Hangi Kitabı Okuyorsunuz? (Yüzeysel İnceleme)

Orhan Veli - Bütün Hikayeleri bitti.

Orhan Veli’ nin hikayeleri olduğunu yeni öğrendim(itiraf). Merakım dolayısıyla alıp okudum. Pişman olmadım. Kısa kısa, hayatın içinden öyküler. Şiirleri gözünüzün önüne geliyor ve hemen bağdaştırıyorsunuz. Benim hoşuma gittiler.

:star::star::star:

13 Beğeni

Orhan Veli’ nin hikayeleri olduğunu yeni öğrendim(itiraf) ben de

6 Beğeni

Bugünlerde Andy Weir’in Kurtuluş Projesi romanını okuyorum. Aynı yazarın daha önce Marslı ve Artemis romanlarını da okumuştum. Bu kitap da tıpkı onlar gibi katı bilimkurgu (hard science-fiction) tarzında. Ve tıpkı onlar gibi sürükleyici.

Yakında sinema uyarlaması da yayınlanacak ve İthaki şimdiden film kapağı ile kitabın bir baskısını daha yapmış.

Eserin konusunu spoiler vermeden anlatmam kolay değil. Ancak temasının bazı açılardan Marslı, bazı açılardan da Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu’na benzediğini, hatta bazı konularda Üç Cisim Problemi’ne benzediğini bile söyleyebilirim. Ancak bunun detayı forumdaki başka bir başlığın konusu olur.

Andy Weir bence kendisini iyi geliştirmiş. Bilimsel gerçeklik ile kurgusal hayal gücü arasında iyi bir denge sağlarken okuyucuya bilimsel bilgiler de veriyor ve bunu sıkmadan yapabiliyor. Nerd esprileriyle eserini süslüyor. Öte yandan merakın dozunu da bölümden bölüme arttırıyor.

Kitabı henüz bitirmedim ama büyük bir iştahla okuduğumu söyleyebilirim. Sinema uyarlamasını da vizyona girdiğinde hevesle izleyeceğim.

15 Beğeni

Seride ikinci kitap ilk kitaba göre daha iyiydi. Bu kitabı daha çok beğendim. Yarattığı gizem ve mistik ortam kitabı etkileyici kıldı. Ancak kitabın giriş kısmı ne yazık ki sıkıcı. Eğer bu giriş kısmını sabırla bitirirseniz gelişme ve sonucuyla sizi tatmin edecek bir polisiye sizi bekliyor olacak. Kitabın temposu ve akıcılığı ortalara doğru yükseliyor. Kitabı yarım bırakmama nedenim de bu oldu. Çevirisi gayet başarılı ve okuma zevkini bozmuyor. Savaş sonrası Japonya’nın durumu, dövme sanatı detayları iyi işlenmiş. Karakterlerin psikolojileri ve değişim halleri de başarılı. Kilitli oda cinayeti ile başlayıp gizemiyle sizi bağlayan bu kitabı polisiye sevenlere tavsiye ederim.

19 Beğeni

William Hope Hodgson - Sınırdaki Ev bitti.

Kozmik dehşet türüne öncülük eden, tuhaf kurgunun öncülerinden ve Lovecraft’ ı etkilemiş abimiz W.H. Hodgson’ ın gerçekten okunası bir hikayesi. İçinde yok yok! Doğaüstü korku, kozmik dehşet, fantastik şeyler… Anlatımı biraz yavan gibi gelse de hikayesi sizi sürüklüyor. Bir yerden sonra sadece hikayeye odaklanıyorsunuz ve sonunu öğrenmek için sayfaları çeviriyorsunuz. Kitabın ortalarından itibaren uzun sayfalar boyunca hep aynı şeyden bahsediyormuş gibi geliyor ama o da sonsuzluk hissine katkıda bulunuyor. Lovecraft’ ın Cthulhu’sunun nereden geldiğini anlıyorsunuz. :slight_smile: :zany_face:

:star::star::star::star:

18 Beğeni

Daha önce basmışlardı :frowning: hatta iki farklı yayınevi tarafından da basımları mevcut.İnsan yeni birşeyler görmek istiyor.

