Rıhtım Kamarası


(Mustafa Yıldız) #233

Memlekette koyacak isim bitti herhalde. Kafka, Jules Verne.
Göz Kırparken kitabını basmalarına çok sevindim açıkçası. Bilgisayardan pdf olarak okumak istemiyordum.


#234

Komplo teorisine gel. Türkçesi olsaydı da okusaydık şu kitapları :slightly_smiling_face:


(Deepreader) #235

Açıkçası bu teori gerçek olsa bir nebze mutlu olurdum. Son ekşi yorumuna katılıyorum, gerçekten çok sıkıldım artık. Ama lütfen ilk ölen figüranlardan olmayalım!


(Emrecan Şuşter) #236

Yayınevi bulamamış kitabın ikincisini yazmaya başlamak da garip bir his. İnsanın yarım saat kadar biraz vakit harcadıktan sonra yazma isteği falan kalmıyor. Herkes yazıyor ya sözde, bize ne gerek var diye düşünüyor.


(Emre ) #237

Hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı teşhisi koyuldu dün. (Ya da ben koydurdum psikiyatri çok garip bir yer ya da bütün tıp sistemi mi demeliydim?) Neyse Ritalin yazıldı. Dünden beri almaya başladım fakat 35-40 saattir uykusuzum hala elime kitap aldığımda beynim multitasking yaparak üçe beşe bölünüyor bırakıyorum kitabı. Kitap hariç işlerde ilerleme var ama. Bu sorunla kendim başetmem lazım sanırım.


#238

İlaca alışma dönemi zor olabiliyor, kolay gelsin ilk haftalar için :d


(Kaan Aşkın) #239

Psikiyatri psödo-bilimine çok güveniyorsun. Kolunu kaptırman an meselesi.


(Emre ) #240

@Lik ekşiden felan ilk attığın anda kokain etkisi gösterirmiş gibi öyle bir anlatmışlar ki kendimi plaseboya alıştırdığım halde öyle bir etki yaratamadım.

Tam tersi hiç güvenmiyorum, son çare olarak deniyorum.


#241

Ekşiye herhangi bir psikiyatrik ilaç yazdığında ilacı içince komaya gireceksin tarzı yazılardan başka bir şey okuyamıyorsun :d Ben de ilaç kullanmıştım ama sedatif (uyku yapıcı) yan etkisi olmayan bir ilaç yazmıştı derslerim yüzünden. Normalde çok uyuyorum ama ilk başladığımda sıfır uykuyla dolaşıyordum. Geceleri sadece karanlıkta gözümü kapatıyor gibiydim :d Aynı şeyi annem farklı, hatta sedatif etkili bir ilaçta yaşadı. Hatta fazla enerjik, coşkulu bir hâle sokuyor. Yerinde durduramıyordu. İşin içine psikiyatri,beyin girince neler olacağı kestirilemiyor gibi. :d Ya sabır diyelim alışma süreçlerimizde.


(Emre ) #242

Ben de bugün birkaç saat uyuyup uyanmışım burun kanamasıyla kalktım. Uykusuzluğun yan etkisi de bu.

Açlık orucuna girdim aslında daha da sürdürmeyi düşünüyorum 1 hafta felan. Vücudun kendini kendini detoksitize etmesini sağlayıp en azından beynimi de rahatlatmış olurum diye düşünüyorum. Çünkü bizi bu kadar hasta yapan şey yeme şeklimiz ve neler yediğimizdir diye düşünüyorum. Onların hepsine de bir ayar çekicem. İlaçlarla uğraşmak istemiyorum sürekli. Bir de bu kadar hayatına dikkat etmen gereken sıkıntıda olmakta zor daha çok obsesyon oluşturuyor.


