde.
Martin Mystere - Canavar

Yarım bırakma sebebi:

devam eden sayfalar da alakalı olunca fişini çektim. bir de herifçioğluna “efsanevi” denmiş.

Yarım bıraktığım tek kitap. Zaten ben almamıştım, başka kitaplar sipariş etmiştim ama bir baktım bu da var. Meğerse hediyeymiş. Hiç benim tarzım değil ve okurken çok sıkılmıştım.
Okuduğum en kötü çevirilerden biri olabilir. Rezalet ötesi bir çevirisi var. Kitabı altıncı kattan aşağı fırlatıp bir evladımızın uygulamalı yerçekim deneyini görmesine vesile olmak bu kitabı okuyup anlamaya çalışmaktan daha verimli olacaktır.
Algernon’a Çiçekler
Dümdüz yazılmıştı, edebi baharatı yoktu. Bilimkurgu kısmı da -okuduğum yere kadar- “meh işte” derecesinde bir etkileyiciliğe sahipti.
Vladimir Nabokov- Lolita’yı bıraktım.
Her ne kadar olağanüstü bir edebi anlatıma sahip olsa da kitabın dünyasına azgın bir pedofilinin gözünden bakmak hoş bir deneyim değildi.
(gönderi yazarı tarafından silindi)
Ağır ergenlik döneminde yazılmış bir kitap. Hakan geriye dönüp baktığında kıpkırmızı oluyor mudur diye düşünüyorum. Hikaye hiçbir yere varmıyor. Aforizma verecek diye kırk takla atılıyor. Her şey, binlerce kez tekrara düşüyor. İşte bu, içeriğiyle, söylediklerimle beraber kusursuz bir çaylak ve ergen yazarın birleşimini bizlere sunan bir roman olarak karşımıza çıkıyor. Şu dönem basılsaydı çok büyük dalga konusu olurdu. 18-20 yaş arası gençler için okunabilir durumda.
Bu dediğinize katılıyorum ama hikaye ilerleyen sayfalarda çok iyi yerlere varıyor. Başlarda gerçekten sıkıyor boğuyor ama sonrasında okuyucuyu alıyor içine. İlerleyen zamanlarda bi’ şans daha verin bence.
Yaşım geçti diye düşünüyorum üstadım. İlerleyen dönemlerde hiç tahammül edemem gibime geliyor. Kitaplığımda durduğu sürece bir ihtimal var, diyelim.
Joe Abercrombie’den "Şeytanlar"ı yarısından biraz fazlasını okuyup bıraktım.
Kitabın hiçbir özgün yanı yok. Dili sıradan, karakterleri yüzeysel, karakter gelişimi inandırıcılıktan uzak, kurgusu hazır şablonla kurulmuş gibi, mizahı zorlama, atmosferi çiğ; neresinden tutsam elimde kalan bir kitaptı. Kitapta edebi ruh yoktu.
Not: Kitapta şeytana dair bir ize de rastlamadım.
Önce Bülent hocam sonra siz, uzak duracağım ben.
Yazıda sevgimi fazlasıyla dile getirmiştim aslında ![]()
Gerçekten çok sevdim ben. Yarım bırakacak kadar kötü kesinlikle değil. Tabi ben çok az fantastik kurgu okuduğum için gözüme hoş görünmüş olabilir. Kitap yeni kapılar açmıyor, doğru; ama çok keyifli vakit geçirtiyor. Ben devam maceralarını da okuyacağım.
@Pyrewrath Harun Bey ben kefilim, denk gelirse bir bakın.
Sevmediğin tarafları sabrımı gereksiz zorlayabileceği için vazgeçtim hocam, oldukça kısıtlı olan zamanı ayırmaya değer mi diye sorunca “cıks” tarafı ağır bastı. Yine de aklımın bir köşesinde kalsın. ![]()
- sayfaya kadar geldim ama daha fazla devam etmeyeceğim. Ecinniler gibi bir başyapıttan hemen sonra bu kitabı okumaya başladım, muhtemelen bu yüzden kitabın üslubunu hiç ilgi çekici bulamadım. Ek olarak sanırsam yazar cinsellikle kafayı bayağı bir bozmuş, kitabı resmen Feridun Abi modunda yazmış. Olayları dramatize etmek için akla gelmeyen sapkınlıkları zorlama bir şekilde olay örgüsüne dahil etmiş. Kitap savaş esnasında geçmesine rağmen bu zorlama vahşet eklemeleri kitabın gerçekçiliğini götürmüş. Karakterlerin hiçbiriyle empati kuramadım. Sonuç olarak; çokça övülen bu kitaba büyük umutlarla başladığımı söyleyebilirim fakat okuma serüveninde umduğumu bulamadığım için bahsi geçen kitabımızın kapağını bir daha açmamak üzere tozlu raflara kaldırıyorum.