2 Beğeni

Dostoyevski nin Ezilenler Kitabı bitti…

Yazarın kardeşi Mihail ile birlikte kurduğu gazete için yazdığı Ezilenler kitabında Dostoyovski ne kadar ağır eleştiriler alsa da, ne kadar bu eleştirilerin çoğunu kabul edip, kitabın o dönem için başarısızlığını kabul etse de benim için gayet sevdiğim bir kitap oldu. Kitap daha çok Victor Hugo nun Sefilleri’nin daha dar bir çevrede geçen versiyonu gibiydi. İçindeki yoksulluk ve ağır drama birbirine çok benzerdi. Hatta ufak bir araştırma ile birbiri arasında sadece ay farkı olduğunu öğrendim.

Dostoyovski biyografisi ile paralel okumalarım da öğrendiğim bir şey varsa o da bu tip yazarların kitaplarını okumadan önce biyografisi okunmalı. Bunu neden söylüyorum? biyografisini okumadan önce iki veya üç kitabını okumuştum yazarın. Kitaplarını ne şartlarda ve hangi ruh halinde yazdığını öğrendiğimde okuduğum kitapları tekrar okudum ve sevmediğim kitaplar gözümde başka bir noktaya yerleşti. Bu kitap özelinde yine direk bu kitabı okumuş olsam sevmeye bilirdim ama şuan bende yeri apayrı. Çünkü bu kitap Dostoyevski’nin hayatı ve kitapta anlatan Vanya’da ta kendisi…

Ancak bir “Suç ve Ceza”değil malesef…

Şu ana kadar ki sıralamam;

  1. Suç ve Ceza
  2. Ezilenler
  3. Ölü Evinden Anılar
  4. Amcanın Düşü
  5. İnsancıklar
  6. Beyaz Geceler
  7. Ev Sahibesi
  8. Öteki
  9. Stepançikovo Köyü

Sıradaki kitabı biyografisi belirleyecek :blush:

15 Beğeni

Bu ayın 4. ve son kitabını okudum. Hiç beklemediğim bir şekilde beni memnun etti ki King severleri ayrı bir mutlu edecektir. Yazar bu kitapla King’e saygı duruşunda bulunuyor ve sizi de King evrenine sokuyor. (Zihnine demek daha doğru) Hikaye dört kitap koleksiyoncu arkadaşın başından geçenleri King evrenine uygun şekilde anlatıyor. Hikaye ilerledikçe takıntının nasıl sağlıksız olduğunu ve insanın içini nasıl kemirdiğini görüyoruz. King kitaplarından ve filmlerinden referanslar kitapta fazlasıyla mevcut ve çoğu sürpriz kaçırabilir. Eğer hiç King okumamış ya da bir uyarlama bir filmini izlemediyseniz kitaptan alacağınız haz düşebilir.

Son olarak kitapta geçen şu kurgu öyküyü ayrıca beğendim;

Özet

Enstitü’deki Uykusuzluk çeken Siyah Giysili Adam, 22/11/63’te Gece Yarısını Dört Geçe, Yüzyılın Fırtınası’nın koptuğu Zifiri Karanlık, Yıldızsız Gece’de Tom Gordon’a Aşık Olan Kız’la, Kubbenin Altında buluştu. Mahşer gibi havada Yeşil Yol’dan geçerek Duma Adası’nda, Hayvan Mezarlığı’nın yakınında Christine isimli Sadist Medyum’un yaşadığı Kara Ev’e gittiler. Anahtar Deliğinden Esen Rüzgâr üşütüyor, O, Kemik Torbası’na benzeyen görüntüsüyle Ölüm Hücresindeki Fare’ye benziyordu. Göz’lerinin içine bakarak onlara Hayaletin Garip Huyları, Yaratık, Amerikan Vampiri isimli Karanlık Öyküler anlattı ve Tepki’lerini ölçtü. Aynı zamanda Rüya Avcısı olan Medyum, ellerine parola olarak bir Maiğimd Kızı tutuşturdu. Ardından onları Çorak Topraklar’da yaşayan, gözleri Ejderhanın Gözleri gibi parlayan Kujo adındaki köpeğimle yaşayan Dolores Claiborne isimli Falcı’ya gönderdi. Oraya vardıklarında Calla’nın Kurtlanı, komşusu bir yandan Susannah’nın Şarkısı’nı söyleyerek Sisler arasındaki Kule’de yaşayan Falcı’nın Ceset’inin başında bekliyordu. Bir diğer adı Doktor Uyku olan ve Son Nöbet’ini tutan Silahşor da, Hayatı Emen Karanlık’ın içinde, yanındaki Büyücü ve Cam Küre’yle beraber oradaydı. Bir Aşk Hikâyesi’nden yeni çıkmış, Yabancı’yla Oyun olarak başlayan Ölüm Dansı’nda Ölümün En Kötüsü’nü yaşamış İki Ölü Kız’la ilgili Rüyalar ve Karabasanlardan kurtulmak için Tılsım yaptırmak isteyen Bay Mercedes de Karanlık Çökünce, diğer adı Ruhlar Dükkânı olan bu yere Eğlence Parkı’nın yanından, Ateş Yolu denilen bölgeden geçerek gelmişti.

