penceresiz_ev
(Güneş girmeyen eve doktor girer. )
6479
Bu kitabı Son Aldığınız ve Sipariş Listenizdeki Kitaplar konusu sayesinde keşfettim. O yüzden @ilydious, @taurenim, @JrThoth, @smartestidiot ve @patriotic’e teşekkür ederim. Kitapları almasalardı bu serinin varlığından haberim bile olmayacaktı. Gelelim kitaba:
Kitap ilk başlarda bana göre fazla akıcı başlamadı ama ortalarında ve devamında kitabı elimden bırakamayacağım bir seviyeye geldi. Son kısmında seri olduğu için ne olacağı kendini belli ediyor ama Yuda’nın ne olduğu kısmı benim için bir sürpriz oldu. Kitabın dili okuyucuyu sıkmıyor genel olarak. Kitap zaten gerilim türünde ve kitabı gece saatlerinde okuduğum için gerilimi hissettiğimi söyleyebilirim. Bir Akdeniz akşamında Rusya soğunun nasıl olduğunu düşünmemi sağlayacak kadar iyi anlatmış yazar.
Burdan sonrası kitabı okurken keyfinizi kaçırabilir ( kaçırır): Beni en üzen olaylardan biri Maks’ın ölümü oldu diyebilirim. Aleksey mektubu bulduğunda üzüntüm daha da pekişti. Vadim’in torunu görememesi hatta bilmemesi bile üzülmeme sebep kalmıyor. Kitapta opriçniklerin ve Aleksey dışında tüm asker-ajanlarımız ölüyor. Bir bakıma eşitlenme gibi bir olay olması hoşuma gitti.
Kitabın sonunda tüm sorularımızın cevabını almıyoruz tabii ki ama 2. kitap için çok fazla soru da bırakmıyor. Olacakları çok merak ettiğimi söyleyemem ama Bence bu son 2. kitaba geçmek için yeterli.
Harry arkadaşlarıyla Hogwarts’a gelir.Üç Büyücü Turnuvasının bu yıl Hogwarst’ta gerçekleşeceği bilinmektedir.17 yaşın üzerindeki herhangi bir öğrenci yarışmaya katılabilir, tek yapmaları gereken isimlerini parşömene yazmak ve Ateş kadehine atmaktır. Yarışma katılımcılarının Günü Durmstrang, Victor Cram, Flem Delacour tarafından Sharmbaton ve Cedric Diggory tarafından Hogwarts tarafından temsil edilecek.Ve Ateş Kadehinden Harryininde adi çıkır.Yarışmaya katılmak zorunda kalır.
İlk yarışmada katılımcılar ejderhanın yumurtasını almak zorundaydılar.Tüm katılımcılar ilk aşamayı geçebildi.
İkinci yarışmanın gereksinimlerini öğrenmek için altın yumurtanın gizemini çözmek gerekirdi. Bu konuda Harry’e Diggory Potter yardımcı oluyor.Harry yumurtayı suyun dibinde açar ve şarkısını dinler.Yarışmaya göre, katılımcılar denizkızlarının yakaladığı akrabalarını bir saat içinde serbest bırakmalıdılar.Dobby, Harry’nin 1 saat boyunca su altında kalmasına yardımcı olur.Harry esirleri herkesten önce bulmuştu, ama diğer katılımcıları bekleyirdi.Ron ile birlikte Fleur’un küçük kız kardeşini serbest bırakır, bu yüzden o ikinci olur.3. yarışmada, Üç Büyücü Kupası’nı ilk el vuran kişi kazanacaktı.Sedric ve Harry aynı anda kupaya ulaştı.Cedric ve Harry, Üç Büyücü Kupasına dokunduktan sonra mezarlığa düşerler.Ve orada Voldemort ile karşılaşiyorlar.Peter Cedric’i ‘‘Avada Kedavra’’ büyüsü ile öldürdü … Kendi vücudunda yeniden doğmuş olan Voldemort, Ölüm Yiyenleri çağırıyor.Onların karşisında Voldemort Harry ile düello başlattığında, Voldemort Harry’i öldüremez çünkü her iki çubukta aynı simurg kuş tüyünü kullanıyorlar.Harry, Hogwarts’a gitmek için kupayı kullanır ve Sedric’in cesedini de yanına alır.Harry herkese Voldemort’un geri döndüğünü söyler.Profesör Qryum,Harry’e adını Ates Kadeh’e verdiğini ve Qadehi bir portala çevirerek Harry Voldemort ile geçit oluşturduğunu söyledi.Ve sonra Qryum’un aslında Barty Crouch olduğu ortaya çıktı.
