Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Detaylı İnceleme)

image
Felatun Bey ile Rakım Efendi bitti.

Yazardan daha önce Dolaptan Temaşa kitabını okumama rağmen yazar hakkında söylenen: “Ahmet Mithat Efendi’nin roman tekniği kusurludur” lafını ispatlayacak kadar kusur bulamamıştım Dolaptan Temaşa’da. Bu kitap diğer kitaba göre çok daha uzun olduğu için yazarın kusurlarını fark etmek bu kitapta daha kolaydı, bu yüzden bende yukarıdaki argümana katılıyorum artık.

Yazarın üslubu bu kadar güzel olmasaydı, yazarın sürekli lafa karışmasına kesin sinir olurdum. Ama sinir olmak bir tarafa kitabı sevdim bile.

10 Beğeni

Orjinal dilinde de eski ingilizce kelimeler olduğu için yapıyor diye bir açıklama duymuştum sanki.


Dr. Moreau’nun Adası - H. G. Wells

Kitap Edward Prendick isimli karakterimizin bulunduğu geminin kaza yapması sonucunda vahşi hayvanlarla dolu biyolojik istasyon gibi bir adaya düşmesini konu alıyor ve bu adada Dr. Moreau’nun canlı hayvanlar üzerinde yaptığı deneylere şahit oluyoruz.

H. G. Wells benim için bilimkurgunun babalarından birisi. Bu kitabı da diğer kitapları gibi tahmin edilebilir olarak ilerliyor, okuru pek şaşırtmıyor. Buna rağmen kitabı elinizden düşüremiyorsunuz, akıcı bir şekilde ilerliyor.

Kitap sadece bilimkurgu eseri değil aynı zamanda da gotik kurgu, Frankestein gibi. Yazıldığı dönemdeki çılgın bilim adamı etiketini de barındırıyor.


Baskıda bu noktaya çok takıldım. Yeni bölüm sol taraf boş olsa bile her zaman sağ taraftan başlıyor. Bunun sebebini anlayamadım. Acaba orijinalininde de böyle bir durum mevcut mu?

7 Beğeni

Merhaba, hangi yönleri bakımından kusurlu açıklayabilir misiniz?

Bu konuyu bir ara forumda tartışmıştık. Yanlış bir yöntem bu. Orijinal dilinde eski sözcükler kullanılmış olması, bizdeki Osmanlıcaya (!) denk düştüğünü göstermez. Öyle olunca, kitap gitmiyor işte. Ağır gidiyor. Akıcı olmuyor. Elimizde sözlükle okumak zorunda kalıyoruz.

1 Beğeni

Ben doğru veya yanlış demiyorum, sadece duyduğumu ilettim.

1 Beğeni

Haklısınız (20 krktr)

Öncelikle yazar kitap boyunca hemen her sayfada lafa karışıyor. Her olayı yorumluyor. Kitap normalde iki karakteri karşılaştıran bir kitap iken yazar açıktan Rakım Efendi’nin tarafını tutuyor ve Felatun Bey’i sürekli gömüyor. Felatun Bey’in hikayesine çok az yer veriyor, hatta kitabın sonunda keşke bu karakteri yazmasaydım diyor. Yazarın amacı halkı eğitmek olduğu için yazar edebiyattan taviz verip didaktizmi ön planda tutuyor.

Kitabın bende uyandırdığı his; bir filmi yönetmeniyle birlikte izliyormuşum da bu yönetmen her sahnede filmi durdurup sahneleri yorumluyor ve aslında şu sahnede şu oluyor gibi şeyler söylüyor, gibi hissettirdi.

Yazarın dili her şeye rağmen çok iyi, bu yüzden rahat okunan bir kitap.

4 Beğeni

Bliyorsunuz ki Ahmet Mithat Efendi üretken bir yazar ve neredeyse çalakalem yazmış. Ben, asıl hedefinin yazmaktan çok halkını, ulusunu aydınlatmaya çalışmak olduğunu düşünüyorum. Olaya ve duruma kendi yaşadığı çağ olarak bakarsınız yine kendine göre ulvi amaçlar için çalışıyormuş. Eksik kaldığı noktanın bunu yani bilgilendirme işini eseri çerçevesinde yedirememiş olması. Belki de bu açıdan bakarsak yarı belgesel diyebileceğimiz bir tür de oluşturmuş olabilir. tabii bilmeden.