20 Beğeni

Yedinci Gün - Yu Hua

Emma Okur kitap kulübünün bu ayki kitabı olan Yedinci Gün’ü okudum ve eser hakkında birkaç şey yazmak istedim. Toplantı önümüzdeki ay olacak; umarım kitabı sevmeme nedenlerimi iyi bir şekilde ifade edebilirim.
Yu Hua ile seneler öncesinde “Yaşamak” sayesinde tanışmıştım. Şimdi baktım da tam beş yıl geçmiş üzerinden. Haliyle edebi eserlerden beklentim farklı yönlere gitti, bu süre zarfında okuma alışkanlığım bile değişti. Yaşamak’ı bugün okuyabilseydim, yine aynı hislerde olur muyum emin değilim. Beş yıl önce bayıldığım bir kitap hakkında yazdığım incelemeden aldığım ilhamla yazıyorum bunları. Büyürken değişiyoruz, gelişiyoruz. Önceden sevdiklerimiz de o zamanda kalabiliyor. İşte bu yüzden bazı kitapların doğru zamanı var bence; o aralıkta okunmadığında pek tatmin edici olmayabiliyorlar. Yedinci Gün de onlardan biri benim için.
Belirsizlikle hareket eden, karmaşık düşüncelerle dolu bir adamla başlıyor kitap. Bir süre sonra adamın öldüğünü ve ne yapacağını bilmez bir halde ortalıkta dolaştığını fark ettim, çünkü arafta. Yaşamla ölüm arasına sıkışmış bu insanın gittikçe ölüme yaklaşmasına tanık olurken geçmiş hayatında kim olduğu, ne yaptığı, ailesi, sevdikleri ve yaşayışı yavaş yavaş şekilleniyor bir yandan. Evet, bu anlamda konusu çok güzel. Özellikle, içimizde taşıdığımız pişmanlıklar ve keşkeler noktasında ders unsuru bir kitap. Ama yazarın tarzı konuyu mahvettiği için kitaptan iyi bir şekilde verim alamadım.
Anlatı oldukça dağınık, kopuk ve kalabalık; cümleler de çok kısa olduğu için yorucu. O kadar çok gereksiz detay ve oluşum var ki okura asla düşünme fırsatı vermiyor. Edebi bir dil yaratmak için fazlasıyla zorlamış; bu nedenle kaleme aldığı süslü kalıplar ve tasvirler her açıdan çiğ kalmıştı. Kurgudaki tesadüfler de zoraki görünüyordu. Sıradan bir denk gelişmiş gibi hissettirmedi maalesef. Arada bir hoşuma giden tarafları olsa da sevmediğim bir kitap oldu. Halbuki konusu çok iyiydi, gereksiz ayrıntılarla dolu bir anlatı yerine sadeliği tercih etseydi çok daha başka olabilirdi.
Böyle bir konuya sade bir dil ve sürükleyici bir atmosfer yakışırdı çünkü. Karmaşık metinleri çok seviyorum ama bu eserin karmaşıklıkla bir alakası yoktu, kurgunun temel bağlantılarında bir olmamışlık direkt göze çarpıyor.
Toplantı için heyecanlıyım, ilk kez yüz yüze katıldığım bir kulübe kitabı beğenmiş olarak gitmek isterdim fakat mümkün olmadı.

İncelememi paylaştığım platform: https://www.instagram.com/p/DUIJ77AiPiL/?igsh=cDRlOWF3a2M5NWJk

16 Beğeni

Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Dili gayet akıcı ve sıkmayan bir olay örgüsüne sahip. Alper Canıgüz daha çok kişiler arası duyguları ön plana çıkarsa da kendine has bir seri oluşturmayı başarmış. Diğer çalışmalarına da şans vereceğim mutlaka.

