Oathbringer - Fırtınaışığı Arşivi 3. Kitap Okuma Etkinliği

Üçüncü Kısım’ı bitirdim. Bu kısım komple Kholinar Arc’ı oldu gerçekten, genel olarak sonunun bağlanması hariç memnunum. Karakterler aynı bölgede yeni bir maceraya girince tempolu ve birbirine bağlı bölümlerle ilerledik. Ama sonu ile beraber bütün set-up boşa gitmiş gibi hissettim.

Yani bu şehir zaten kuşatma altındayken,

her gün Parshendi saldırısı olabilecek iken karakterler neden bu kadar oyalandı o zaman? Saray a saldırıp Yeminkapısını alma işinin timeline ı şehre saldırı ile sıkışacaksa biz niye günlerce bu şehrin sokaklarını dolaşıp vakit kaybettik? Shallan Robin Hood’luk yaptı, fakirleri besledi de ne oldu? Önceden aldığı bilgiler ne işe yaradı? Yaradılmamışlar’ı önceden görmek de, kitaptan araştırmak da boşa düştü.

Elhokar’ın ve Adolin’in soylu partilerine gidip lobi yapıp asker bulması ne işe yaradı? Zaten sadıkmış soylular, ilk günden yüzünü göstersen daha fazla destek bulurdun. Kaladin’in duvarı koruyan muhafızların içine sızıp bilgi alması, sonradan onlarla yakınlaşmasına falan gerek kaldı mı? Tepede bir tane kaynaşığı indirip Parekılıcını çıkarınca herkes arkasında saf tuttu zaten. Kimse onu tanımadan bir saldırı da sura çıkıp bunu yapsa, sonra beni Kral Elhokar ve Karadiken gönderdi dese yine aynı sonuca ulaşacakmışız belli ki.

Yani diyeceğim o ki olayların bağlanması ve sonuçlanması böyle olacaksa altını bu kadar dolduracak bir set-up yazmaya çok da gerek yok gibi. Neyse, okuduğum bölümlerden memnun da olsam sanırım Sanderson’dan daha girift bir şeyler bekliyorum.

Elhokar baya baya bok yoluna gitti, yazık oldu. Karakter olarak da gelişimi artmıştı. Bir önceki kısımdaki Moash bölümlerini bu nedenle okumuşuz demek, sonunda onun intikamı gerçekleşecekmiş. Normalde yakalardım böyle niyetleri, Moash bölümlerini sevmeyince çok dikkat verememişim demek :smile: Aslında hem Moash hem de Elhokar’ın Kholinar yoluna çıkması onları karşılaştıracağını baya belli ediyormuş, mantıklı bir senaryo da ikisinin de Kholinar ile alakası olmamalıydı çünkü :joy:

Shallah ve Kaladin’in son kısımlarda yine mental çöküşlere girmeleri canımı sıktı biraz. Shallan’ın çoklu kişiliği gittikçe bozulacak o belli de Kaladin’in herkesle hemen bir şekil bağ kurup sonra ben herkesi koruyacam ama koruyamadım durumları evrenin güncel gidişine ters kalmaya başladı iyice :smile: Karakterler bir ileri bir geri yapıyor…

Sonda ulaştıkları yer sanıdım Shadesmar ama neden 4 kişi ulaştı onu anlamadım, Yeminkapısı platformunda daha çok kişi yok muydu ya? En basitinden Skar ve Drehy yok muydu yanlarında? Binadan içeri girmediler demek ki :confused: Çivit daha önce buraya geldiğine göre herhalde gerçekten bir Parlayan ya da Cosmere’in farklı bir yerinden gelmiş bir karakter çıkacak.

3 Beğeni

RAFO :grinning:.

  1. kitap, 4. kitap değil.

Oradaki sahne biraz daha farklı bir sahne.

Bildiğiniz gibi seri 10 kitap olacak. Her kitap bir tarikata ve onunla alakalı bir şövalyenin geçmişine odaklanıyor.
Kralların Yolu => Rüzgarkoşucu => Kaladin
Parlayan Sözler => Işıkören=> Shallan
Oathbringer => Bağdökümcü => Dalinar

İşte 10 kitabın merkezine alacağı karakterler oraya toplanmış oldu.
Kalan karakterler Venli, Szeth, Lift, Renarin Jasnah, Ash ve Taln.