Sedric’in ölümü beni çok üzdü Harry Potter’ı okumamış olanlar için okumanızı tavsiye ederim, güzel bir kitap
Konusu : Kentin en ünlü avukatlarından biriyle sekiz yıldır evli olan Irene Wagner, mükemmel anne ve eş tablosunda kendini kapana kısılmış hisseder ve hayatına bir renk katabilmek için genç bir piyanistle görüşmeye başlar. Ancak piyanistin sevgilisinin ortaya çıkarak ona şantaj yapmaya başlamasıyla, kendini soktuğu durumun vahametini fark eder. İçine düştüğü pişmanlık ve korkuyla, dışarıdan mükemmel görünen hayatı bir anda tepetaklak olur.
Yorumum : Kitabı okurken aklıma sürekli Türk dizileri ve Secret Window filmindeki John Turturro’nun “You stole my story.” repliği geldi (Neden bilmiyorum ) Stefan Zweig’dan yine güzel bir kitap. Sürükleyiciydi ama diğer kitaplarına nazaran biraz yavandı sanki. Fakat yine de okumanızı tavsiye ediyorum.
Andrew “Ender” Wiggin bilgisayarında savaş simülasyonları oynadığını sanıyor, ama gerçekte çok daha tehlikeli bir oyunun içinde. Genetik deneylerin sonucu doğan Ender, uzaylılara karşı savaşta Dünya’yı kurtaracak askeri deha olabilir. Emin olmanın tek yolu onu daha sert eğitimlerden geçirmek ve içindeki elmas ortaya çıkana kadar ufalamak. Her şey başladığında Ender 6 yaşında, ama hızlı büyüyecek.
DÜŞÜNCELERİM
Hem akıcı hem vurucu, hem heyecanlı hem de duygusal bir kitap. Karakterlerin yaşı dolayısıyla Genç Yetişkin kategorisinde ama bunu duyup denemekten çekinmeyin.
Altıkrıbeş tarafından çevirisi yapılmış. Filmi de varmış ama ekrana ne kadar iyi uyarlanabilir bilmiyorum, kitabın en güzel yerleri Ender’in aklından geçenler.
Azerbaycanda 8. sınıf rus bölümünde okuyan öğrencilerin bir çoğu maalesef bu spoileri yemek zorunda. Çünkü edebiyat dersinde Harry Potter ve Ateş kadehi kitabının o kısmı ders olarak öğretiliyor. Ve kitabı okumamış olanlar da mecburen okuyorlar.
Çok güzel yazmışsınız ellerinize sağlık ama bu konu bir inceleme konusu kitabın özeti değil Kitabın akıcılığını , derinliğini sizin kendi yorumlarınızın olduğu spoilersız bir yazımı bir dahikine tercih ederseniz bence çok daha iyi olur
Susan Wise Bauer - Batı Biliminin Öyküsü’nü okuyorum.
Kitabın önsözü şöyle başlıyor; “Bu bir bilim tarihi değildir.”
Gerçekten de bildiğimiz bilim tarihi kitaplarının aksine, bilimin başlangıç ve gelişim dönemlerinde, bilim insanlarının ve dönemin toplumunun düşünce yapısına önem veriyor. Yazarın kendi deyimiyle “Bilimi anlamlandırabilmek için, sadece Ne bulduk? diye değil, Neden oraya baktık? diye sormamız gerekiyor.”
Yazarın anlatımı okuyucuyu yoracak kadar kompleks de değil, sıkacak kadar basit de değil. Tam benlik Severek okuyorum…
Akşam kitaplığımın önünde ne okusam diye kitapları incelerken nedense bir türlü moduma uygun kitap bulamadım. Birkaç kitabı elime alıp inceledim, kafam biraz dolu olduğu için bazıları ağır gelecekti, bazılarının da sayfa sayısı çok fazla olduğu için gözüm korktu. Sonra kendimi Harry Potter serisinin olduğu rafa bakarken buldum. Geçen hafta Felsefe Taşı’nı çok büyük bir keyifle kısa sürede okumuştum. İkinci kitabı da bir ara okurum diye düşünüyordum ama sonra bir anda sayfaları karıştırırken buldum kendimi. Hiç abartmıyorum, daha ilk cümleyi okur okumaz kitabımı seçtim. Çok fazla zaman olmadığı için 30 sayfa falan okuyabildim ancak şimdiden o dünyaya tekrar adapte olmuş durumdayım. Tabii bunda akşam üzeri Felsefe Taşı filmini izlemiş olmamın rolü de olabilir, bilemiyorum. Size de aynısı oluyor mu bilmiyorum fakat ben Harry Potter okurken resmen film izliyormuş gibi hissediyorum, yazarın kaleminden midir anlamadım ama gerçekten çok iyi hissettiriyor.
Rica ederim, pek bir şey yapmadım ama neyse
Sizi de ekledim Harry Potter serisi okumamışlar cemiyetine
Klavyem Okumamışlar kelimesinin ardından Cemiyet sözüne hal ekleri artırarak öneriler kısmında belirtiyor. Yani o bile okumamışlar cemiyeti diye bir şey olduğundan haberdar.