7.5/10

16 Beğeni

FINE STRUCTURE

Birbiriyle alakasız gibi görünen öykülerle başlayan ve aşırı uçuk konseptleri işleyen bir bilim kurgu kitabı. Yıllar ve karakterler arasında atlarken yapbozu tamamlamaya çalışıyorsunuz. Ben çok beğendim, yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım mutlaka.

17 Beğeni

1000kitap’ta siz okurken görünce kimmiş bu yazar diye baktım ve kendimi SCP Vakfı’nda buldum, tuhaf bir gezinti yaptım, çıktım. Okurluğunuzun içerdiği çeşitliliğe hayranım.

4 Beğeni

Teşekkür ederim. SCP Vakfı’ndan benim de haberim yoktu, ilginçmiş.

2 Beğeni

Gliba böyle bir vakıf bu

1 Beğeni

Amin Maalouf - Semerkant bitti.

Üniversitede, henüz birinci sınıftayken üst sınıf bir arkadaş vermişti okumam için ama okumadan iade etmiştim. Şimdi okuma fırsatı buldum ve ilk Amin Maalouf okuma deneyimim oldu.

Kitap yazım açısından çok sade. Sıkılmadan okunabiliyor. Tabiri caizse su gibi akıyor diyebilirim.
Hikaye olarak baktığımda beni pek heyecanladırdığını söyleyemem. Hatta özellikle kitabın ikinci yarısında bir tarih kitabı okuyormuşsunuz hissine kapılabilirsiniz. Bu da biraz sıkıcı bir hal alıyor. Tabiiki başka birisi için müthiş bir hikaye olabilir.
Sadece tek kitabını okumakla bu yargıya varılabilir mi bilmiyorum amma velakin abimizin Türklere karşı bir antipatisi var gibi görünüyor. Özellikle kitabın ilk yarısında bu bariz şekilde ortada.

  • Özetle bu kitap benim için ‘‘abartıldığı kadar yokmuş’’ kategorisine dahil edilmiştir. Ve tüm sebeplerden ötürü ilk A. Maalouf okuma deneyimim ‘‘maalesef pek beğenmedim’’ duygusuna yenilmiştir. :slight_smile:

:star: :star: :star:

16 Beğeni

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Efsuncu Baba bitti.

Gülümseten ve bunca zaman sonra bile şekil değiştirse de değiştirmese de aynı şeylerin devam ettiğini düşündüren hikayesi. Hurafeler, batıl inançlar vb. Gülyabani hikayesiyle benzer kulavarlarda geziyor. Okunmalı, okutulmalı.

:star: :star: :star:

14 Beğeni

İlk 100 sayfa falan biraz zordu okuması. Hani elime alınca aslında iyi okuyorum ama iş ki elime alayım :roll_eyes: Ama sonra bir açıldı pir açıldı kitap. Uzun zamandır böyle elimden bırakmadan okuduğum bir kitap olmamıştı. Kurulan evreni biraz kabalık ve karışık olsa da çok sevdim. Evren güçlü ilahlar tarafından yönetiliyor. Sonra bu ilahlar öldürülüyor ve yasaklı yeni dönem başlıyor. Sonra Yeni bir cinayet ve yeni olaylar daha sonrasında da tansiyon hiç düşmüyor diyebilirim. Kitabın tanıtımında yazdığı gibi fantastik bir dünyada geçen solum soluğa bir casusluk romanı :clap:t2: seriyi sever miyim bilemediğim için sadece ilk kitabı almıştım. Şimdi devam kitapları için gün sayıyorum. @Pyrewrath önerisi ile başladığım için de kendisine bir teşekkür etmek isterim :hibiscus:

19 Beğeni

Siz de bize aldıracaksınız kitapları belli oldu. :smiley:

7 Beğeni

@SJack, @Pyrewrath banada aldirdi ama ikinci ve üçüncü kitaplar ile ilgili spoiler içeren çok önemli bilgilere ulaştım. Almadan önce çok iyi düşünün, araştirin derim :smiling_face: bak demedi demeyin sonra :smiley:

3 Beğeni

Hiç araştırmadım biliyor musunuz direk ekledim sepete :face_with_hand_over_mouth:. Daha çok merak ettim şimdi :grin:.

biraz ipucu mu istesek @SJack

3 Beğeni