Bu herkesin tarikatını biliyorsunuz, 3 kişi hariç. Ash, Taln ve Venli. Parlayan Sözler epigraflardan birine atıf yapalım burada.

Now, as each order was thus matched to the nature and temperament of the Herald it named patron, there was none more archetypal of this than the Stonewards, who followed after Talenelat’Elin, Stonesinew, Herald of War: they thought it a point of virtue to exemplify resolve, strength, and dependability. Alas, they took less care for imprudent practice of their stubbornness, even in the face of proven error."

Hamisi olduğu tarikata olan benzerliği ile Talenelatın Taşmuhafız olması çok olası.

Kaldı iki tarikat. Willshapers(çevirisini hatırlayamadım) ve Tozelçiler(Dustbringers).
İlginç bir bilgi. Ash de Işıkörenlerin hamisiydi ama kalan iki tarikattan biri ışıkörenler değil.

Olay bıçakta. Zaten sıradan bir bıçak olmadığı biraz göze sokuldu.

O değil de Jezrien’i sonunda gördün. Daha önce seri başında Szeth Gaviları öldürmeye giderken ve Dalinar flashbackinde Gaviların öldüğü gece görmüştünüz. Elçi heykellerinin orada beni gördün mi diyen deli, kendi heykelini kastediyordu.

4 Beğeni

Ben Elçilerin, parlayan şövalyelere ilham olmuş varlıkların, Elçi yerine PŞ ye indirgenmelerine bir anlam veremedim. Hatta aşırı saçma geldi. Niye Taln ve Ash de atıyorum Lift ve Renarin gibi iki kişi değil? Piyasada bir sürü PŞ var artık.

Ayrıca eğer ajan değilse Nale’nin Odium’a katılması da çok saçma geldi bana. Belki ileride açıklanıyordur ama şu aşamada neresinden tutsan elinde kalıyor.

Olay bıçakta evet de bıçak neredeymiş bugüne kadar? Niye daha önce saplayıp öldürmemişler Elçileri?

Jezrien i ilk okumada fark eden varsa helal olsun. Ben şu an bile hatırlayamadım. :sweat_smile:

2 Beğeni

Dördüncü kısıma anca başlayabildim, 100 küsür sayfa civarı okudum. Bölüm 103, fs 447 ye geldim. Maşallah, herkese POV ayrılmış sanırım bu kısımda :smile: Bu da biraz tempoyu aşağı çekmeye başladı. Herkesten bir şeyler okumaya çalışırken hiçbir şey olmuyor gibi şu an.

Mesela Navani ile ulusların birleşmesi adına siyasi gelişmeleri okuyoruz ama gerek var mıydı tartışılır. Dalinar ile daha yüzeysel geçilip öğretilebilirdi buralar gibi. Onun yerine Dalinar’ın hatıralarının geri gelmesi ve çöküntülerini okuyoruz :confused:

Kaladin - Shallan ve Adolin ile Shadesmar bölümlerini okuyoruz ama aslında hiçbir gelişme olmuyor gibi, sanırım bu Shadesmar kısmı çok uzun sürecek :sweat_smile: Yandık…

Sanderson’ın Shadesmar ile ayrı bir alem yaratma motivasyonuna girdiği belli ama gerek var mıydı emim değilim. Yer yüzünde gördüğümüz Spren’lerin kendi boyutlarında apayrı bir şey çıkmaları, karakterleri, şekilleri, hatta şehirleri ve sosyo-ekonomileri vs vs Sanki kitap içi kitaba girdi reis ve pek de başarıyla çıkabilecekmiş gibi durmuyor.

Sanırım bu kısmın en güzel yerleri Szeth PoV ları,

Semadeşenler’e kabul süreci devam ederken parlayan tarikatlarının yapısı hakkında güzel bilgiler geliyor. 1 den 5 e iadeal ler varmış, hepsinin yeminleri/şartları vs tam aklımda kalmadı ama hem fırtınaışığı kullanımına hem bir sprenle bağ kurmaya bir level varmış meğer :smile: Hepsinde böyle midir bilemedim.

