Yanlış anlaşılmasın, eleştirim genele yönelik, İthaki’ye özel değil. Bu konuyla ilgili de fikrimi belirteyim. Ben 1 ve 2’nin kapağını beğeniyorum. Eren Arık iyi bir çizer. Seriye uygun grimdark tonu yakalamış bence. 3. Kapağı farklı biri mi yapmış? Eğer öyleyse pek isabetli olmamış. Ahenk bozulmuş. 1 ve 2’deki uyumlu ve karanlık atmosfer gitmiş.
İlk kapak bir dövüş sahnesinden. İkinci kapak bir kuşatma sahnesinden. Üçüncü kapak ise bir kutlama, geçit töreni sahnesinden.
Biliyorum hocam sahneleri, 3. Kapak ton olarak farklı ilk ikisinden onu söylemek istedim. Bütünlük bozulmuş gibi hissettim. Yine de emeklerine sağlık. Malazan böyle olmaz umarım.
Cem “Don Hikayeleri” kitabının yeni baskısını yapmış. Çevirmen Mete Ergin mi Hasan Ali Ediz mi? Bilemedim.
1965 Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi Mihail Şolohov, doğup büyüdüğü Don bölgesini anlattığı eserleriyle tanınmaktadır. Yazarlığa hikâyeci olarak başlayan Şolohov’un ilk kitabı, Don Hikâyeleri’dir. Kitabı oluşturan hikâyeler, 1920li yılların ilk yarısında kaleme alınmıştır. Dolayısıyla Sovyet yönetiminin kuruluş yıllarını ve yaşanan İç Savaşı, birinci elden tanıklıklarla yansıtmaktadır. Gerçekçi edebiyatın başyapıtlarından Don Hikâyeleri’ni Mete Ergin’in çevirisiyle sunuyoruz.
Yordam’dan çıkan Durgun Don’da “Mete Ergin ve Gani Yener’in dilimize kazandırdığı metin Hasan Âli Ediz tarafından Rusça aslıyla karşılaştırıldı.” şeklinde bir açıklama var. Belki aynı yol izlenmiştir ancak kapağa başka isim tanıtıma başka isim yazmak mantıksız olmuş.
Uzun zamandır rafta duran hep okumak istediğim ama bir türlü başlayamadığım kitaplar.
Daha biz Katil Botun 5. kitabı bile göremedik.
Laaps. Gelecek hafta yayınlanıyormuş bir de.
Nemesis kitabı aramıştım bir ay önce. Sene sonu ya da 2022 başında çıkacak dedi.
A çok teşekkür ederim cevap için. Umarım 2022’ye sarkmaz.
J.D Barker’ın Sixth Wicked Child kitabi bu sene içinde çıkar inş.
@atakangngor Sizin içinde The Years of Rice and Salt bu yıl içinde çıkar inş.
Hahaha. The Years of Salt and Rice basılırsa kitap okumayı bırakırım. O kadar eminim ömrüm boyunca basılmayacağına.
Hocam şu ramazan gibi mübarek ayda prince of nothing serisi için de bir üfleyip püfleseniz
Bu seri basılırsa yazarın rıhtım üyelerine teşekkür etmesi lazım.
Burası türbe bahçesi gibi oldu. Umarım herkes istedigi kitaplara kavuşur. :’)
Bu seri kendi dilinde bile pek satan bir seri değil, birinin basacağını hiç zannetmiyorum. Kendi yayınevim olsa basmak için yazardan maliyetini talep ederdim, aksi durumda asla maliyetinin riskini almazdım.
Ben ilk denememde sıkılarak yarım bırakmıştım ki pek yarım bırakmam kitapları. Üstelik reread ile destekli okumama rağmen, düşünün. Yine de birkaç arkadaşa sordum okudunuz mu diye.
Gelen ilk yanıt: Okudum ve nefret ettim. Kasvetli, kadın düşmanı ve gördüğüm en saçma isimler (Cnaiür urs Skiötha gibi).
Gelen ikinci yanıt: Üstteki yoruma aynen katılıyorum (Bunu yazan kadın, önceki erkekti).
Üçüncü arkadaş da goodreads’teki bir yorumdan alıntı yaptı: I finished the book - all 600+ pages of it. This means it is not completely hopeless. I was not exactly bored, but there was not a single moment that made me even mildly excited. Reading it reminded me of eating oats: it is nutritious, filling, will not let you starve, but it is completely bland killing all the joys coming from the process of having a meal. Come to think of this I know people that like oats; I suspect they are also closeted hardcore masochists.
Karar sizin. Ben bir şans daha vermeyi düşünüyordum ama yukarıdaki yorumlardan sonra vazgeçtim.