KR Kitap Kulübü #11 Mevsim Yenice - Bilinmeyen Sular

KR Kitap Kulübü’nde sırada 11. etkinlik var.

Orada Bir Yerde” adlı öykü kitabıyla Engin Türkgeldi’yi, tüyler ürpertici vampir romanı “Istrancalı Abdülharis Paşa” ile de Mehmet Berk Yaltırık’ı kulübümüzde ağırlamıştık. Yazarlarla yaptığımız özel etkinlik serimize devam ediyoruz. Bu sefer etkinliğimizin konuğu “Bilinmeyen Sular” adlı kitabıyla Mevsim Yenice olacak.

Kendisini 2019 Notre Dame de Sion Mansiyon Ödülü’ne de layık görüldüğü, sitemizde incelemesi bulunan ilk kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi ile tanıyoruz. Aynı zamanda Varlık, Sözcükler, Psikeart, Post Öykü, Öykülem, altZine ve Marşandiz Fanzin gibi dergi ve fanzinlerdeki öyküleriyle de okuyucularla buluşmuştu.

Özel etkinliğin içeriğinin detayları:

Öncelikle her zamanki gibi tartışma başlangıç tarihinde (20 Ağustos 2019) bu kitabı başlıkta konuşacağız. Sonrasındaysa soru-cevap başlığı açılacak, yazara kitap hakkında, genel olarak edebiyat ve diğer merak ettiklerimiz üzerine 24 Ağustos 2019 tarihinden itibaren sorularımızı yönelteceğiz. En son olaraksa bu etkinliğimiz sitemizde (https://kayiprihtim.com/) yayınlanacak.

Can Yayınları’ndan çıkan kitabın tanıtım bülteni şu şekilde:

Hiçbir yere gidemeyecek, biliyorum. Kendimden. Yıllardır bu ıssız saatte, coşkusu sönmüş parkta oturup aynı şeyleri konuşmamızdan. Ve hâlâ işte burada, salıncakta bir ileri bir geri sallanmaktan öteye gidemediğimizden. Biliyorum. O da biliyor. Susup gidecekmiş gibi yapmaya, sallanmaya devam ediyoruz.

Bu öyküler hayata açılma endişesi içinde dolananları, kendi içindeki tutsaklığı sorgulayanları, günümüze has sahipsizlik, korunaksızlık duygusuyla yüzleşmeye çalışanları, düğüm olan ilişkileri, geçmişe takılıp sadece seyirci olarak yaşamayı seçenleri anlatıyor. Hem de dupduru bir dil, yeri geldiğinde hayli nüktedan bir anlatım, alabildiğine samimi bir yaklaşımla.

İlk öykü kitabı Tekme Tokatlı Şehir Rehberi’yle büyük beğeni toplayan ve 2019 Notre Dame de Sion Mansiyon Ödülü’nü kazanan Mevsim Yenice, beklenen yeni öykü kitabı Bilinmeyen Sular’la okurların karşısına çıkıyor.

Kitapla ilgili daha detaylı fikir edinmek istiyorsanız, sitemizdeki haberine göz atabilirsiniz:

Önemli Not: Kitap tartışmasının başlangıç tarihi 20 Ağustos 2019 | Soru-cevap etkinliğinin başlangıç tarihi: 24 Ağustos 2019


Son olarak Kayıp Rıhtım Kitap Kulübü’nün ana başlığına hepinizi bekleriz. Gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.

Tüm etkinliklere göz atmak için #kitap-kulubu kategorisine bakabilirsiniz. Aynı zamanda etkinlikleri Goodreads’ten takip etmek için KR Kitap Kulübü’nün grubunu ve Kayıp Rıhtım’ın ana hesabını takip etmeyi unutmayın.

Hepinizi tarihi olayların, eşkıyaların ve efsanevi canavarların peşinde koşacağımız bu keyifli etkinliğe bekliyoruz!

Keyifli okumalar ve sohbetler hepimize.

5 Likes

Kitabı okurken yazarın müzik seçkisini dinlemek hoş olur.

eee hadi basladi tartisma. Bugun 20 Agustos. Ben okudum ve tanismis oldum bu vesileyle Mevsim Yenice ile. Favorim 40 saniye…

1 Like

Son öykünün son sayfalarını okuyordum ki yemek yapmaya gitmem gerekti ve bir türlü dönemiyorum. Ama favorim olacağını sanmıyorum çünkü Puantiyeli Plastik Bir Şemsiye çok dokundu bana, sonraki öyküye dikkatimi veremedim.

Bir Yere Kadar adlı öyküde kafam yerine geldi ki orada da huzurevinde geçtiğini anladıktan sonra burkuldu yüreğim. Yaşlı insanlara bakarken bile duygulandığım için ekstradan travmatik oldu.

Pes adlı öyküdeki basit bir oyun oynarken kendi kişiliğini kaybetmiş kişileri okumak çok etkiledi, oyun oynanacağı zaman öyle bir şey önermem asla :smiley:

Son öyküyü de bitirdikten sonra yorumu düzenleyeceğim, belki çok beğendiğim bir öykü olur zira Pink Floyd’un Flaming şarkısını kesinlikle beğendim. Her öykünün başında ana fikre uygun Pink Floyd şarkılarından sözler yazıldığından bahsetmemiştim değil mi? Küçük ama duygulara etkisi büyük kitabın çok güzel bir detayı olmuş bence.