Szeth demişken Safgöl de renkli tozlarla kapışma yaptıkları bir yerde, keyif aldığı sırada bunu Shinovar da gençken Şerefkılıçları ile yaptıkları antrenman günlerine benzetiyordu. Demek ki bu Shinlerde birden fazla Şerefkılıcı var :smile:

1 Beğeni

Son yazdığın kısım için daha önce söylemişlerdi zaten Shin’lerin birden fazla şerefkılıcına sahip olduklarını. Atladın sanırım sen o kısmı.

İlk kitapta kılıçları saplayıp gittikleri yer Shinovar olabilir Bu sayede ele geçirmiş olabilirler.

Hadi bitir de yorumla bu bölümü, merak ediyorum bittiğindeki hislerini. :slight_smile:

3 Beğeni

Aynen kaçırmışım orayı, dediğin yer mantıklı.

Okuyamıyorum ki, hafta sonu iyi okurum diyordum hiç evde duramadım :smile: Bu hafta yüklencem.

Edit: Bölüm 106, sf 475 te doğruladı şimdi :smile: Shinlerin

elinde 9 şeref kılıcı varmış bir zamanlar. Sonra 8 e düşmüş, 2 si kayıpmış. Nale’nin elinde bu kayıp olanlardan biri belirdi.

Bunların elinde 9 u birden olduğuna göre Aharietiam Shinovar sınırları içinde bir yerde gerçekleşmiş kesin.

3 Beğeni

Bu aralar bu moddayım. Nasıl bu hale geldik anlamadım. :smile:

3 Beğeni

Adam kendi ağzıyla demiş zaten ne kadar zevk aldığını :joy: :joy: Listelerini yapıp yapıp check atıyor :joy: .

3 Beğeni

Dördüncü Kısım’ı bitirdim, sf 575 teyim.

Sonu ile beraber Roshar’daki

asıl işgalcilerin insanlar olduğunu öğrendik. Yuvalarından olup buraya sığınan insanlara Shinovar’ı vermiş Parshendi’ler. Ama zamanla insanların tüm kıtaya yayılıp soylarını tüketene kadar savaşı gibi durum olunca Parlayanlar kendi ırklarının bu dünyayı da yok edeceğini düşünüp yeminlerini bozmuş gibi anladım. Tahmin etmediğim bir gelişme oldu ama bu kadar etkisi olmalı mı bilemedim. Sonuçta ırk savaşına tutuşmuşsunuz, binlerce yıl önce ne olmuşsa olmuş şu an hayatta kalmak için yine savaşmanız lazım :smile: Tabi işin içine şeref vs girince bu dağılma az biraz daha mantığa bağlanıyor.

Taravangian reis de tüm entrika bombalarını aynı anda saldı tabi :joy: Yine de bu kadar ülke diplomasisi görmeye gerek var mıydı tartışılır bu Kısım boyunca.

Shadesmar bölümleri ile de ciddi sıkıntım var, sanki filler bölümler okuduk gibi :smile: Keşke burası ve sprenler daha gizemli kalsaydı.

Bölüm 110 sf 527 ile Savaşkıran bağlantısı net olarak oluştu sanırım. Çivit Zahel’i tanıdığını söylemiş oldu, ortak ısınma hareketleri ile üçünün kesişim noktası Zahel’in hocalığı. Zahel = Vasher olunca Çivit de demek ki Vivenna :smile: Zaten Gecekanı Szeth le konuştuğu bir sırada Vivenna’nın onu uzun bir süre taşıdığını söylemişti. Gecekanı’nı geri almak için Roshar’a gelmiş.

Neyse devamına geçeyim, muhtemelen devamında büyük bi Thaylen savaşı beni bekliyor :smile: .

4 Beğeni

Bu kitabın ciltlisinin şömizinin iç kısmında şöyle bir güzellik varmış :drooling_face: Bize de böyle güzel şeyler gelse keşke.

Bu arada şömiz içinde harita çok mantıklıymış ya, ben okurken çıkarıp bir yere atıyorum hep zaten şömizleri.

