Kapak tasarımını geçtim de, ben Laputa’nın Türkçesinden gene hiçbir şey anlamıyorum. O konuda da ilkokula giden yeğenlerine editörlük yaptırmak yerine işini bilen birilerini işe alsalar güzel olacak.
Şu paragrafı 3-4 kere okudum. Ne zaman geçişlerini ne karakterleri anladım. Beyefendi kimmiş, kim nereye satılmış, kim kimin beynini dağıtmış.
‘’ İbn Haldun tarih felsefesinin, sosyolojinin, antropolojinin, iktisat biliminin, kısacası toplum bilimlerinin kurucu babası olarak kabul edilir. Mukaddime ’si, dünyanın en önde gelen bütün entelektüellerince dikkatle okunan ve pek çok devlet başkanınca fikirlerine hayran olunan bir şaheserdir.
Roger Garaudy, müslüman olmadan önce kaleme aldığı İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı eserinde, İbn Haldun’a on sayfadan fazla yer ayırır ve onu “Descartes’ın, Montesquieu’nün Öncüsü ve İslâm’ın Karl Marks’ı” olarak görür. Ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee, “Hiç şüphesiz Mukaddime , kendi türünde, bugüne kadar hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir zihnin ortaya koyamadığı en büyük eserdir!” ifadesini kullanır. Engels, yaptığı toplum değerlendirmelerinde Mukaddime ’den yararlanır ve “Hıristiyanlığın ilk dönem tarihine katkı” başlıklı makalesinde, İbn Haldun’un görüşlerinin çok özlü bir özetini sunar. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, “Sadece İbn Haldun ismi bile İslâm Tarihinin ne kadar parlak bir ilim çağı yaşadığının göstergesidir!” der.
Arapça üç ayrı baskısından, Fransızca ve İngilizce tercümelerinden de yararlanılarak dilimize aktarılan bu Mukaddime ’yi çok geniş kesimlerin daha iyi anlayacağını umut ediyoruz.‘’
Aslında doğru gibi duran bir önerme olmuş. Bakın Oathbringer’a başına neler geldi neler. Ama dördüncü kitap kendi başına tıngır mıngır çıktı. Belki geç oldu o da, ama bekleyeni olmayınca zaman kavramı geçersizleşti.