Hangi Kitabı Okuyorsunuz ve Eleştiriniz


(m) #1163

Kesinlikle!
Loki’yle ilgili mesele de bu zaten. Ona en minnettar olduğunuz zamanlarda bile ondan hoşlanmazdınız, ondan en çok nefret ettiğinizde dahi ona minnettar kalırdınız.


#1164

Uyku tutmadığı için gün doğarken okumaya başlamıştım şimdi bitti. Aslında okul yıllarında okumaya yeltenip de okumadığıma sevindim. Şimdi bile tüyler ürpertici, gerçek bir deneyimdi benim için. (açık denizlerden korkuyorum maalesef) Daha başka sözlere de gerek duymuyorum ki zaten herkes biliyor Yaşlı Adam ve Deniz’i.


(akaiabe) #1165

2019’da daha fazla yerli yazar okumaya dair kendime verdiğim sözü gerçekleştirmek için ilk adım olarak, reklamını zamanında Rıhtım’da görüp de edindiğim, Mehmet Sağbaş’ın Barbar Yeni Dünya’sını okuyorum.

Kitabın şu sıralar yarısındayım. Diline alışmam biraz zaman aldı, zira birinci tekil şahsın ağzından yazıları, genelde öykülerde gördüğüm / alışık olduğum için ön yargıya sahip olmadığımı iddia edemem. Kitabın konusu ve ortalama bir ilk on sayfasında bulunan diyaloglar, ilk başta bir çeviri okuyormuşum hissine kapılmama sebep olsa da, ilerlediğimde bu ön yargılarımı kırmayı tamamen başardı. Özellikle ana karakterini iç dünyasına, düşüncelerine ait olan tasvirler, yazarın kelime dağarcığı ve genel anlamda betimlemelerini beğendim. Daha yabancı başlayan tonu ve konusuna, ortalarına doğru oryantal temalar eklendi. Şimdilik, kitabın, daha önce çok anlatılmamış bir hikayeye sahip olduğunu düşünmüyorum, ama güzel bir şekilde anlatıyor. Özellikle arada bir sadece bir kaç sayfa gördüğümüz ikinci karakteri, ana hikayeye ne zaman, nasıl, nerede bağlayacağını merak ediyorum.

Yazar ayrıca ressammış. Kapak tasarımını da kendisi hazırlamış. Google’dan diğer çalışmalarına göz attım, bir gün fırsatım olursa sergisine gitmek de kısmet olur umarım.


#1166

Harry Potter serisine başladım :slight_smile:
Yıllardır çocuk kitabı bu diye erteledim durdum, özellikle satın almamıştım aslında. 60-70 liraya tüm setin satıldığı zamanları hatırlıyorum. Birkaç hafta önce D&R indiriminin gazıyla satın aldım tüm seriyi.
İlk kitap başladığı gibi bitti 3-4 saat içerisinde, biraz basit gelse de yine de çok beğendim.

Yalnız şunu fark ettim, önce film sonra kitap yerine, önce kitap sonra film her zaman daha iyi. Kitapları okurken insan sadece okuduklarından hareketle kafasında karakterler oluşturuyor, yüzleri-vücutları-kişiliği belirliyor. Hem düşündürüyor, hem de eğlenceli oluyor. Ama belki 3-4 defa tüm seriyi baştan sona izlediğim için kitabı okurken doğrudan aklıma Daniel Radcliffe, Emma Watson, Rupert Grint geliyor. Kitapta ortak salonun çatısını, Hagrid’in kalıbını uzun uzun anlatırken ben buraları atlasam mı, zaten biliyorum diye düşünüyorum.

Bunun dışında başladığıma sevindim, bu kadar efsane bir seriyi okumamak olmaz. Yıllar önce ilk birkaç kitabı okumuş ama devam ettirememiştim sınavlar yüzünden. Artık aklıma takılmayacak bu konu.


(Umut Özak) #1167
  1. kitap sıkıcı gelebilir ama sonrası akıp gidiyor, ne olursa olsun yeri bende ayrıdır serinin :grinning:

(Hüseyin gök) #1168

Batman:Kara şovalye dönüyor

3 günde ancak bitirebildiğim biraz karmaşık olsada gerçekten harika bir çizgi roman. Konusuna gelirsek Batmanın yaşlılık dönemini ele alıyor. Joker, two face, mutantlar, polis teşkilatının düşmanca tavrı, 3 dünya savaşı gibi sorunlarla ugraşıyor batman. Sonu herkesi benim saşırdığım kadar saşırtmıştır galiba :slight_smile: çizimler güzel, çeviride çok iyiydi. Ben okurken zorlandım çevirmenin neler çektiğini düşünemiyorum bile:-) kesinlikle okunması gereken bir batman hikayesidir herkese tavsiye ederim.