4 Beğeni

Aşk ve Ölüm Şarkıları

Açıkçası 2 ayda filan anca bitirdim. İçinde her çeşitten hikaye vardı ve bazıları çok iyiyken bazıları çok kötüydü bana göre ve iyi olan hikayelerin sayısı kötülerin yanında çok az kaldığı için okumam bu kadar sürdü maalesef.- İyi hikaye sayısı sanırım 4 tanecik, 3 olma ihtimali de var.- Bazıları wattpad hikayesi gibiydi yani öyle diyeyim.

Bkm de 3 tlye almıştım, 10 tl alsam parama yazık olur muydu? Olurdu diye düşünüyorum lakin zamanıma yazık olmuş olduğu gerçeği var hala. :roll_eyes:

Tamamen faydasız mi oldu peki? Hayır, en azından okuma ihtimalim olan bazı yazarları tanımama ve listemden çıkarmama, bilmezsem bile denk gelirsem kaçınmam gereken yazarları az çok tanımama ve listemde olmayan duymadigim bazı yazarları da listeme eklememe yardımcı olmuş oldu.

İçinde sanırım 18 hikaye vardı o yüzden puanım iyi hikayelerden ötürü;

4/18

7 Beğeni

SHARP ENDS (THE FIRST LAW / KADİM KANUNLAR #7)

Kitap, Kadim Kanunlar dünyasında geçen bir kısa öykü derlemesi.

Öykülerin yarısı Shev ve Javre isimli iki yeni karakterin dünyanın farklı yerlerindeki maceralarını konu alıyor. Diğer yarısında ise önceden tanıdığımız karakterler var. Glokta’nın gençliği, Logen’in Bethod’la arasının bozulması, Craw’ın ekibinin Whirrun’la tanışması ve Temple’ın Dagoska günleri gibi olaylar anlatılmış.
300 sayfalık uzunluğuyla serinin diğer kitapları kadar doyurucu olmasa da okumaya değer.

10 Beğeni

Kara Çınar serisinden bir kitap daha bitti. Adından da anlayacağınız gibi korku temalı öykülerden oluşan bir derleme. Öykülerin arasında en çok beğendiğim Kuledeki Oda adlı öykü oldu. Lovecraft’ın öyküsü de sanırım yazarın okuduğum ilk öyküsü. Kısa olmasına rağmen diğer öykülerini okumam için iyi bir referans oldu.

Kapk tasarımını çok beğendim. Editörlük konusunda ufak birkaç hata dışında başka bir sorun yoktu yine. Ne kadar korku öyküleri olsa da bazı öyküler etkili değildi. Ama diğer öyküler için okunması gereken bir kitap.

14 Beğeni

Ursula K. Le Guin - Mülksüzler bitti.

Ursula Abla’ nın dingin anlatımı, kendini okutan üslubu bu kitapta da var. Anarres’ in kuru, soğuk çöllerinden Urras’ ın bereketli topraklarına gidip geldiğiniz bir fikir. Yine sıkıldığım yerler oldu ama yine de okudum. :slight_smile:

9 Beğeni


Elric serisinin ilk kitabını bitirdim. Seriyi okurken hayran kalmamak, beğenmemek ve eğlenmemek elde değil, yani en azından iyi bir okuyucuysanız. Kitabı anlatmak istemiyorum zira söylediklerim kifayetsiz kalacaktır. Onun yerine bir abimiz tarafından (adını bilmiyorum) özetini veya her ne ise onu bırakıyorum;
“Elric harika bir karakter; çok yönlü ve bir mit karakteri olmaya uygun. Bildiğimiz güçlü ama masum kahraman da olabilirdi. Bay Moorcock bunu yapmıyor.”

7 Beğeni

Elric’i sevmenize çok sevindim. Efsane bir kahraman ve muhteşem bir seri. Moorcock’un dili rengarenk, iki cümleyle dünyasına sokuyor okuyucuyu. Keşke Ezeli Şampiyon serisindeki tüm kitapları çevrilse.

2 Beğeni

0000000591726-1

Dün okuyup bitirmiştim “Martı” kitabını ama yazmayı unutmuşum. Çehov’un yazım tarzını çok beğeniyorum. Kitabın oyun şeklinde olması benim için can sıkıcı bir durum olsa da konusunu çok beğendim. Karamsar bir yapıda konuyu işleyen Çehov, okurken o anda aynı karamsarlığı benim de yaşamama neden oldu. Öyle bir karamsarlık aktardı ki bana kahramanımızın çaresizliğini kendim hissettim.

7 Beğeni

Yılın son kitabı olarak İş Bankası Türk Edebiyatı Klasiklerinden 15. kitap olan Gulyabani’yi okudum.

