Beklenen an geldi! Fırtınaışığı Arşivi serisi okuma etkinliklerimize 3. Kitap Oathbringer ile devam ediyoruz .
Etkinlik başlangıç tarihimiz bir önceki etkinliğimizde kararlaştırdığımız gibi 15 Temmuz. 45 günlük bir etkinlik süremiz olacak, sonrasında bir aksilik olmaz ise 15 Eylülde 4. kitabın etkinliğini yaparız.
Önemli bir uyarı olarak tekrar hatırlatalım, şu anki güncel baskılarda bu kitap ikiye bölündü ve güncel baskısı iki cilt. İlk baskıları tek ciltti. Etkinlikte tüm kitabı yani 1. ve 2. cildi beraber okuyacağız;
İkinci önemli uyarımız da spoiler butonu kullanımına dikkat edelim. İlk kitaptan spoilerlı paylaşımda sıkıntı olmaz. Bu kitaptan okuduğumuz yere kadar olan sayfa/chapter vs belirterek spoiler butonu kullanıp paylaşalım ki henüz o sayfaya gelmemiş arkadaşlarımız spoiler yemesin.
Sonraki kitaplardan da spoiler vermeyelim lütfen, verirsek kitap ve sayfa ile belirtelim.
Bölüm dörtteyim. Sanırım birileri Shallan’ın hikayeyi az biraz çekilmez kıldığını Brandon’a fısıldamış. Bakalım sayfa kaça kadar böyle devam edecek.
Dalinar’ın görüleri sırasında o yıkıcı gücü karşılayışı epik bir sahne olarak gözümde canlandı. Hani kitap bir film olsa bu sahne mutlaka olurdu diyorum.
Sayfa sayısı yerine bölümleri yazarsak daha iyi olacak. Herkeste aynı olmayabilir sayfalar.
Ben de 11. bölüme geldim. Shallan bildiğin gibi Ahmet, değişen bir şey yok. Uzun bir zaman da olacağını sanmıyorum.
Bunun haricinde bu kitapta geçmişe Dalinar ile gidiyoruz. Ben bu geçmişe gitme işlerini genel olarak seviyorum. Her ne kadar kitabın sayfa sayısını uzatsa da içerik olarak çok şey katıyor.
Bu kitapta çok sorunun cevabı verilecek herhalde çünki başladığından itibaren bol bol bilgi içeriyor.
Kaladin bir konuda haklı galiba, açıkgözlerin hepsi (erkekler) çok kötü insanlar. Bu gün kötü değillerse bile geçmişte kötüydüler.
Shallan fanları (@SJack, @isos81), 13.bölüme bayılacaksınız, bir üstü olamaz.
Aynı yerde bırakmışız ilk gün okumasını Bol bol Dalinar ve Alethilerle başladık, şu ana kadar çok memnunum kitaptan .
İkinci baskılar elden geçip düzenlenmişti diye açıklama yapmıştı yayınevi diye hatırlıyorum. Ama daha ilk sayfalarda bazı kelime hataları, virgülün hatalı yeri vs gibi şeyler gözüme takıldı. Kitabın devamı ve akıl sağlığım için göz ardı etmeye karar verdim .
Önsöz ile beraber Gavilar’ın gerçek hedefini ve bildiklerini de öğrenmiş olduk. Ülkesini birleştirip güçlendirmek için de böyle büyük bir düşmanı hortlartmazsın ama neyse be kral reis . Parshendi’lerin de terk ettikleri tanrının yeniden geri gelmemesi için bu kararı almaları vs daha bir oturdu hikaye. Tek eğreti kalan köle pazarından gidip tam işlerine yarayacak mükemmel suikastçıyı satın almaları oldu Onu da ufak bir cümleyle açıklamış aslında ama, pek mantıklı olmadı.
Birinci bölüm sayfa 28 deki Dalinar görüsü de çok iyiydi. Hem görülerin artık kontrolünde olması hem de daha detaylı analizi ile beraber Garaz ve onun uşaklarını da birinci elden görmüş olduk.
En azından Parshendi’lerin eyleminin motivasyonunu öğrenmiş olduk diyelim o zaman Eshonai gözünden okuduk sonuçta, doğru. Daha çok şey çıkar gibi buralardan
Bölüm 10, sf 120 lerde
Renarin’in 2 bağ kurduğunu öğrenmedik mi Ama biri kendi spren’i, diğeri ise daha önce ona Adolin’in verdiği ölü spren olan Parekılıcı. Bunu kullanmak acı veriyor diye Adolin’e geri vermek istiyordu.
Belki iki ölü kılıçile bağ kuramıyor olabilirler Ama teorik olarak kurabilmesi lazım gibi duruyor.
Kaladin baya halkın kahramanı moda giriyor galiba Memleket iyi geldi ona, evrendeki yeni rolünü benimsiyor.
Dalinar ile geçmişe gittiğimiz sahnelerde Alethkar’ı birleştirdikleri savaşlara konuk oluyoruz. Gavilar ve Sadeas ile beraber bu üçlünün gençliklerini ve olgunlaşmalarını savaş sahneleri ile beraber okumak epey keyifli.
Şimdilik Shallan bile gözümü tırmalamadı Önceki iki kitapla kıyaslarsam en beğendiğim başlangıç oldu sanırım.Belki hikayeye iyice alışmamızdandır, belki de yazarın gelişimi ile alakalıdır bilemedim. Ama hem Kralların Yolunda hem Parlayan Sözlerde ilk 100-150 sayfa daha zorlu bir yolculuktu sanki.
Bende Fırtınababa hakkında kafama takılan bir şeyi sorayım;
Şimdi fırtınaışığı yoksunluğu çekiyoruz ya her yerde, küreler boşalmış. Doldurmak için normal fırtınanın gelmesi lazım. E Fırtınababa da artık Dalinar’ın spren i olduğuna göre reis bize iki rüzgar üfürttür diyemiyor mu ya Fırtınababa’nın Dalinar’ı her zaman dinlemediği ya da cevap vermediği geçiyor bir yerde gerçi ama yine de böyle bir imkan yok mudur? Ya da belirli bir bölgede kontrollü bir fırtına falan oluşturulamaz mıdır?
Yoksa iki fırtınanın çarpışmasının yarattığı yıkım nedeniyle artık normal fırtınalar gelmeyecek mi ki .
Fırtınababa ile ilgili sorunuz bu kitapta cevap bulacak. Biraz daha sabır. Zaten seride ortaya çıkan sorular cevap buluyor ama her zaman daha fazla soru da ekleniyor. 5. kitap sonunda kafamızda oluşan sorular mesela baya meraklandırıyor bizi ama ne zaman cevap bulacağımız da şu an için belli değil. Mecbur bekleyeceğiz.
Aynı şeyi düşünüyordum ben de. Dalinar’ın kanının deli aktığı dönemler vs okuması keyifli. Ama daha ilk savaştan o savaşın gereksizliği hissi musallat olmuş.