Psikoloğa gittiniz mi? Psikologdan psikoloğa da çok fark var. Eğer gittiyseniz ve tatmin olmadıysanız doğru doktoru da bulamamış olabilirsiniz. Evet, hayata atılmanız lazım bu kaçınılmaz ama hiçkimsenin sizi anlamadığı, ciddiye almadığı bir ortamda hasta olmamanız imkansız. Sürekli kendinizi ifade etmek, anlatmaya çalışmak ve anlaşılmayı istemek çok yorucu. Önce odaklanmanız gereken bana kalırsa psikolojiniz.
Uzun zaman önce önce psikolojik çöküntüyle başlayan rahatsızlıklarım oldu. Etrafımdaki herkes kendi rahatları yerinde olduğu için hastalıklarımı çok umursamadı. Zaman geçtikçe içinden çıkılmaz, sonuçsuz hastalıklara yakalandım. O kadar hastaydım ki kimseyi inandıramadım. Ya abartıyordum ya da sürekli hastasın denilerek geçiştirildim.
İlk iş psikolojimi toplamak oldu. Ondan sonra da diğer rahatsızlıklarımın üstüne düştüm. Kaç tane doktor gezdim, kaç kere sinir krizleri geçirdim bilmiyorum. İnsan kendi başına gelmeyen bir şeyi anlamakta güçlük çekiyor. Diğer insanların yaklaşımı da bu şekilde. Herkes kendi hayatında bir kaçış bulmuş bir şekilde yaşayıp gününü öldürüyor. Velhasıl, o kadar kendi kendime savaşmama rağmen sonunda şans eseri doğru dürüst bir doktor bulmamla ameliyat olmam bir oldu. Sonra herkes “Ay, gerçekten hastaymış!” dediklerinde de kimseyi yanımda tutmadım. Kendi kendime kalktım. Ameliyattan sonra ne zaman yataktan kalkacak olsam 45 dakika ecel terleri döktüm. 10 adım atıp tualete gitmek için yarım saat daha çırpındım. Geri döndüğümde üç aydır savaştaymışım da her gün kılıç kalkan sallamışım gibi yorgun oluyordum. Otuz gün tavana bakarak yaşadım. Nefes alamıyor, elimle ağzımı denk getiremiyor, yemeği zor yiyordum. Her şey işkence gibiydi. İnsanların aşırı bencil olduğunu o günlerde kavradım. Herkes için önce kendisi var ve sonrası pek de öyle önemli değil. Bu hayatta herkes kendi savaşını veriyor. İnsanlarla uğraşmayı, kendimi anlatmayı, anlaşılmayı, destek görmeyi kısaca kendim dışındaki her şeyden ve herkesten beklentiyi kestim.
Psikoloğa gitmeye devam ettim. O kadar çok doktora gittim ki anlatamam… 2 sene kadar ilaç kullandım ve ilaçlarla hayata bakış açım daha pozitifleşti. Her gün kendimi terazide tarttım. Kusurlu olan yanlarımı, hayata yaklaşım biçimimdeki hastalıklı düşüncelerimi tespit ettim. En sonunda da doktorla konuşarak ilacı bıraktım. Bu yaşadığım zorluklarda ilk önce kendimi çözümledim.
Şimdi kendimde yılgınlık, depresyon vb. şeylerin belirtilerini yakaladığımda ne yapacağıma odaklanıyorum. Kimseden medet ummuyor kalkıp kendimi kendim iyileştiriyorum. Bütün bunlar beni daha güçlü birisi yaptı. Kimseye eyvallahım kalmadı. Kendimle alakalı neler yapacağımı öğrendim. Düştüğümde yardım beklemiyorum. Hemen kalkmaya çalışmıyorum. Düştüğüm yerde kendime biraz zaman tanıyorum. Durup düşünmem ve dinlenmem, yeniden güç toplamam için. Kendimle barıştım ve kendimi kabul ettim. İnsanları kabul ettim. Buna göre yaşıyorum. Eğer üstesinden gelemeyeceğim bir sorunum varsa doktor doktor gezip tedavimi arıyorum. Kararlarımı kendim veriyor ve sonuçlarına da katlanıyorum. Suçlu aramıyorum. Bir suçlu varsa bu artık benden başkası değil.
Çok uzun yazdım ama başarabilirsin. Aradığın güç kendi içinde. Önce kendine karşı sabırlı ol. Kendini çözümle. Bu süreçte psikolojik destek al. İnsanların ne düşündüğü ya da ne diyeceği seni ilgilendirmez. İnsanlar konuşur ama yeterince düşünemez, anlayamaz. Onları duyma veya dinleme. Bu senin hayatın ve yaşayamadığını düşünüyorsan, boğuluyorsan bunun çözümü sende. Kimse senin için bir şey yapma zorunluluğu hissetmeyecek. Sen kendin için bir şeyler yapmak zorundasın. Sen kendin için her şeyi yapmak zorundasın. Bu hayatta “sen” olarak varsın ve başarabilirsin. Pes etme. Bu süreçte hayata geç atılman gerekiyorsa geç atıl ama sağlam bir zemine basarsın. Sürekli sallanan bir köprünün üstünde dengede durmak çok yorucu. Kendine sağlam ve her noktasını kendinin bildiği bir köprü inşa et. Bir gün tekrar sallanmaya başladığında köprü senin köprün, her noktasını biliyorsun. Eskiyen, kusurlu olan, zedelenen yeri bul ve tamir et. Tekrar ayağa kalk. Önce kendine inan. Gerekirse her gün kendi kafana vura vura buna inanmayı öğren.
Az daha yazarsam susamayacağım. Kafanı şişirdiysem kusuruma bakma.