Kapa münasebetiyle karşılaştığım en ilginç olayı Armağan Dünyası’nda yaşamıştım.
Kapakta, elinde birer elma tutan, üç nü kadın var; üçü de Havva’yı temsil ediyormuş. Kitaptaki, insanlık kadar eski armağan döngüsü için uygun bir görsel. Ancak, gelin görün ki, ben bunu askere götürme hatasını yaptım. Kapağı bantlamıştım zaten. Ancak bölük komutanlığının denetlemesinde bantı çıkarmam gerekti. Sonrası… Tahmin edileceği üzere, kapağını gören herkes başlığını bile okumadan içeriğini sorguladı
Kitap falan götürme eğer bedelli ise. Ben götürdüm yorgunluktan okuyamıyorsun. Ayrıca boy night ortamını her zaman bulamazsın, muazzam muhabbet dönüyor. Eğer evli isen tabi.
Hadi hayırlı olsun benim de 13 günüm kaldı bitiriyorum. Çok şükür askerlikte internet kafe işlettiğim için okumalarımı rahat yaptım. Acemilikte pek vaktiniz olmayabilir.
Özellikle babam okuduğum kitapları görüp, “Okuma böyle saçma şeyler koca adam oldun.” diye beni azarlardı. Geçen sene bilerek hep yanında Tanpınar, Peyami Safa, İlber Ortaylı, Necip Fazıl gibi sevdiği veya adını duyduğunda “Hmm, iyi adam aslında.” dediği yazarları okudum. Artık beni Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Yakup Kadri gibi yazarları okurken gördüğünde bir şey demiyor. Bir şekilde her görüşten insanları okumanın beni tarafsız ve genel kültürlü yaptığını düşünüyor.
Bence iş yaparken kazanın içinde eli sıkışan kadını, çanhıraş bir şekilde kurtarmaya çalışan kahraman bir adam resmedilmiş. Yardımseverlik, dayanışmanın ve iyiliğin önemi üzerine yazılmış bir kitap olabilir.
Nostaljik kapaklar, eskiden çok eskiden çıkan bazı romanların kapakları gibi, Bu kapaklar ve bu baskılar güzel. Tam metin olanlar olursa çocuk büyük demeden almayı düşünüyorum.
Benim için çok değerlidir bu Altın Çocuk kitapları. Kapakları yine nostaljik havayla güncellemişler. Eskileri zihnime kazındığı için olacak ben beğenemedim tabi ki. Bu haliyle benim için ekstra bir değeri kalmıyor. Ama şunların her biri zihnimde