Orwell çok satan bir yazar, dolayısıyla tüm yayınevlerinin telifi biter bitmez basmak istemesi garip değil. Çoğu kişi yayınevlerini okurları memnun etmek için var olan hayır kurumları gibi görüyor. Sırf biz istedik diye Orwell’dan kazanacağı parayı öteleme pahasına başka bir kitabı öne çekmelerini beklemeye hakkımız olduğunu düşünmüyorum.
Çok şey aslında.
Sırada kitaplar varmış, başkası basılmış. Bunlar ticari faaliyetler. Benim mesajımda konu edindiğim zaten bu değil.
Kültür yayıncılığı çevirisinde her çeviri yeni bir yaratma sürecidir. Kitabın ikinci bir kez yeni baştan yazılma sürecidir.
Çevirmenler aldıkları eğitimlere göre, çeviriye yaklaşımlarına göre, her iki dilde dile hakim olmaları dışında her iki dilin kültürünü az ya da çok bilmelerine ve çevirisini yaptıklarını yazarı tanımalarına göre çevirdikleri metne yönelik bir yaklaşımları oluyor.
Örneğin iki çevirmen aynı metne şöyle yaklaşabiliyorlar. Yazarın dilbilgisini ve imlasını korumak ya da çevirdikleri dilde - Türkçe’de - dilbilgisi ve imla kurallarına uygun çevirmek. Anlamda bir değişiklik yapmaz bu durum ve doğru çeviridir ancak okur için şöyle bir önemi vardır. Yazarın yazma biçimini tanımak. Anlam olarak iki iyi çeviri olur ancak birisi yazarın biçimini, imlasını korumuştur diğeri de hedef dilin imlasını korumuştur. vs vs.
Aynı örnek üzerinden yazayım yine Çok fazla farklı çevirilerini okuduğum için Kafka örneği vereceğim. Kafka çevirilerinde bu iki temel yaklaşım çok bariz görülüyor. Kafka’nın kendine özgü dilbilgisi, imlasını koruyanlar ve Türkçe dilbilgisi imlaya uygun çevirenler. Anlam olarak ikisi de iyi çevirilerdir, ama biçim olarak aynı değillerdir.
Yayınevleri hayır kurumu değil, ticari kuruluştur. Tekrar ediyorum; yayınevleri hayır kurumu değil, ticari kuruluştur. Neymiş? Ticari kuruluş.
Şimdi son bir kez de hep birlikte söyleyelim:
Yayınevleri hayır kurumu değil, ticari kuruluştur.
Şimdi biraz daha sakinleşmişsinizdir. Bu iyiliğimi unutmayın. 
Drizzt efsanesi serisi ne olacak? 4. kitap hala yok basılacak mı? Karanlık Cevher serisini alacağım ama yanına koyacak kitap bulamıyorum. Ejderha mızrağı seri için verilen sözlerde havada kaldı sanırım. Son gelişmeler neler?
Bir kitaptan beklentilerimiz çok farklı o zaman. Böle düşünenler için bir çok yayın evinin basması iyi ama ben hala harcanacak emek zaman boşa gideceği kanısındayım. Alıp okuyacaksam ben 1 tanesini seçerim diğer çeviriler nasıl olduğu umurumda olmaz.
Ben özellikle klasiklerde ya da Kafka, Çehov, Tolstoy, Dostoyevski gibi yazarlarda bunu yapıyorum.
Savaş ve Barış, Sefiller, Babalar ve Oğullar gibi kitapların çevirisine güvendiğim birden fazla çevirisini aldım, okudum, okuyorum. Bunu belki bir fantastik kitap için yapmam ama yaşam boyu 3-5 kez okuduğum, okuyacağım kitaplarda yapıyorum.
Bu durumu fark edebilmek için çoğunlukla yabancı dil bilgisine gerek yok. Bir kitabı okuyorsun ve bazı cümleler böyle eğreti kalıyor. Bir paragrafı 2 3 kez okuyup ne okuduğunu anlamıyorsun. Bir cümle var, söylenmek istenen bir şey var ama o sana aktarılamıyor. Bir bütün olduğunda hiçbir şey ifade etmiyor. Eğer dikkatsiz okuyucuysanız fark etmiyor bile olabilirsiniz. Burada olay yazarda değil, resmen eseri tekrar yazan çevirmende. Çevirmen orada yazarın anlatmak istediğini sana veremiyor.
Ben özellikle İthaki kitaplarında çok karşılaşıyorum. Böyle durumla karşılaşınca varsa eski baskısı yoksa İngilizce versiyonu ile karşılaştırıyorum. İngilizcem iyi bir seviyede olmamasına rağmen genellikle o cümleyi rahat bir şekilde okuyabiliyorum. Denk geldiğim zaman size detaylı örneklerle anlatmak isterim. Durum benim için tamamen böyle. Türkçe okuduğu kitabı aslı ile karşılaştıran, spesifik kelimelerin nasıl çevirildiğini kontrol eden arkadaşlar da var.
Eserlerin ismini bu kadar küçük yapıp yazarın adını kocaman yazmaları çok garip geldi. Eseri değil de yazarı satıyorlar sanki.
Alfa’dan Robin Hobb’un Farseer Üçlemesi ciltli olarak ne zaman çıkacak bilen var mı? Sanki önceden biri ay sonuna doğru olabilir demişti ama hala çıkmadı.
Bu söylediklerinizin orjinalinde, yani yazardan kaynaklanan bir sıkıntı olmadığının kanıtı nedir peki? böyle bir yargı bence %100 orjinali ile karşılaştırılmadan yapılamaz diye düşünüyorum.
Cevap için teşekkürler.
Yazar ne kadar tanınmışsa ismi o kadar büyük yazılır. Stephen King’in kapaklarına bakın mesela.
Burada da dediğim gibi karşılaştırıyorum ama genelde anlamsız cümleler yazardan değil çevirmenden çıkıyor. Bunun tam örneği Sprawl üçlemesi. Orijinal versiyonu da okuması zor ama çevirisini anlamak imkansız. Epub bulabilirseniz kitabı inceleyin, sorduğunuz sorunun bir nebze cevabını orada bulabilirsiniz.
Seveni vardır yahu niye bu kadar da gömüyorsunuz.
Rumuz:6:45_girl_736355
Bir okur atasözü der ki “kapakta, yazarın adı kitabın adından büyük puntoyla/ janjanlı yazılmışsa o kitaptan hayır gelmez”
Kendini kanıtlamış yazarları saymıyorum Orwell gibi ama genelde doğru çıkıyor.
Ciltlisini sormuş arkadaş. Görseldeki normal kapak sanırım.
Evet, o kısmı hızlı okuyunca atlamışım. 
Doğrudur görseldeki karton kapak.
Çevirmen konusunda da çevirisine güvenebilecek bir isime çevirtmişler. Bu bez baskıyı ben de alırım.