1 Like

Puantiyeli plastik Semsiye gercekten cok guzel bir oyku. Ben aslinda tum kitabi cok begendim. Goodreads’de yorumlarini okudum kitabin kim okusa derin iz birakmis. Cok ama cok memnun oldum Mevsim Yenice ile tanistigima. Tesekkurler Kayiprihtim…

Merhaba,
Aslında öykülerin çoğunu severek okudum ama aralarında çok sevdiklerim oldu. Sırasıyla; Bataklık Balığı, C Blok Daire 10 ve Puantiyeli Plastik Bir Şemsiye. Bataklık Balığı keşke roman olsaydı da sayfalarca okusaydım. C Blok Daire 10 çok ama çok tatlı bir hikâyeydi.

Akıcı bir dille yazdığı güzel hikâyeler için yazara en içten teşekkürlerimi iletmek isterim. :cherry_blossom:

2 Likes

İlk olarak Tekme Tokatlı Şehir Rehberi’ni, ardından ikinci kitabı Bilinmeyen Sular’ı okudum. Açıkçası ikisi de elime aldığım gibi su gibi aktı. Her öyküyü bitirdikten sonra, “Acaba bir sonraki nasıl?” heyecanıyla sayfaları çevirdim.

Bunun asıl sebebi konu açısından “Ne olacak?” heyecanı kesinlikle değil. Ustalıklı edebiyat kullanımına dair duyulan beklentiden dolayıydı. Cümlelerin, paragrafların akışı gerçekten çekiciydi. İşini bilen, edebiyatı ciddiye alan, bunun üzerine düşünen ve yaratmayı seven birisinin kalemini okuduğumu ilk kitapta hissettim.

Hâl böyle olunca "Bilinmeyen Sular"a karşı beklentim yüksek oldu. Okumak için güçlü bir istek duydum.

Yazarın ilk kitabındaki karakterler daha çok görmüş geçirmiş, kabullenme ve olgunluk aşamasında daha çok duran insanlar. Hayat onları bir köşeye çekmiş, acımasızca tekme tokat girişmiş. Onlar da ya kalkıp dayak yemeye devam etmiş ya da usanmış.

Bilinmeyen Sular daha öncesine götürüyor bizi. Güvenli limanlardan tekinsiz diyarlara. Yolun başına. Aşina olunmaya dair çekinceleri, cesareti sorguluyoruz. Hayata açılmanın korkutucu olmasının yanı sıra ne kadar gerekli olduğu üzerinde kafa yoruyoruz.

Kitap bilhassa Pink Floyd sevenlerin ilgisini bir tık daha fazla çekecektir. Hayranları bilir, şarkıların ağırlığını, insanı sarmalayan yapısını ve edebî açıdan yetkin kullanımını. Her öykü, grubun bir şarkısının anlatılanla uyumlu sözleriyle başlıyor. Bu güzel şarkı sözleri öylesine koyulmuş değiller, anlatıyla bir bütün hâlindeler. Bu da arkada Pink Floyd çalarken kitabı okumasını ayrı bir keyifli kılıyor.

Bilinmeyen Sular’ın en beğendiğim öyküsü kitaba hem ismini vereni hem de ilk başlayanı. Pink Floyd’un ‘Learning to Fly’ şarkısıyla açılışını yapıyor. “Sabah ışığının tehdit etmediği bir rüya - Üfleyebilir bu ruhu gecenin çatısından dışarıya.” İçsel sıkışmışlığı, bilinmeyene atılan adımı sorgularken bunu en büyüleyici bir anlatımla veren bir öyküydü.

Devamında gelen “Yamaç” adlı öykü de en beğendiklerim arasında. Ben kitabın ilk kısmını, ikinci kısmına göre daha çok sevdim. Genel olarak başarılı bulduğum bir eser olsa da ikinci bölümünde biraz zayıfladığını düşünüyorum.

Tabii “C Blok Daire 10” adlı öyküyü de yazmadan geçemeyeceğim. Eminim bu öykünün anlamı Salinger’ın Seymour ve Esmé karakterlerini bilenler ve “Dokuz Öykü” kitabında aralarında geçeni okuyanlar için farklı olmuştur. Esmé yaşına göre çok olgun, Seymour gibi dahi birini hayretler içinde bırakabilen ilginç bir çocuk.

Mevsim Yenice’nin öyküsünde de yaşının ötesinde bir çocukla karşılaşıyoruz. “Bir çocuk öyle davranmaz,” gibi düşünceler bazı okurlarda oluşabilir. Ancak Esmé’den uyarlanan bir karakterin herhangi bir çocuk sınıfında değerlendirilmemesi lazım. O değil de Salinger’in karakterlerini kısaca anlatmak mümkün değil. O kadar katmanlı ve özel yazılmış insanlar ki…

Mini ara not: Esmé ve Seymour çok sevdiğim karakterler ve öykülerini bayılarak okumuştum. Ancak favori Salinger kitabım ve karakterlerim Franny ve Zooey. Ah aralarındaki o tartışma yok mu… edebiyat şöleni.

Kısaca yazacak olursam genel olarak hem temasını hem de bunu aktarış biçimini beğendiğim bir eser oldu. Yazılanlar içtendi ve sorgulayan bir zihnin ürünüydü. Usta bir edebiyat işçiliği ilk kitapta olduğu gibi bunda da mevcuttu.

Ayrıca ilgisini çekene Medyascope’un Youtube kanalında yazarla yapılan sohbeti son olarak ekliyorum.

3 Likes

Roportaj icin cok tesekkur ederiz. Mevsim Yenice’yi okuyunca sevmistim, dinleyince daha da cok sevdim. Ayrica Muge Iplikci aklimda ki sorulara cevap bulmus. Beni de en derinden etkileyen oyku 40 saniye idi ve Alkor ve Mizar’i sormak istmistim, hepsinin cevabini roportajda buldum. Yeni kitap ve oykulerini bekliyoruz Mevsim Yenice’nin.