Çocukluğumun en korkunç varlığı olan, onu görünce yorganı kafasına çeken biri olarak keyif alarak okudum. Türk filmi versiyonunu izlediğim ve kitabından son zamanlarda haberim olduğu için farklı bir içerik okuyacağım sanıyordum ama yanılmışım. Türk filmi, kitaba çok benzerlikle yansıtılmış. Kitabı okurken oyuncuların replikleri kulağımda çınlıyordu. Özellikle Adile Naşit’in.

Kitap güzel bir editörlük ile çıkmış. Kitabın konusundan pek bahsetmeye gerek yok. Zaten kitabın kapağından mevzusunu anlıyorsunuz. Kitap hurafeler ile kandırılan insanların hayatını çok güzel bir dille aktarmış. Zaten Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bu seride okuduğum çoğu kitabı böyle.

2 saatte bitebilecek bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Puanım 10/10.

9 Beğeni

Klasik Korku Öyküleri’nden sonra hemen Kısa Bir Cehennem Ziyafeti’ne başladım. Kitap övüldüğü kadar vardı. Yazarın anlatımı ve hayal gücü beni mestetti açıkçası.

Bu kitapla Dizi bitmiş oldu. Umarım seri aynı kalitede ve aynı özenle devam eder. Böylelikle dört kitap için sıralamam da netleşti.

  1. Kısa Bir Cehennem Ziyareti
  2. Klasim Bilimkurgu Öyküleri
  3. Infernaliana
  4. Klasik Korku Öyküleri
17 Beğeni

resim

2019’u Jose Saramago’nun Körlük kitabı ile tamamladım. Okuyucunun kendini kötü hissetmesine sebep olacak kadar etkileyici ve her bölüm bittiğinde, kitabı kapatıp okuduklarımın üstüne düşünme, sorgulama ve içinde bulunduğumuz toplum ile karşılaştırma ihtiyacı hissettiğim bir hikayeydi. Yazarın nokta ve virgülden başka bir noktalama işareti kullanmamasını ilk başta çok yadırgadım ama sonradan iyi kötü idare ettim :slight_smile:

Yeni yıla kadar bir şey okumayı planlamıyorum. 2019’un ilk kitabı olarak Umberto Eco Gülün Adı’nı okumuştum. 2020’in ilk kitabı olarak da yine Umberto Eco’dan Foucault Sarkacı’na başlayacağım :partying_face:

10 Beğeni

Ben, Kirke - Madeline Miller

Sürükleyici güzel bir romandı. Yunan mitolojisindeki olayları her ne kadar az çok bilsekte Kirke’nin gözünden roman halini okumak oldukça zevk verdi. Uzun zamandır böyle akıcı bir kitap okumadığımı da fark ettim. Çeviri ve düzelti bağlamında beni rahatsız eden bir şey olmadı. Bunun dışında kitapla birlikte içimde kabaran mitoloji aşkını hazır Steam kış indirimleri varken, Age of Mythology HD’yi sepete atıp tekrardan oynayarak bastırmayı planlıyorum.

Meyve Ağacından Hikayeler - Tijen İnaltong

Nerdeyse ülkemizde tanıdığımız tüm meyveler üzerine bölüm bölüm yazılmış bir kitap. Her meyveye özgün en az 2 yemek, tatlı veya kokteyl tarifi var. Meyvelerin bölüm bölüm, yazarın kendi hayatındaki yeri, anıları, meyvenin tarihten bu yana kullanımı, bölgelere göre özelliklerini anlatmış yazar. Her bölümde hepsini anlatmıyor. Bir bölümde anılarını, bir başka bölümde hiç anılarına girmeden meyvenin tarihçesini anlatıyor. İzmir - Yakın kitapevinin kelepir kitaplar bölümünden almıştım. Okuması kolay bir kitap ancak okumazsanız da bir şey kaçırmazsınız.

Kızıl Kahkaha - Leonid Andreyev

Kitapta bir roman kurgusu olmamasına rağmen savaş ve sebep olduğu cinnet duygusu ancak bu kadar rahatsız edici ve etkileyici anlatılabilirdi. Savaşta bacaklarını kaybeden bir subayın tuttuğu bölük pörçük günlüğü ve günlüğün devamını kardeşinin yazmasını konu alan kitapta hem savaşa katılan subay gözünden hem de savaşa katılmamış ancak savaşın etkisini yaşamış kardeşin üzerinden savaşın etkisini gösteren kitapta dediğim gibi tam bir olay akışı olmasa da birbirinden bağımsız sanrılar, betimlemeler, rüyalar ve gerçekler o kadar ince yazılmış ki, gerçekten bir savaş olsa insanların kafası da bu şekilde olur diye düşünmeden edemedim.

14 Beğeni