#1169

Küçük Öfkeli Gezegene Yolculuk
Macera,gizem,entrika … arayıp da bulamadığım şeylerdi.Uzay gemisindeki mürettebat ve birbirleriyle ilişkilerinden bolca bahsedilmiş.Kitap kendisini güzel bir şekilde okuttursada beklentilerimi karşıladığı söylenemez.


(Alper) #1170

Bende okuyorum ve araya şiir kitapları da girdiğinden biraz yavaş okuyorum.

Bir kaç farklı neden daha sayabilirim ama özellikle farklı türler arası ilişkiler ve yazarın bunu iyi aktarması nedeniye kitabı ben de sevdim.


(Hüseyin gök) #1171




Kick-ass 1-2

Mark millar ve john romita ikilisinden muhteşem bir seri çizgi roman. Konusu lise yıllarındaki bir genç’in çizgi romanlara olan tutkusu ve bunlardan yola çıkarak süper kahraman olmaya karar vermesiyle ilgili ama bu süper kahramamız hiç bir güçü, yeteneği veya muhteşem ekipmanları olmayan çanı sıkıldığı için bu işe girişen bir çocuk :slight_smile: kahramanımızın ana düşmanı mafya üyeleri ve kahramanımızın en büyük yardımcısı 11 yaşındaki bir kız çocugu tabi ki kız çocugu demişsem bilginiz o şirin kız çocuklarından değil elinde pala ile kafa bacak kesen(kill bill’in çakması:-)) her türlü ateşli silahlarda uzman, her türlü taktiği bilen savaş makinesi. Şuan iki kitap olarak gerekli Şeyler tarafından türkçeye çıkmış ve devam kitaplarının 2020den önce çıkmayacagını bildiğim güzel bir çizgi roman serisi.Çizimler efsane, espirisi bol +16 ve üzerinin benim kanaatimce okuması gereken bir kitap. Bulabilirseniz 1-2 kesinlikle okuyun.


#1172

Stanislaw Lem’ in Yenilmez’ ini bitirdim. Gerektiği gibi övecek kadar edebi değilim ama kısaca, kitabın bir yerine kadar bilinmez bir gerilimin içindesiniz bir yerden sonra acaba sonu nasıl olacak gerilimindesiniz. Başka gezegenlere yolculuk yapmayı ve keşfetmeyi sevenler için biçilmiş kaftan. Koruma kalkanlarınızı aktifleştirip öyle çıkın yola. :smiley: :smiley:


(Ahmet Boyraz) #1173

Askerdeyken okumuştum Yenilmez’i. Gerçekten de gerilim dozu yüksek bir konusu var. Sonu da tatmin ediciydi benim için. Bittiğinde iyiki okumuşum dedim. :slight_smile:

Bir ara yazıhanede okurken kitabı yüzbaşı görmüştü masanın üstünde. Merak edip bakıyordu. Ben yanına gidince bu ne lan demesini unutamıyorum. :slight_smile:


(Yasin) #1174

Son zamanlarda okuduğum kitaplar hakkında birşeyler yazmayı düşünüyor fakat yazamıyordum. Sanırım zamanı geldi…

İsveç Çetesi-Stefan Thunberg,Anders Roslund

Gerçek olaylara dayanan bir suç romanı. Romanın ilk yüz sayfasında diline alışmakta epey zorlandım. Oldukça mesafeli ve soğuk bir dili var kitabın. Fakat okudukça olayların baş döndürücülüğü ve anlatılanların gerçek olması beni romana iyice bağladı. 700 küsur sayfa kitabı iki üç günde rahatça bitirdim. Ancak, kitabı okuyacaklar kitabın arka kapağını veya tanıtım yazısını okumasın. Çünkü romanın özetini yazmış kuş beyinliler.