#244

Geçmiş olsun, siz yine de vücudunuza çok yüklenmeyin. Her şeyi aynı anda alırsanız daha uzun vadede size kötü dönüşü olur. :frowning:
Beslenmenin hayatımızdaki ‘bir türlü fark edemediğimiz’ önemi konusunda ben de size katılıyorum. Maalesef vücudumuzda bazı şeyleri bir kere bozduktan sonra bir daha düzelmesi imkansız oluyor. Bu sene öğrenmiştim damar sertliği dediğimiz ateroskleroz için toplam kolestrol yükü hakkımız var. Yani ömrümüz boyunca bir üst limit var 6200 mg/dl olması lazım. Ve bu beslenmemizle (özellikle yağ içerikli beslenme tabi ki) birlikte sürekli artıyor. 6200 olduğunda kesin ateroskleroz ve beraberinde gelen kalp damar hastalıklarıyla birlikte ölüm. Mesela türkiye, beslenmesi yüzünden (ki ailesel genlerimiz de etkili, bazı ırkların hayata başladığı sayılar daha yüksek olıyor hangileri unuttum ama :d) Avrupa ülkelerinin geri kalanına göre 10 yıl erken kalp krizine yakalanıyor. Sonrasında da zaten ne kadar spor yap, düzgün beslen, detoxlan pek fark etmiyor. Özellikle kalp krizi geçiren 5 kişiden 1 i hastaneye gelmeden, diğer 1 i de hastanede kaybediliyor. Bunlar işte ciddi rakamlar da hiçbir şekilde korkmuyor, umursamıyoruz. Özellikle gençliğimizde ortalama bir kilodaysak yediğimizin içeriği, oranı hiç önem vermediğimiz şeyler. Neyse senin üzerinden de çok konuştum kusura bakmayın lütfen. :slight_smile:


(Emrecan Şuşter) #246

Öh. (Bu da yirmi karakter)


(Emre ) #247

Forumun yeni fonksiyonları hoş olmuş.


(Hiçliğin bekçisi…) #248

Bazen düşünüyorum da çok şey bilip bunları daha az şey bilen insanlara anlatamadıktan sonra bir sürü şey bilinmiş ne fayda? Diğer açıdan bakarsak çok kavram, detay vb. şeyler bilen kişiler kendilerini anlatamadıklarında ve karşısındakinin de o konudaki yarım-eksik bilgisini görünce onu cehaletle suçluyor. Madem bu kadar bilgin var cahile laf anlatıp da ego kasma arkadaşım. Kendini hangi kapasitede görüyorsan o kapasitedeki insanlarla tartış ama tartışamazsın neden çünkü karşındaki o klas insalara göre de sen cahilsin. E, o zaman napıyoruz? Gidip 10-15 kavram araştırıyoruz, öğreniyoruz sonra da sağda solda caka satıp ego kasıyoruz. Tebrikler başınız göğe erdi ama bir halt olamadınız…

Toplumca karşımızdakine nasıl daha iyi laf sokarım, dur şurdan iki egzantirik kelime söyleyeyim de anlamasın gibi hayatta tamamen gereksiz olan bu düşünce yapısını acilen bir kenara bırakmamız lazım. İkinci olarak kendi fikirlerimizi söylemekten çekinmemeli fakat bunları karşımızdakine canla başla kabul ettirmeye çalışmaktan da vaz geçmeliyiz. Herkesin fikrine saygı duyup müzakereleri tadında kesmeliyiz. Yoksa bilgisi olan da olmayan da bu anlamsız savaş içinde bana boş görünüyor. Milleti yerin dibine sokmaya çalışmaktan ziyade bilgilendirici cümleler kurmak daha faydalı olur diye düşünüyorum.

İşte bazen bunları düşünüyorum…


(Kaan Aşkın) #249

Ne değişti ya? Farkına varamadım henüz.


(Cemalettin Sipahioğlu) #250

Bahsettiğiniz durumlar, kişinin kendi özbenliğini/özsaygsını kendine kanıtlamak/onaylattırmak/tahsis ettirmek için kendine karşıt(lar) aramasına ve hatta, düşman(lar) yaratmasına kadar varabiliyor :sweat:


(Hiçliğin bekçisi…) #251

Hayatı zorlaştıran insanlardan uzak durmak her zaman en iyisi sanırım.


(Cemalettin Sipahioğlu) #252

Onlardan uzak durmaya çalışmak ayrı bir dert, durmayıp kendi yoluna devam etmeye çalışmak ayrı bir dert :man_shrugging: :sweat:

Neyse be! Öyle veya böyle yaşayıp gideceğiz.


(Emre ) #253

Konulara girdiğinde yukardaki panelde aşağı/yukarı kayarken hub yukarı kayıp konu adını gösteriyor. Yani sadeleşmiş bir nevi daha çok alan açılıyor. Bir de sağ üstteki Profil Fotoğrafı’na tıkladığında daha büyük bir ekranda açılıyor vb. Daha doğrusu daha çok ekran/alan oranı sağlanmış gibi.


(Hiçliğin bekçisi…) #254

Ekranın solundan parmağınızı tutup çekerseniz de forum sekmeleri geliyor. Sağ üstteki üç çizgide çıkan şeyler adı her neyse.

Düzenleme: Sağ taraftan da parmağı çekince bildirimler geliyormuş. Bu mesajdan sonra acaba sağda bir şey var mı diye merak edince gördüm. :smiley: