Geliyor mu, çeviri mi başlıyor. ![]()
Later ‘ın bitmiş yeni, diğerine başlıyormuş. Altın baya sonra basar muhtemelen
Dan Brown gibi uluslararası bir yazarın eserlerini tüm dünya ile aynı anda basma yeteneğine sahip iken Stephen King gibi bir yazarı niye bu kadar bekletiyor ve tükenmiş baskıları düzenli yayınlamıyorlar anlamış değilim.
Klasiklerin ve çağdaşların yetkin ve kapsayıcı bir genel taslağını sunan bu kitap, canlı ve genişleyen sosyoloji alanı için vazgeçilmez bir rehberdir. Kısa tanımlardan tartışmacı makalelere kadar, dünyanın her bir tarafından alanında uzman akademisyenlerce yazılmış 600’den fazla madde içeren Sözlük hem Amerika hem de Avrupa geleneklerini ve yaklaşımlarını inceleyerek gerçek bir global perspektif sunuyor. Alandaki her bir kilit kavram üzerine esaslı yazılarla birlikte maddeler, ekolleri, kuramları, kuramcıları ve tartışmaları kapsıyor. Bir yandan tarihsel sosyoloji geleneklerinin zenginliğini teslim ediyor; diğer yandan, kültürel değişim, genetik, küreselleşme, haberleşme teknolojileri, yeni savaşlar, ve terörizm gibi yeni ve gelişen etkilerin peşine düşüyor. Çoğu madde, alandaki referans kaynakları da içeriyor; çapraz referans sistemi ise ilgili alanlara erişimi kolaylaştırıyor. Bu Sözlük, hem öğrenciler hem de akademisyenler için eşsiz bir kaynaktır, ve önümüzdeki yıllarda da sosyoloji alanını tanımlamaya yardımcı olacaktır.
Astrofizik kitabı diye alıp Astroloji çıkmasın. Ketebe’ye hiç güvenesim bile yok.
![]()
Şaka yapıyorum yazar ile ilgili bilgiler Wikipedia’ da var.
Kozmosu kısa yoldan anlamak mümkün mü?
Evren, sandığımızdan çok daha görkemli ve karmaşık…
NASA bilim insanı ve popüler bilim yazarı Sten Odenwald; galaksilerin doğumundan karanlık maddeye, kozmik arka plan ışımasından yıldızların yaşam döngülerine ve Güneş Sistemi’nin oluşumuna ya da ötegezegenlere, evrenin kendisi kadar geniş bu alanı net, akıcı ve anlaşılır bir dille gözler önüne seriyor.
Evren Bize Ne Söyler? Astrofizik ile “Büyük Resim” netleştikçe merakımız daha da derinleşirken iyi hazırlanmış görseller, diyagramlar ve özetlerle kozmosa ilişkin bakışımız ve anlayışımız temelden değişiyor. Güneş Sistemimizden galaksiler ve daha ötesine uzanan bu panorama ile bizler, evrendeki yerimizi yeniden düşünürken modern astrofiziğin günümüzde hangi büyük sorularla uğraştığı görünür hale geliyor.
Gökyüzüne baktığınızda “Gerçekte/Orada neler oluyor?” sorusunu soranlardansanız elinizdeki bu kitap sıradan bir başlangıçtan daha fazlası, galaksiler arası bir keşif yolculuğuna davet.
Mevzubahis Altın Kitaplar’sa mantık vs. teferruattır…
Ben şöyle duydum, bana da kuzenim anlattı, onun yalancısıyım. Mesele Altın yayınları ile ilgili değil.
Dan Brown kitaplarının çok sattığı ülkelerde, kitap aynı gün çıksın diye özel bir taktik uyguluyormuş. Tüm üllkerden çevirmenlerini Amerika’ya çağırıyorlarmış, büyük bir salona topluyorlarmış. Masalara kitap, su, ekmek koyup “bu kapıdan çıkmak istiyorsanız önce çeviriyi bitirecekseniz. " diyorlarmış.