Rithmatist-Brandon Sanderson

İlk okuduğum Brandon Sanderson kitabı. Ayrıca hayatımda okuduğum belki beş genç-yetişkin türü kitaptan biri. Tabiri caizse genç-yetişkin türünden ve hatta genç-yetişkin tabirinden tiksiniyorum. Söz konusu Brandon olunca ve bu kitabı da 3 TL’ye bulunca alıp hemen okudum. Oldukça beğendim de. Brandon Sanderson farkı sanırım. Yine de keşke bu gibi yazarlar genç-yetiskin türünde yazmasa. Kendilerini kısıtlamasalar. Evet bana göre genç yetişkin türü demek kısıtlanma demek. Kalıplara saplanıp kalmak demek. Çünkü şiddeti tam anlamıyla gosteremiyorlar. Yumuşatmaları lazım. Ben ise bir yapıtta ister film dizi ister kitap olsun, ne gerekiyorsa onun gösterilmesi taraftarıyım. O sebepledir ki George R.R. Martin’in büyük bir hayranıyım. Kitap yorumu diye başladım yazıya, genç yetişkin türüne saydırmamla devam ediyorum. :sweat_smile: Daha fazla uzatmayayım. Özetle genç yetişkin de olsa Brandon Sanderson okumak zevkliydi. Yazarın ustalığını bu kitapta dahi olsa sezdim. Diğer kitaplarını da zaman içinde Elantris’ten başlamak üzere okumayı düşünüyorum.

Kutup Soğuğu-Arnaldur İnridason

Kuzey ülkelerinin polisiyeleri yıllardır ilgimi çekiyor. Buna rağmen yıllardır bir türlü alıp da okuyamadım. Çünkü polisiye öncelikli okuma listelerimde olmadı hiç. Velhasıl kelam idefixin Doğan Kitap’tan seçili kitaplar 3 TL kampanyası vesilesiyle aldığım bu kitabı okudum. İzlanda’da geçen polisiyeyi daha çok sevecegimi düşünüyordum. İzlanda yeryüzünde doğasıyla olsun, yalıtılmışlığıyla olsun soğuğuyla olsun en sevdiğim ve gidip görmek istediğim ülkelerden birisidir. Kitap buzun üzerinde yatan bir çocuk cesedinin bulunmasıyla başlıyor ve katilinin kim olduğunu bulmak için yürütülen soruşturmayla devam edip en sonunda katil bulunduğunda sonlaniyor. Kitapta hareket neredeyse hiç yok. Güzel köşe kapmacalar, akıl oyunları da yok. Durgun bir kitap. Yine de okuduğuma pişman olmadım. Değişik ve durgun bir polisiye okumak isteyenler için iyi olabilir.

Knulp-Hermann Hesse
Hermann Hesse’den okuduğum ilk kitap. Umuyorum ki son olmayacak. Yazarın muhteşem bir dili var. Sıcak bir dili var. Kitapta gezgin bir adam olan Knulp’la ilgili üç öykü var.


(Hiçliğin bekçisi…) #1175

Zaman Çarkı 2- Büyük Av / Robert Jordan

Nedendir bilmem Zaman Çarkı okurken iki kitapta da ilk otuz sayfa zor gidiyor. Adapte olma süreci mi dersiniz yoksa başka bir şey mi, bilemem.

Hikâye kaldığı yerden devam ediyor. Ben ikinci kitabı çok fazla beğenemedim. İlk kitaba göre biraz daha geride kaldı benim için. Bunun kendimce bazı sebepleri var tabi. Öncelikle Desen ne derse o olur, demek ki Desen böyle diyor, Desen böyle diyor ise bize ne demek düşer mevzusu beni bunalttı. Bunu kadınların çok sık kullanmasından ve her şeyi koyun gibi buna bağlayarak yapmaları beni daralttı. (Bu noktada Rand’ı takdir ediyorum.) Kaldı ki bana göre en gereksiz bölümler de buradaydı. Bana kalırsa en az üç bölüm birleştirilip bu sıkıcılık giderilebilirmiş. Nynaeve karakteri ise dengesiz. Zeki bir plan yapacak kapasiteye sahip karakterin zaman zaman kuzu gibi olması beni çileden çıkarttı diyebilirim.

Yine de o yollar mevzusu var ki beni büyülüyor. Ogier yurtları ve yollarda geçen kısımlar, gelenekler en keyif aldığım yerlerdi. Yine bu kitapta çok fazla konu hakkında tahminlerde bulundum. Birçok konuya bu kitapta alttan alta gönderme olduğunu düşünüyorum. Bu tahminlerimin çoğunda doğru olduğumu düşünmekle beraber olası bir spoiler vermemek adına kendime saklayacağım. Doğru olup olmadıklarını ise zaman gösterecek.

Aşağı yukarı 700. sayfaya kadar durağan bir anlatım vardı. Son 45 sayfa ise soluk soluğa okudum.

İlk kitap kaçmak üzerine olduğunu için sanırım bana daha uygunmuş. Kovalama kısmı benim tez canlı karakterime uymadığı için de bunalmış olabilirim. Umarım uzun süre kimse kimseyi kovalamaz. :smiley:


#1176

Vakıf ve İmparatorluk’u okumaya başladım. Bunun öncesinde Vakıf’ı bitirdim doğal olarak.

