Billy köşe kitaplık aldım ama köşeye sığmadı, kitaplar da aynı şekilde taştı. Olabildiğince tematik toparlamaya çalıştım. Dar raflardaki ciltli Hay’larda Dumas ve Hugo var sadece. Solda İletişim ve altında biyografi, inceleme kitapları. Bir altında da fantastik edebiyat, Dune ve Christie seçkileri. Yan üstte YKY Kazım Taşkent serisi, Ressamlar serisi, Can kitapları. Pkd cilt 3 Dolap’tan, Joseph Roth Toplu Oykuler HB’den, Karamazov ciltli HAY Nadir’den, Ezilenler ciltli hay ve birkac kitap daha Amazon’dan gelecek, yoldalar.
Burada alt sol bölümde benim sığmayan kitaplarım var. Odanın fiziki durumu bir ekstra rafa müsaade etmediği için şimdilik ekleme yapmıyoruz. Zaten 200-300 kitabı da elden çıkardık. Sağda tarih ve en altta zweig biyografileri mevcut. En başta Babil Kitaplığı o raftaydı ancak çocuk ya da kedi girerse endişesiyle yerlerini ikamesi daha kolay olan bu kitaplara bıraktım. Hikayeleri de bu vesileyle geniş raflarda bir araya toplamış oldum.
Şu iki görselde alt alta 2 rafta hikaye kitapları var. Kadın yazarları yine yan yana sıraladım. Üst sağdaki King rafında alacağım tek kitap vardı zaten, muhtemelen açığı kapatır. Solda Yordam ve Balzac seçkisi var. Proust’un 7 cilde bolunmus dev eseri de bu rafta yer buldu. Bu bölümde Can’ın 50 kitaplık lacivert serisi, Cem’in 10’ar kitaplık öykü ve gotik serileri, Babil Kitaplığı vb mevcut. Cem’in öykü seçkilerinde Çehov’un hem Nuri Yıldırım Hem Mehmet Özgül baskısı var. Gotik kitaplar için bir raf ayrıca ayırdım. Yanı sıra şimdilerde E Yayınları’na dönüşen Bilge Yayınevi’nin ciltli kitaplarından O Henry, Balzac vb. öykü kitapları ile İnkılap’ın Maupassant seçkileri de hikaye bölümünde eski kitaplar olarak eklemlendiler. Öykü kitaplarım zaten 150-200 kadar vardı, Necip Tosun’un inceleme kitapları bu seçkileri artırma yolunda bana şevk kazandırdı, tükenmiş edisyonları Nadir ve Dolap gibi mecralardan temin ettim. Kitaplığın çoğu Amazon’dan tabii ki.
Burada çizgi romanlar (Red Kit, Asterix, Tenten) ve eşimin önceden okuduğu, sığmayan kitapları var. Bu rafa figür alırım diyordum ama şu halde görsel olarak değmeyecek gibi. araya tıkıştırdıklarım da çöpe attığım ders kitapları kolimden kalan tek tük eşya. Daha sonra buradan uçacaklar.
Bu kalabalıkta daha fazla kitap almak güdümü de sanıyorum bastıracağım. Mark Twain’in 1000 sayfalık öykü derlemesi için yer yok mesela. Artık okudukça beğenmediklerimizi eleye eleye kitaplık küçültürüz ya da ileride salona bir raf daha alırız diye düşünüyorum.
Kitaplıklar güzel, ancak siyasi görüş farketmeksizin şu yerel yöneticilerin kendilerinin devasa posterlerini sağa sola astırması çok komik değilmi
Ben saçlarım seyreldi belli olmasın diye diye flaşlı fotoğraf çektirmiyorum, Selçuklu Belediyesi Başkanı Ahmet Bey sırma saçlarıyla devasa posterler yapıştırmış sağa sola
Sanki kendi cebinden verip yol vs yaptırıyorlar da her yere böyle pano astırıyorlar. Halkın parasıyla kendini bir halt yapmış sanmaları oldukça komik. Görevinin başına gelip de adam gibi hizmet yapsınlar ama bu reklam ve gösteri işini bıraksınlar yeter.
Bu hava en küçüğünden en büyüğüne kadar hepsinde var. Oturduğum ilçenin belediye başkanı muhalif partili. İlçenin bütün afişlerinde başkanımızın kocaman resmi afişin en az çeyreğini kaplıyor maalesef…