Az kaldı bugün bitiriyorum kitabı.

5 Beğeni

Bu haritalar konusunda benim en ufak bir hevesim olmuyor. Ne çıkarsa çıksın bakmadan atıyorum bir yerlere. Kitap okurken denk gelirsem şöyle bir göz gezdiriyorum sonra bir daha aklıma gelmiyor. Umurumda da olmuyor nedense. :sweat_smile:

3 Beğeni

Son Kısımda Marat nerdeymiş diye merak etmedin mi :smile: Ben başa döndüm haritaya bi baktım. Tam sayfanın kıvrıldığı yerdeymiş, bi lanet olsun dedim içimden :joy: . Sonra bu evrenin haritaları nasılmış diye bakınırken denk geldim buna.

Güzel fikir ya, şömize ek bir işlev kazandırmış.

1 Beğeni

Yok abi hiç merak etmiyorum, aklıma bile gelmiyor. Bir yer ismi okuyunca bana Dalinar’ın karısının ismi gibi “shshshsh” sesleri geliyor sadece. :slight_smile:

2 Beğeni

Kitap sonu sürprizbozanı,

Yokelçilerin aslında insanlar olması, insanların Roshar’ı ele geçirmiş olması aslında worldbuing olarak belliymiş aslında. Roshar ekosistemindeki canlılara bakın, fırtınaya ve krem döngüsüne uyum sağlamış vücutları var. Kabuk deri, mücevher kalp, fırtınaya dayabilirlik vs. Biraz düşününce insanlar bayağı dünyaya yabancı duruyorlar.

Bu arada 4. kitap için lise son fizik bilgilerinizi bir tazeleyin :slightly_smiling_face:. Mesela ışık tanecik mi, dalga mı :grinning:?

6 Beğeni

Son kitap için harita basacaklarini söylemişlerdi. Umarım güzel kuşe birsey olur.

2 Beğeni

Evet de, fantastik kitap olunca hepsi gayet normal geliyor. Ne bilelim biz böyle olacağını. :slight_smile:

İnsanların Roshar’a nereden, nasıl ve neden geldiği hangi kitapta açıklanacak bilgin var mı? 10. kitabın son 3 cümlesinde değildir umarım. :slight_smile:

2 Beğeni

Kısmen. Neden olduğu seride geçti zaten, azıcık daha ayrıntı gelecek ama daha ayrıntılısı büyük ihtimalle malum birkaç karakterin geçmişinde gelir.
Nasılını da göreceksiniz önünüzdeki kitaplarda.

4 Beğeni

Şimdi başlığı baştan sonra okuma zamanı :smile: Benden ileride gidenlerin yorumlarını bi okuyayım, sonra spoilerlı etkinlik yorumuyla gelicem.

3 Beğeni

Kitabı bitirdim, buradan sonrası okumayanlara spoiler. Spoilersız genel yorumu detaylı inceleme başlığına yaptım.

Beşinci Kısım ile Thaylen Savaşı epey iyiydi, uzun süredir bu kadar dolu bir savaş arc ı okumamıştım sanırım. Sanderlanche aktı yine :smile: Savaş ile ilgili tek büyük sıkıntım var, Parshendiler siz niye geri çekiliyorsunuz abi hemen? Daha Dalinar kızıl duman içindeki yaradılmamışı hapsetmeden, yani Amaram’ın askerleri Heyecan’ın etkisi altında ve savaşın önünde iken Garaz ortamdan çekildi diye anında fıydılar. Çok saçma geldi, böyle savaşa mı gelinir :joy: Kaçmasalar insanlar yine şehri kaybeder bence.

Dalinar’ı dolu dolu yaşadık valla, en sevdiğim karakterlerden biri olduğu için sanırım bu kitabın yeri bende ayrı olacak. Ama Sanderson’ın fazla uzattığı yerler maalesef Dalinar’da da mevcuttu, bir ara artık yeter Dalinar’ın geçmişine gitmeyelim oldum. Yine de Garaz la karşılaştığı her sahne film tadında oldu. Hatıralarının dönmesi, Gecegözcüsü olayını öğrenmemiz ve tüm bu acılarının kefaretini kucaklaması ile beraber falan her şey yerine oturdu Dalinar tarafında. Sandersonın en iyi çalıştığı karakteri Dalinar oldu.