Hatta işi o kadar ciddiye alıyormuş ki, salonun kapısında NSA, FBI ve UEFA’dan nöbetçiler nöbet tutuyormuş. “Bitmemiş paragrafla çıkış yok kardeşim” diye kapıya gelen çevirmenleri geri çeviriyorlarmış. Gerçi UEFA gözlemcisi "benim ne işim var burada, bak şu Caferin’in yaptığına "demişse de nöbetini tutmaya devam etmiş. Çevirmenler gözleri kan çanağına dönmüş halde, bir yandan tutulan omuzlarını ovalıyor, kahveye abanıyor, bir yandan burada virgül mü olacaktı noktalı virgül mü? diye kendi kendilerine söyleniyorlarmış.
İşte durum bundan ibaretmiş.
Dan Brown tek kitap vs Stephen King tüm kitapları kapışsa; ibre büyük bir farkla Brown Reis’in daha çok kazandırdığı olabilir. Tahmin benim ki tabii.
Ben piskopat seviyesinde Stephen King hayranıyım. Zamanında biran önce okumak adına paraya kıyıp basımı olmayan kitapları da dahil olmak üzere bütün külliyatını kütüphanemin baş tacına kazandırdım.
Altın Kitapların Stephen King kitaplarını savsaklamasına resmen sinir oluyorum. Sanki bize lütfediyorlarmış gibi davranıyorlar. Türkiye yazarın tüm kitaplarını basacak kadar iyi bir yayınevi (gerçi böyle bir kapasitede yayınevi var mı bilmiyorum) yazarın haklarını alıp bizleri sevindirseydi güzel duygulara gark olurduk.
Şuan için tek temennimiz Later’ın hızlıca basılması olur herhalde.
Ancak ben mi kaçırdım bilemedim ama You Like It Darker’dan haber yok. Son kitabın çevirisine başlanması güzel ama bu kitabı da unutmasalar iyi olur.
Altın Kitaplar batmayı bile göze alır hakları satmaz. Agatha Christie, Stephen King, Christopher Paolini,Dan Brown bunlar yayınevi batmadığı sürece orda kalır.
Glenn Meade kitaplarının Kırmızı Kedi’den kurtulmasına bir yandan sevindim. Bir yandan da Sia Kitap’tan belki de baskıların tamamını alacağım, bu da ekstra masraf olacak. Baskı kalitesi ve kapak durumuna göre bakacağım artık.
Senelerdir telifi ellerinden adam akıllı bir yayınevi alsın diye dua ediyorum bende. Bu kadar paragöz ve beceriksiz yayınevi olamaz.
Görkemli Semper Operası sansasyonel bir temsile hazırlanırken binanın altındaki karanlık kanalizasyon tünelleri korkunç bir gizem ve ceset saklıyor. Gösterişli kıyafetleri içinde boğulmuş bir kadın. Üstelik vücuduna bıçakla sayı dizileri kazınmış. Tanınmış bir gazetecinin eşi olan kadının ölüm nedeni bilinmezken onunla birlikte ortadan kaybolan küçük kızından ise en ufak iz dahi yok.
Kriptoloji uzmanı Arne Stiller, bir yıllık uzaklaştırmanın ardından cinayet masasına geri çağrıldığında, karşısında sadece bir cinayet değil, sayılar, şifreler ve klasik müzikle örülmüş bir bilmeceler zinciri buluyor. Stiller için bu vaka, hem mesleki itibarını geri kazanma fırsatı hem de zamanla yarıştığı bir akıl savaşı. Her sayı bir mesaj. Her nota bir tehdit. Arne rakamların ve melodilerin kıvılcımıyla karanlıkta yolunu bulmak zorunda. Yoksa sayıların dediği olacak ve bir çocuk ölecek.
Kriptolog, takıntılı bir suç dehasıyla bir şifre ustasının gerilim dolu çarpışmasının izini süren, esprili, zekice kaleme alınmış, nefes kesen bir polisiye.
Kırmızı Kedi ve MonoKL Sia kitap çatısı altında birleşmiş. Değişen bir şey yok yani…
Öyle mi? Bilmiyordum. Umarım güzel baskılar gelir.
Sia eski Kırmızı Kedi çalışanlarının kurduğu yayınevi, MonokL yayınevini, Sia 1-2 sene önce satın aldı. İkisi aynı grubun yayınevi.
İyi ilişkilere sahipler. Son 1-2 ay da bir değişiklik olmadıysa Kırmızı Kedi ile Sia aynı grubun yayınevi değiller.
Gerçi son aylarda böyle bir gelişme varsa @Erdo benden daha iyi bilir.




