Kesinlikle toprak. Toprağın bükülme şekli çok hoşuma gidiyor. Bir de dövüştürdükleri çevreyi istedikleri biçimde değiştirebiliyorlar, bu da bir artı. Çılgın yaşlı adam (Bumi sanırım, metalik bir çeşit tabuta hapsedildiğini hatırlıyorum) ve Toph etkisi de yadsınamaz.
Küçükken izlediğimi hatırlıyorum, anılarım gözümde canlandı birden. Büyük bir heyecanla toprak bükücüleri görmeyi beklediğimi hatırlıyorum .
Kimse yazmamış nedense. Burada sanki birine bir şey fırlatıyor, atıyor gibi. Toprak, ateş, hava ve su. Hmm. En iyisi hava atayım ben.
Hava seçmemin asıl sebebi görünmez olması ve istediğin zaman az hasar vermesi.
Ekleme: Agents of shield izleyenler bilir, Quake gibi olmak vardı.
Bu konu ankete bırakılmayacak kadar önemli bir konu. Bence psikoloji ülkemizde hak ettiği yeri bulamamış ve ihmal edilmiş bir konu. Bu sayede bireyler arasında daha derine nüfuz eder
Yüz yüze çaba gerektirmeyen bazı dersler online ya da açıköğretim gibi yapılabilir ama komple bir bölümü -ki insanla uğraşılan bölümden bahsediyoruz- açıköğretime taşımak gereksiz bir harekettir. Önce sosyal medyalarda insanları ben psikologum, bilmem ne uzmanıyım diye dolandıran insanlara çözüm üretsinler. Sonra koskoca bir bilim hakkında konulara girişsinler.
Bu fikrim sadece psikoloji için geçerli değildir. Örneğin bir öğretmenlik bölümünün de açıköğretim olarak açılmasını istemem. Konuları ezberleyip sınava girip hiçbir şey bilmeden mezun olmak ile yerinde eğitim farklı şeydir.
Zaten her sene değişen sınav ve eğitim sistemi yüzünden binlerce öğrenci mağdur oluyor. Bir de böyle davranarak iyice işin içinden çıkılmaz hale sokulmak isteniyor öğrenciler.
Akacak mı bakalım bir iki güne belli olur. Bazen herkesin övdüğü bir şeyi geğenmemişlik yapıyorum. Mesela Godfather filmini hiç izlemem. Çünkü ilk 15 dakikasında filmi beğenmemiş kapatmıştım. @J.S Elimden geldiğince Orwell okumaya çalışacağım. Bugüne kadar sürekli arka planda kalmıştı ama artık okuma zamanı geldi diyerek 1984’ü de ankete ekledim. Solaris önde gidiyordu derken Orwel’cılar ani bir atak yaptı.
Şuan Can Yayınlarından çıkan bütün kitaplarını okudum(Boğulmamak İçin’in yarısındayım) hiç sıkıldım demedim. Keyifle okudum. Sizde umarım aynı keyfi alırsınız
Yüzüklerin Efendisi: Iki kule kitabına başlamak ve aynı zamanda çapraz okuma yapmak istiyorum. Bununla birlikte hangi kitabı okumamı önerirsiniz? Diğer seçeneğini koyma sebebim belki çapraz okuma için daha uygun bir kitap vardır. Anket iki gün sonra kapanacak.
Diğeri işaretledim ama başka kitap önermek için değil; canın hangisini istiyorsa, hangisini merak ediyorsan onu oku demek için. Çaprazda bir kitap okumada amacımız, her iki kitaptan da sıkılmadan ve yorulmadan okuma yapmak, okumayı canlı tutmak. Onun için içinden geleni seçip okumak en doğrusu. Bir de illa iki kitabı aynı anda okuyacağım diye çabalamamak lazım, eğer iki kule çok iyi gidiyorsa, onu bitirir diğer kitaba geçersin; eğer diğer kitap çok iyi gidiyorsa, önce onu bitirirsin. Kitap okuma şevkini canlı tutmanın en iyi yolu, asla kendimizi zormalamaktır. Yoksa bir bakmışsın, artık okumak istemiyorsun. Bazısı günde iki kitap bitirir ve bana mısın demez, bazısı da ayda anca iki kitap bitirebilir ve yine de keyif almıştır. Yani canımızın istediği gibi okuma yapmak, kalıplarla kendimizi boğmamak en doğrusu. Ortak payda keyif almak kısaca. Keyifli okumalar.
Çapraz okuma yaparken ikinci kitap olarak şiir veya tiyatro gibi farklı türlerde kitap okumanı tavsiye ederim. Aynı anda iki roman okumak yerine böyle okuyunca daha iyi oluyor.
Ben genelde felsefe kitabı okurken yanına bir roman patlatıyorum veya ağır bir klasik roman okurken şiir, tiyatro ya da öykü okuyorum.
Eyy Kayıp Rıhtım’ın bilimkurgu sever sakinleri! Baş denetmen @Agape tarafından bazı fantastik eserleri okumadığım için kurbağaya dönüştürüldüm. Bu nedenle tekrar Asimov’a dönüşmem için bir imza kampanyası düzenliyorum. Lütfen yardım edin.