İnsanların nasıl manipüle edileceğini, etki altına alınacağını işliyor. Din, ticaret, siyaset ve şimdi de savaş. Başlarda sıkıldığım seriyi şimdi bitmesin, her yerinden detay koparayım diye yavaş yavaş, sindirerek okuyorum.

Edit: Ben bunu neden kişiye cevap olarak yazmışım? :joy::joy: Kusura bakmayın :relieved:


#1177

Truman Capote - Çimen Türküsü

Okuduğum ilk Capote ama o kadar o kadar çok sevdim ki. Sade bir dille çok fazla şey anlatan yazarlardan biriymiş. Kesinlikle diğer kitaplarını da listeme aldım, okumak istiyorum. Daha bitmedi ama eş zamanlı ara ara açıp bir 10 sayfa okuduğum Sinek Azabı - Elias Canetti var ve bu kitap hakkında da ne söylesem az kalır. Alıntılardan ve küçük sözlerden oluşuyor zaten ama her yeri çizmemek için kendimi zor tutuyorum o yüzden özümseyerek okumak istiyorum her bir cümlesini.


(Hiçliğin bekçisi…) #1178

Çaktırmamıştım oysa… :wink:


(Ahmet Boyraz) #1179

Isaac Asimov’un Jüpiteri satıyorum adlı 10 öykülük derlemesini bugün bitirdim. Birbirinden güzel öykülerin olduğu bu derlemede, öykülerin bazıları ilk başlarda sıksa da finalleriyle sizi mest ediyor. Özellikle Yazar! Yazar! öyküsünü çok sevdim. Polisiye tarzı romanlarıyla ünlü bir yazar ve yazarın romanlarında merkezi edindiği baş kahramanın gerçek hayatta karşısına çıkmasını anlatır.

Sırada o çokça sevilen, methedilen H.G. Wells’in Zaman Makinesi var. Evet haklısınız çok geç oldu okumak için ama yapacak bir şey yok. Kitabın inceliğini göz önüne alınca yarın biter diye düşünüyorum.


(fatih çetin) #1180

Dünkü boşluktan faydalanarak kısa bir ara vermek amaçlı Mary Shelley’in Mathilda romanını okudum. Karanlık Kitaplıkta daha önce Yürek Burgusu gibi psikoljik temelli kitap olmasaydı bu seriye dahil etmezdim ben. Yine bir karanlık tema değil de daha çok insan psikolojisi üzerine yazılmış iyi bir eser. Hoşuma gitti. Bazı yerlerinde çeviri hoşuma gitmedi. Mesela mutluluk ve elem kelimeleri cümle içinde sürekli büyük harfle yazılıydı. Normalde özel anlam ifade etmeyen kelimeler. Küçük yazılması gerekiyordu. Tabii başka bir anlamda kullanıldıysa yorum yapamayacağım.

Bu kitaplıkta İtfaiyeci ve Dokudünya kitapları kaldı okunmayı bekleyen. Uzun sürecek ama o kitapları da okuyacağım yavaş yavaş.

Not: Bu konuya mesaj atmayalı neredeyse 2 ay oldu sanırım :slight_smile:


(görkem) #1181

Kudüs Günlükleri - Guy Delisle

Bu aralar çizgi roman okumaya epey sardım. Kitap, bir çizgi romancının gözünden İsrail ve Filistin topraklarını anlatıyor. Eşinin Birleşmiş Milletler’de ki görevi sebebiyle yazar ailesiyle birlikte 1 sene civarı bu bölgede yaşamış ve bu süre zarfını resimlemesiyle de bu grafik roman doğmuş.

O enteresan ve sorunlu topraklardan böylesine monoton bir kitap yazmak başarı olsa gerek diye düşünüyorum. Yazarın pek de ilgi çekmeyen sıkıcı yaşamı eşliğinde Kudüs’e bakışta bulunuyoruz. Netice de ‘öff’ diyerek kitabın son sayfasını kapatıyoruz.

Yazarın Burma - pyongyang - Shenzen’de geçen 3 kitabı daha var ama bu macera şimdilik bana yetti. 4/10 diyorum.


(fatih çetin) #1182

Kitap bence çok üst düzey değil (üst düzey değil dedim diye linç yiyebilirim) ama 1895 yılında bu fikri bulmak ve bir şeyler yazmak olağanüstü. Keyifli okumalar.