@Agape o dağınıklık hissi evlerimiz müze gibi geniş olsa yaşanmazdı
Evet ben de iki dünyanın arasında sıkışmış gibiyim. Kurgu edebiyat en sevdiğim şey ama profesyonel hayatımda gerçek sanatçılarla o kadar iç içeyim ki, kendi içimde şuna üzülüyorum; yerli edebiyat kitaplarının kapakları o kadar kötü ki, yayınevlerinin biraz daha açık fikirli olduğunu düşünürsün ama değiller. Sanat ve edebiyat bizde büyük sponsorlu anlaşmalar olmadan kolay kolay bir araya gelmez. Dijital kapak yerine güzel sanat mezunu bir gence kapak yaptırsalar iki taraf da karşılıklı ihya olacaklar ama elmayla armut gibi aynı sepete konmuyor maalesef. Bu hep içime attığım bir dert…
O kadar büyük evimiz olsa zaten bir odasını müze yaparız.
Yerli edebiyat bence en önemsemeyen kısım. Kapakta sanata yer vermek her zaman pahalı olur. Diğer açıdan dijital her zaman daha pratik ve ucuzdur. Tabii bir de dijital çizimle uğraşıp kitap kapağı yapmayı sevenler var.
Ben mesela tablolarını şöyle bir inceledim. Bu tarz tablolar toplum tarafından çok anlaşılmayan şeyler. Sanatla ilgisi olmayan birisi için bu tablolar maalesef anlamsız çöpten ibaret. Aslında bence tablolarda da kitaplarda olduğu gibi bir algı var. Nasıl ki klasik okumayan beş para etmezse manzara, çiçek, böcek olmayan, klasik etkilerin görülmediği bir resim de değersizdir. Bugün birçokları tarafından Picasso bile anlaşılmamakta. Dali gibi ressamlar kavranamamakta.
Neyse, konuyu dağıtmayalım şimdi. @SJack ve @Arqonquin size zahmet uygun olan bu mesajları başka yere alabilir mi?
Son günlerde müzikle yapılan reklamların fazlalığı sizin de dikkatinizi çekti mi arkadaşlar? Müzik piyasası düşüşte mi yoksa bu tarz reklamlar daha mı çok sattırıyor?
Az gözükse de yüzde olarak çok olmuş. Ben yarısı iade diye standart plan kullanıyordum. Şimdi Akbank yükseltmezse iadeyi Temel plana geçerim. Zaten izleyecek eskisi gibi şeyler olmuyor artık.
5-6 yıl önce ne kadar hızlı ve severek kitap okuyabildiğimi düşününce ağzım açık kalıyor. Büyüdükçe Iq’um nereden baksan 20 puan düşmüş gibi hissediyorum. Aynı paragrafı defalarca okuyorum, nerede kaldığımı karıştırıyorum. Dikkatim o kadar dağınık ki, çoğu zaman ben ne okuyorum ya diyip sayfalarca geri dönüyorum. Ders çalışırken de aynısı oluyor. Resmen aptal olmuşum.
Ne ara bu kadar büyük bir konsantrasyon problemine sahip oldum hiçbir fikrim yok.
Sorumlulukların artması ile alakası olduğunu düşünüyorum. Öğrenciyken dert yok, tasa yok… Oku okuyabildiğin kadar. Ama şimdi her sayfada aklım kesin bir şeylere gidiyor. Hatta bazen tüm sayfayı okuyup hiçbir şey hatırlamadığımı/anlamadığımı fark edince en baştan başlıyorum.
Bu konuda gerçekten yalnız değilsiniz. İşti güçtü şuydu buydu derken dikkatimiz zaten piranaların arasına atılmış et gibi. Boş zaman buldukça bir şeyler sıkıştırıyoruz ama o eskisi gibi bölünmeyen uzun boş vakitler artık hayal oldu. Bana sosyal medya/reddit/ekşi/herneyse nin de etkisi var gibi geliyor bu olayda, kalan boş vakti daha da küçük parçalara ayırıyorlar, beynin alıştığı lokma büyüklüğünü düşürüyorlar gibi geliyor.
Madem konu buraya taşınmış, reklam gibi olmasın benim sanat galerimdir kendisi. Geçen marttan bu yana (2 kez hariç) kapalı. Düzenlediğim sergileri yukarıdaki alıntıyla birleştirin…