Kaladin’in inişleri/çıkışları yordu beni biraz. Herkesi korucam, Dalinar’ı korucam falan derken iki gaz daha verip Elhokar’ı pisi pisine öldürtmeyeydin be reisim. Sonra yine çöktün zaten. Amaram’a karşı savaşın da güzeldi ama Kaya’nın ok atmasına kalmayaydık iyiydi.

Shallan -Peçe-Parlayan… Şu çoklu kişilik bozukluğu + aşk üçgeni kafasını çıkarıp atsak kitaptan gereksiz bi 200 sayfayı eksiltiriz. Ya sadece lanet olsun diyip kapatıyorum, daha da bişi yazmıcam :joy:

Adolin çok çicek bir çocuk kalmıyor mu ya hala etrafta bu kadar şey olup biterken? Sadeas’ı öldürdükten sonra daha farklı bir yol bekliyordum ama hep iyi çocuk. Oysa adamın yaşadığı travmalar da Shallan’dan az değil :joy: Neyse, seviyoruz.

Renarin nasıl yaradılmamış ile bağ kuruyor ya? Bu kısmı gerçekten kaçırdım, Sja-Anat ile nasıl bağ kuruyon olm sen? Hadi kurdun bu nasıl gizli kalıyor? Sja-Anat Kholinar yeminkapısında Shallan ile konuşurken Renarin’in niye bir etkisi olmasın ki o zaman? Yoksa bu Sja-Anat Renarin’in sprenini mi ele geçiriyor, nasıl bir durum? Neyse, benim fazla ısınamadığım karakterlerden Renarin. Sanderson biraz otistiklerden esinlenmeceyle yazmış gibi geliyor ama emin değilim.

Garaz’ın çıktığı her sahne çok iyiydi. Hem heyecanlandırıyor, hem düşündürüyor falan. Yamuk bir adam olmasa tam tapılacak tanrı :smile: .

Jasnah çiçeğim :two_hearts: . Böyle bir şehre iniş, cepheye giriş yok. Şovunu yaptı direk. Tacını da layığıyla taktı valla.

Szeth de aksiyona girdiği an su gibi akıyor. Adamım. Semadeşen’lere bu kadar bağlanıyor ve yükseliyor gibi gözükürken Dalinar’a gelen sadakat yemini beni ters köşeledi ama iyi oldu. Artık daha çok okuruz.

Adolin ve Parekılıcı yani Spren’i değişik bir durumdu. Parlayanların yemini bozması sonrası ölen sprenler şeklinde okuduk hep ama Adolin bir şekil Maya ile yeni bir bağ kuracak ve spren ölümden dönecek gibi duruyor.

Dhrey ve Skar kaybettik derken sessiz sedasız kitabın en cool sahnelerinden birini çıkardılar :sunglasses: Buraya bir köprü 4 selamı çakıyorum onlar için.

Kitabın eksisi çok fazla yan hikaye olması ve Sanderson’ın çok fazla şey yazıp yaratacağım derdine düşmesiydi sanırım. Mesela:

Parshendi’lerin tarafından hikayeyi neden bu kadar fazla okuduk? Venli oku oku bitmedi.
Shadesmar kısımları çok uzun kaldı gerçekten, ne gerek vardı?
Shallan-Peçe-Parlayan ( yok yok, girmicem ).
Köprü 4 e ayrı ayrı herkese bir chapter açmaya ne gerek vardı? Parshendi köprücü Rlain’e bile ayrı bölüm okuduk. Noldu, bişi mi yaptı bu kardeşimiz sonra :joy:.

Neyse örnekler çoğalır ama yoruldum biraz. Sonraki günlerde Elçiler ve Yaradılmamışlar ile ilgili kafama takılanlar var, onları tartışmaya açarım :smile:.

6 Beğeni

Dördüncü kitaba ne zaman başlıyoruz? @Vordue :slight_smile:

1 Beğeni